KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/123 Esas - 2024/1190
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·22 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/123
KARAR NO : 2024/1190
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 01/02/2023
KARAR TARİHİ: 06/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve ...ün Aralık 2015 tarihinden bu yana, davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kurulup faaliyete geçtiği günden bu yana davacı ortakların, şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, kar dağıtımı da yapılmadığını, şirket bilançolarının gösterilmediğini, davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü olan ... çeşitli hileli davranış ve usulsüzlükler ile şirketi zarara uğratmak pahasına şirket gelir ve itibarını şahsi harcama ve menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve halen kullanmaya da devam ettiğini,
hal böyle olunca müvekkillerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve müvekkillere ait sermaye ve kar paylarının tespiti ile iş bu payların davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...ün dönem ortasında şirketten ayrılarak kurumu zor duruma düşürdüklerini, kayıt kaybına sebep olduklarını, hiç etik olmayan bir şekilde çalışmaya başladıkları kuruma öğrenci çekmeye çalıştıklarını ve işi sekteye uğratmak için şirketin kurumsal mail ve sosyal medya hesaplarının şifrelerini değiştirdiklerini, müvekkili şirket müdürü ... tarafından İhtarname keşide edilmesine rağmen şifrelerin ... ile paylaşılmadığını ve müvekkili şirketin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, resmi e-imza e-imza e-imza e-imza
defterlerde yapılacak incelemede davacıların tüm iddialarının asılsızlığının ortaya çıkacağını, aslında müvekkili şirketin kurulduğu günden beri siyasi otoritenin aldığı kararlardan dolayı devamlı yatırım yapmak zorunda kaldığını, bir türlü kara geçemediğini, öz sermayesi düşük olduğu ve sermaye artırımı yapamadığı için de devamlı borçlanmak zorunda kaldığını, Şirketin küçük ortakları davacıların maddi olarak imkanlar dahilinde devamlı desteklendiğini, Şirket kar etmediği halde her iki ortağa da kara mahsuben avans ve borç verildiğini, müvekkil Şirket müdürü olarak ... tarafına verilen yetkiler dahilinde hareket etmiş olup;
her hangi bir suiistimal söz konusu olmadığını, davacıların, şirket ortağı olarak maddi sorumluluklarından kaçtıkları gibi öğretmen olarak da dönem ortasında ders bırakarak özellikle sınava hazırlanan öğrenciler açısından etiğe ve hiçbir vicdana sığmayacak bir tutum sergilediklerini ve müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduklarını, davacıların haksız ve mesnetsiz iddialarının bu nedenlerle de reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacıların haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesi ve çıkma payı ödenmesi istemlerine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nun 638/2. maddesinde, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, mahkemenin istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği, anılan kanunun 636/3. maddesinde ise; haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payın gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır.
Hakim her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir.
...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur.
Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir.
Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde şirket ortaklığından çıkma ve şirketin feshi için yeterli haklı sebep oluşturabilir. Açılan davada ispat yükü üzerinde bulunan davacının limited şirket ortaklığından çıkma için haklı sebebin oluştuğunu ve oluşan haklı sebebin kendisinden kaynaklanmadığını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Bu kapsamda dinlenen davacı tanıkları davacı ile diğer ortaklar arasında huzursuzluk olduğunu, yapılan bazı tahsilatlar nedeniyle maddi olarak da uyuşmazlıklar olduğu hatta davacının içeriye girmemesi için kilidin dahi değiştirildiğini beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları ise sadece taraflar arasında bir sorum olmadığını söylemişlerdir. Yapılan yargılama
e-imza e-imza e-imza e-imza
sırasında dinlenen tanıklar ve diğer delilleri birlikte değerlendiren Mahkememiz taraflar arasında bir anlaşmazlığı vicdanen kanaat getirmiş ve bu nedenle ayrılma akçesi hesaplanması yoluna gitmiştir. Ancak alınan bilirkişi raporunda dağıtılacak bir pay hesaplanmamış bu nedenle sadece davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/123, K. 2024/1190, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama