KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/430 Esas - 2024/913
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma·22 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/430
KARAR NO : 2024/913
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
TASFİYE MEMURU
DAVALI : HASIMSIZ
ASLİ MÜDAHİL
VEKİLİ
DAVA
İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179))
DAVA TARİHİ : 26/04/2023
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı şirket tasfiye memuru mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle.
Şirketin ulaşılamayan düşük miktarlı alacaklıları dışında şirket ortaklarından başka birine borcunun bulunmadığının ve şirket varlığının ortakların alacaklarını karşılamaya yetmediği hususunun şirket kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, Şirketin ticaret sicil memurluğuna kayıtlı olan adresle herhangi bir ilgisi ve irtibatının kalmadığını, zira tasfiye kararından önce şirketin ticaret sicilde yazılı adresten ayrılmış olduğunu, şirketin faaliyet gösterdiği bir adresi bulunmadığı gibi tasfiye amacıyla tüm malları satıldığı için faaliyet alanı ile ilgili malvarlığının da bulunmadığını, şirkette çalışanın kalmadığını,
tasfiye memuru ve muhasebe işlemleri için kararlaştırılan ücret dışında şirketin ödemekle yükümlü olduğu bir ücretin bulunmadığını, şirketin birikmiş kamu borçlarının ve ortaklar dışında kalan üçüncü kişilerin (küçük miktarlı olup da kendilerine ulaşılamayan alacaklılar hariç) borçlarının ödendiğini, şirketin her ay tahahhuk eden veya edecek olan vergi borçları ile yargılama harcı dışında kamuya bir borcunun bulunmadığını, Şirketin aktifinin ve pasifinin nihai olarak sayın mahkemenin tayin edeceği konunun uzmanı bilirkişi tarafından kesin olarak belirleneceğini,
şirket varlığının ve şirketin üçüncü kişilerdeki alacağının borçlarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılacağını beyanla şirket kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacak duruma göre borca batık
e-imza e-imza e-imza e-imza
olması halinde şirketin iflasına ve iflas yoluyla şirketin sona ermesine, şirket kayıtları üzerinde tereddüt yaşanacak olması halinde ise bildirmiş oldukları delillerinin toplanmasına ve neticede borca batık olması halinde şirketin iflasa ve iflas yoluyla şirketin sona ermesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 179. madde uyarınca davacı şirketin iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 179. maddesinde; "Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Sermaye şirketleri bakımından, mali durumun bozulması haline ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlemeler getirilmekte ve bu hususta alınabilecek olan tedbirler ayrıntılı olarak düzenlenmektedir.
Kanun koyucu, sermaye şirketlerinin mali durumunun bozulması bakımından, Türk Ticaret Kanunu m. 376‘da, "sermayenin kaybı ve borca batık olma durumu" kenar başlığı altında çeşitli ihtimallerden bahsetmekte ve bu ihtimallerden biri olarak ifade ettiği borca batıklık halinin gerçekleşmesi durumunda alınacak olan tedbirleri TTK m. 376/f. 3’te öngörmektedir.
Söz konusu düzenleme uyarınca, şirketin borca batık olduğu yönünde şüphelerin oluşması üzerine çıkarılacak olan ara bilançodan, aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin diğer bir ifadeyle, borca batık olduğunun anlaşılması üzerine, anonim şirketin yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirecek ve şirketin iflasını isteyecektir (TTK m.376/f. 3).
Görüldüğü üzere, kanun koyucu, sermaye şirketlerinin mali durumunun borca batıklık derecesinde bozulması halinde, takip dahi yapmaya gerek olmadan, doğrudan doğruya iflas talep etme yükümlülüğünü getirmekte ve böylece alacaklıların şirketten olan alacaklarını elde edememelerinin önüne geçmeyi arzulamaktadır.
Sermaye şirketleri bakımından sorumluluğun, şirket sermayesi ile sınırlı sorumluluk olması sebebiyle, şirketten alacaklı olan kimselerin sadece şirket malvarlığına müracaat edebilecek olmaları göz önünde bulundurulduğunda, borca batıklık durumunun, şirket ortaklarının kişisel malvarlığına başvurabilme imkanı olmayan alacaklılar bakımından önem arz edeceği açıktır.
Bu hususu göz önünde bulunduran kanun koyucu, borca batıklık halini sermaye şirketleri bakımından özel olarak düzenlemiş ve bir doğrudan iflas sebebi olarak öngörmüştür.
Mahkememizin 07/06/2023 tarihli duruşmasında; iflası istenen davacı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak borçlu davacı şirketin borca batık olup olmadığı, iflasının gerekip gerekmediği hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; varlıklarının rayiç değerleri toplamının 282.444,05TL, borçlarının rayiç değerlerin toplamının 1.490.926,69TL olmak üzere özvarlığının -91.208.482,64TL olduğu, bu kapsamda 15.04.2023 tarihi itibariyle davacı şirketin sermayesini tamamen kaybettiği ve borca batık hale geldiği, dolayısıyla iflas koşullarının oluştuğu tespit edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacı şirketin kayıtlı sermayesini tamamen kaybetmiş olduğu ve borca batık olduğu, bu turumda İİK'nun 178 vd. Maddeleri gereğince iflasa karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Üye · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/430, K. 2024/913, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama