KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/26 Esas - 2024/1435
Karar Metni
2.081 kelime·10 dk okuma·22 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/26 Esas
KARAR NO : 2024/1435
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALI : 2-
VEKİLİ
DAVALI : 3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2023
KARAR TARİHİ: 26/12/2024
K. YAZIM TARİHİ: 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle. 09.04.2019 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın, yaya olarak karşıya geçmeye çalışan müvekkili ...'ya çarparak kendisinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. No. Esas No: ... İddianame No : ...'lu iddianame ile davalı hakkında kamu davası açıldığını, bu davanın ...
E. No ile görülüp mahkumiyet kararı verildiğini ve 25.05.2021 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin kaza sonrasında ...
Şehir Hastanesi'ne götürüldüğünü ve 15.04.2019 tarihine kadar yataklı hasta olarak tedavi gördüğünü, ... doğumlu olan müvekkilinin genç bir yaşta yüzünde iz kaldığını ve uzun bir süre kırık tedavisi gördüğünü, hastane masrafları, bu yaralanma nedeniyle işine devam edememe sonucunda yaşadığı kazanç kaybı ve müvekkilinin yaptığı iş nedeniyle dış görünümünün önem arz etmesi hasebiyle çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar nedenleriyle fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik.
1.000,00 (BİN) TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat'ın işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren; sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek tarafımıza verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyeti bulunmadığını, dava konusu olay sonrası kalıcı araz bırakacak yaralanma meydana gelmediğini, işbu sebeple huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, davacının bakıcı gideri zararı bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla,
6111 sayılı yasa uyarınca müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın tedavi gideri taleplerinin müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenemeyeceğini, davacı tarafın, sürekli maluliyeti halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca sigortalının kusurunun da ispat edilmesi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu,
davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminatının 360.000-tl ile sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusuru bulunduğundan yapılacak tazminat hesabından indirim yapılması gerektiğini, tüm bu sebeplerle; yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde;
müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı ... Şti vekili beyan dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketi sürücünün kusuru bulunmadığını, davacının maddi zararlarına ilişkin somut belge sunmadığını, reddi gerektiğini, manevi tazminat talebinin aşırı yüksek olduğunu reddi gerektiğini, davanın öncelikle davanın usulden aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış, katıldığı duruşmada özetle; davayı kabul etmediğini, ceza dosyasında adli para cezasına hükmedildiğini ve bu bedeli ödediğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, araç trafik tescil kayıtları, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı doyası, tedavi evrakları, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, SGK kayıtları, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 12/06/2023 tarihli raporu, Doktor ve aktüer bilirkişi kurulu heyet raporu ile tüm dosya kapsamı.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 12/06/2023 tarihli raporunda özetle; davacı ...nın ... tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine güre kişinin engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı bildirilmiştir.
Aktüerya uzmanı ve doktor bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu 24/04/2024 tarihli raporunda özetle. Davacı ...
09.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığını, geçici iş gücü kaybına uğradığı dönem için toplam maddi zararı 1.188,85 TL olarak hesaplandığını, ...nın müdahaleleri ve tedavileri SGK ödeme kapsamında olup, kişinin kaza sonrası gittiği sağlık kontrolleri için yapmış olduğu ulaşım bedeli ise 1.607,24 TL olarak belirlendiğini, davacının geçici yeya sürekli bakım (bakıcı) ihtiyacı oluşmadığından bu yönde maddi tazminat alacağı bulunmadığını, dosya içerisinde tarafların kusur durumunu oransal olarak gösterir bir rapor bulunmadığını,
açıklanan sebeple ve Mahkemenin 26.12.2023 tarihli ara kararının 1 numaralı bendi uyarınca davacı ...'nın zararının tamamı tespit edilmiş, kusura ilişkin değerlendirmenin mahkemeye bırakıldığını, davalılardan ...'nın kazaya karışan ... plakalı ticari otobüsün sürücüsü ... Şti maliki/işleteni olduğunu, aracın davalılardan ...
Sigorta| A.Ş'ye 10.06.2018 - 10.06.2019 tarihleri arasında ... no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, poliçenin kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde kişi başına azami 360.000,00 TL, sağlık gideri olarak da azami 360.000,00 TL teminat sağladığını, mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ... ile ... Şti bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan ...
Sigorta A.Ş'ye poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacı tarafından davadan önce başvuruda bulunulduğunu habar dosyası açıldığını, ancak başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir bir belge bulunmadığını, Mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde tebliğ tarihi belirlenip Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek hükmedilecek tazminata bu tarih itibariyle talep gibi yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu olay 09.04.2019 günü saat 15:10 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... Cadde üzerinde ... Caddesi istikametine sol şeritten seyirle ... Sokak kavşağını geçtiği sırada, orta refüj üzerinden karşıya geçmek için yola giren yaya ...’ya aracın sol yan dikiz aynası ile çarpması neticesi dava konusu yaralanmalı olay meydana gelmiştir.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede davalı sürücü Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otobüs ile yerleşim yeri içerisinde seyri sırasında olay yerine geldiğinde görüşün açık olduğu bu yerde, hareketlerini gördüğü yaya karşısında muhtemel bir olayı önlemek bakımından hızını iyice azaltarak müteyakkız seyretmesi gerekirken bunu yapmamış ve varlığını belli edecek şekilde etkin ikaz etmemiş olup olayda, tali kusurlu olduğu bu kapsamda %25 kusurlu olduğu,
davacı Yaya ..., karşıdan karşıya geçişlerde uyulması gereken kurallara uymamış, yaklaşan aracın hız ve uzaklığını göz önüne almamış, araca ilk geçiş hakkını vermemiş, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kontrolsüzce yola girip gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle asli kusurlu kabul edilerek %75 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davacı, davalılardan talepte bulunmuştur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı bu kapsamda Davacı ... 09.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğratmamıştır.
Geçici iş göremezlik nedeniyle talep edilebilecek zarar ise çalışılmakta olunan işin yapılamaması nedeniyle uğranılan kazanç kayıplarından ibarettir. Davacı kaza tarihinde öğrenci olup, gelir getiren bir işte çalışmamaktadır. Ancak 9 aylık geçici iş göremezlik döneminin 14.06.2019 tarihine kadar olan staj süresince stajyer ücreti aldığı, kaza sebebiyle bu gelirinden toplam maddi zararı 1.188,85 TL mahrum kaldığı anlaşılmaktadır.
Davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktar itibariyle davalıların sorumluluğu bulunduğu kanaatiyle 297,21TL staj ücretinin davalı sigorta yönünden 27/02/2020 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ulaşım gideri tazminatı yönünden ulaşım bedeli ise 1.607,24 TL olarak belirlendiği Davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktar itibariyle davalıların sorumluluğu bulunduğu kanaatiyle 401,81TL ulaşım giderinin davalı sigorta yönünden 27/02/2020 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; kaza tarihi, kazanın oluşumundaki kusur oranları, olayın özelliği, davacıların yaralanmalarının niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alma gücü birlikte ele alınarak, kaza nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen davacıların kaza sonrası tedavi gördükleri süre içerisinde çektikleri acının bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla ve bir tarafın haksız yere zenginleşmesine yol açmamak kaydıyla, hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talepli davasının kısmen kabulü ile.
3.000,00TL manevi tazminatın 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 56/1 ve 2918 sayılı KTK'nun 85/1 maddeleri gereğince sorumluluğu bulunan sürücü ve işleten sıfatlarını haiz davalılar ... ve ... Şti.den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Hükmedilen manevi tazminata haksız fiil tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/26, K. 2024/1435, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama