KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/321 Esas - 2024/1091
- Esas no
- 2023/321 Esas
- Karar no
- 2024/1091
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- 2-
- Vekili
- —
- İhbar olunan
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 25/03/2023
- K.yazım tarihi
- 14/11/2024
Karar Metni
2.201 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili. 17.09.2022 tarihinde davalı ...'nun, ...
Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracı ile ... cadde de seyir halinde iken kavşak sisteminde kırmızı ışık henüz sönmeden hızlı bir kalkış yaparak, yolun sağından soluna doğru karşıya geçmek isteyen müvekkili ...'a çarptığını, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, on gün yoğun bakımda kaldığını, yüzünde sabit iz kaldığımı, vücudunda kesikler ve kırıklar meydana geldiğini, ileriye yönelik olarak iş hayatına devam edemez hale geldiğini, manevi olarak da zarara uğradığını, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu,
uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyası açıldığını ancak olumlu yada olumsuz bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00TL maddi tazminatın sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan ortaklaşa ve zincirleme olarak, 120.000,00TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03.07.2023 tarihli dilekçesinde; 30.000,00TL'lik maddi tazminat talebinin 18.278,00TL'sinin faturalı tedavi giderine, 1.000,00TL'sinin hastanedeki tedavi dışında kalan refakatçi, ulaşım, yemek gibi masraflara, 1.000,00TL'sinin çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplara, 9.722,00TL'sinin işe kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin olduğunu, 120.000,00TL manevi tazminat talebinin davalı ...'na karşı yöneltildiğini açıklamıştır.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili.
KTK 97. maddesi uyarınca müvekkili şirkete kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, kazazedenin mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ve 17.09.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 16.05.2022-16.05.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçenin kişi başına 500.000,00TL teminat sağladığını, öncelikle kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ile 1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek üzere manevi tazminat takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılmasını talep ettiklerini, SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının, aylık bağlanıp bağlanmadığınım tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun ancak temerrüt tarihinden itibaren söz konusu olacağını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden faiz, yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davacı tarafından KTK 97. maddesinde belirtilen usule göre sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan iddiaların tamamen haksız ve asılsız olduğunu, iddiaları destekler hiçbir somut delilin bulunmadığını, davacı ...'un araçlara yeşil ışık yanarken koşarak yola atladığını, müvekkili yerinde ve zamanında fren tedbiri almış ise de aracın sol ön tampon kısmı ile çarptığını, müvekkilinin kazaya sebebiyet vermediğini, bu durumun dosya kapsamındaki tutanaklar ile de sabit olduğunu,
davacı yanın gerek kendi canını gerekse trafik güvenliğini tehlikeye atarak dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde karşıdan karşıya geçmek istediği sırada meydana gelen kazada yaralanması sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararların müvekkilinden tahsili talebinin haksız olduğunu, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının, aylık bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum tespiti, hastane kayıtları, tanık beyanları, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporu, 02/11/2023 tarihli kusur bilirkişisi raporu, 17/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, davacının 17.09.2022 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %0 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı belirtilmiştir.
Kusur bilirkişisi raporunda, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 52/a-h. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 68/b-c. ve KTY.nin 138/b-3. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyet raporunda, davacı ...
17.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, raporun mahsus bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda, geçici iş gücü kaybına uğradığı altı aylık dönem için talep edebileceği tazminat miktarı 10.179,66TL olarak hesaplandığı, davacının davalılardan talep edebileceği faturalı tedavi gideri 103,75TL, ulaşım gideri ise 21,60TL olarak belirlendiği, davalılardan ... kazaya karışan ... plakalı hususi kamyonetin sürücüsü ve maliki olduğu, aracın kaza tarihi itibariyle davalılardan ...
Sigorta A.Ş'ye 16.05.2022 - 16.05.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu, mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ... bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacı tarafından davadan önce başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış ancak ödeme yapılmadığı, başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir bir belge bulunmadığı, mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde tebliğ tarihi belirlenip Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata bu tarih itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
17/09/2022 tarihinde, davalı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacı yaya ... yaralanmıştır.
... plakalı aracın 16/05/2022 - 16/05/2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin vefat/sakatlık kişi başına 500.000,00TL olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun ticari olduğu, davacı yanın oluşan zararının tazmini için davalı sigorta şirketine başvurduğu ve hasar dosyasının açıldığı, ancak başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça sigorta şirketine başvuru evrakının tebliğine ilişkin belge/mail başvuru evrakı verilen sürede dosyaya sunulmadığından davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilmiştir.
Soruşturma aşamasında alınan kusur raporunda yaya ...'un asli, sürücü ...'nun tali düzeyde kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan kusur raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, tespit edilen kusur oranlarının kaza tespit tutanağı ile ceza mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporuyla örtüştüğü, bu itibarla raporun hükme esas alındığı, tespit edilen kusur durumuna göre davacı yayanın %75 oranında, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının engel oranının %0 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı tespit edilmiştir.
Davacı yanın talep sonucu açık olmadığından tarafına talep sonucu açıklattırılmış, 03/07/2023 tarihli dilekçesiyle talebinin 18.278,00TL'sinin ...
Üniversitesi Hastanesine ait faturalı tedavi giderine, 1.000,00TL'sinin hastanedeki tedavi dışında kalan refakatçi, ulaşım, yemek gibi masraflara, 1.000,00TL'sinin çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplara, 9.722,00TL'sinin ise kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin olduğunu açıklamıştır.
Bu dilekçesi gözetilerek dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve alına 16/04/2024 tanzim tarihli rapor alınmıştır.
Davacının kaza tarihinde ... yaşında olduğu ve emekli olduğu, emekli aylığı aldığı, kazanç getirici bir işte çalışmadığı, bu itibarla davacının oluşan bir kazanç kaybından söz edilemeyeceği, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığından efor kaybından ve ekonomik geleceğin sarsılmasından da söz edilemeyeceği, davacının yaşı ve sürekli maluliyetinin bulunmaması gözetilerek çalışma gücünün azalmasının da söz konusu olamayacağı, bu itibarla davacının bu taleplerinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafça ... Üniversitesi Hastanesindeki tedavisine ilişkin ödemiş olduğu tedavi giderlerine ait faturaları dosyaya sunmuş, bilirkişi tarafından bir kısmının okunabildiği, bir kısmının okunamadığı belirtilerek okunabilenler hesaplamaya dahil edilmişse de, mahkememizce tüm belgeler esas alınmış ve okunamayan bir fatura ise davacı beyanıyla bedeli tespit edilmiştir.
Faturaların toplam bedelinden kusur tenzili yapılmış ve 4.557,04TL üzerinden davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir.
(Faturalar : ... numaralı 1.693,72TL bedelli, ... numaralı 156,28TL bedelli, ... numaralı 121,72TL bedelli, ... numaralı 1.478,28TL bedelli, ... numaralı 1.750,51TL bedelli, ... numaralı 12.247,49TL bedelli, ... numaralı, 127,83TL bedelli, ... numaralı 287,17TL bedelli toplam 17.863,00TL'den davacının %75 oranındaki kusurunun tenzili ile davacının 4.465,75TL talep edebileceği anlaşılmıştır.
Ancak okunmayan ... numaralı faturanın duruşmada davacı vekilinin beyanıyla 121,72TL bedelli olduğunun tespit edildiği, bu faturadan da kusur tenzili yapılarak toplam bedele eklenmesi gerekirken duruşma sırasında kısa kararda sehven kusur tenzilsiz halinin toplam bedele eklendiği anlaşılmıştır. Şöyle ki ... numaralı fatura hariç toplam tutar 17.741,28TL, bu tutarın %25'i 4.435,32TL, bu tutara ... numaralı fatura bedeli olan 121,72TL eklendiğinde 4.557,04TL elde edilmiştir.
Yapılan hesap hatasına gerekçede yer verilmiş ancak kısa karar ile çelişmemesi adına hükümde düzeltme yapılmamıştır.) Bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere davacının tedavisi kapsamında 86,40TL yol masrafının olduğu, bu tutardan kusur tenzili yapıldığında 21,60TL talep edebileceği kabul edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden; davalı sürücü ...nun %25 oranında kusuruyla davacının 6 ay süreyle geçici olarak işgöremez halinde kalmasına sebebiyet verdiği, bu suretle davacının bir miktar manevi tazminata hak kazandığı değerlendirilmiştir.
Davalı sürücünün %25 kusuruyla davacının yaralanmasına sebebiyet vermesiyle davacının beden bütünlüğüne zarar verdiği belirlendiğinden, sürücünün bu eylemi nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acı göz önüne alınarak, ruhsal dengesi bozulan davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla, paranın satın alma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalı araç sürücüsü ve işleteninden alınarak davacıya verilmesi suretiyle, davacının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıyı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin,
günün ekonomik koşullarına göre takdiren 15.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'ndan olay tarihi olan 17/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/321, K. 2024/1091, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama