KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/895 Esas - 2024/605
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·21 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/895
KARAR NO : 2024/605
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 02/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife ... ve ... nolu iki farklı hisse için üye olduğunu, müvekkilinin hissesini ... isimli kişiden devir yoluyla aldığını, anılan kişinin ise davalı kooperatifin taşeronu olarak ifa ettiği edimler karşılığı davalı kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatifin taşeronu olan bu kişi ile yapmış olduğu 30.09.2002 tarihli taşeronluk sözleşmesinin 6. Maddesine göre: taşerondan ve taşeronun devrettiği üyelerden hiçbir isim altında ödeme talep edilmeyeceğinin kararlaştırılmış olduğunu,
buna rağmen müvekkilinden aidat talep edilerek ödenmemesi sebebiyle ihraç kararı alınmasının hukuka aykırı olduğunu, alınan ihraç kararının da yönetim kurulunca toplantı yapılmadan usulsüz olarak alınan bir karar olduğunu, ihraç kararının noter kanalıyla usulüne uygun olarak bildirilmediğini ileri sürmek suretiyle davacının kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ana sözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak kooperatiften ihraç edildiğini, davacının, ihraç sürecinin başlatılmasına dair yönetim kurulu kararına noter kanalıyla itiraz etmesi gerekirken etmediğini, doğrudan dava açtığını, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, davacının aidattan muaf olmadığını, hiçbir üyenin aidattan muaf olmadığını, taşeron sözleşmesine tabi olan tüm diğer üyelerin aidatlarını düzenli olarak ödediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının davalı kooperatiften ihraç kararının iptali ile üyeliğinin devamına karar verilmesi istemlerine ilişkindir. e-imza e-imza e-imza e-imza
Mahkememize davacının davalı kooperatiften ihraç kararının hukuka, yasaya ve ana sözleşmeye uygun suretle yapılıp yapılmadığının tespiti için bilirkişi incelemesine karar verilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre.
İhraca ilişkin genel kurul kararının davacıya usulünce tebliğ edildiği kanıtlanmadığından davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, Birinci ihtara ilişkin tebligat yapılamamış ise ikinci ihtar için işlemlere başlanmaması gerektiğinden somut olayda ise: birinci ihtarın davacıya tebliği davalı yanca belgelenmediğinden tebliğ sonrası on günlük süre beklendikten sonra ikinci ihtarın çıkartıldığı kabul edilemeyeceğinden bu aşamada işleminin usulsüz kabul edilebileceği,
ancak ihtarnamelerin tebliğ tarihlerinin ilgili noterliklerden araştırılması ve bunun sonucunda bu hususta yeniden yorumda bulunulması konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, Davalı kooperatifin 30.01.2023 tarihli ... nolu yönetim kurulu kararı ile davacının ortaklıktan çıkartılmasına değil 6 ay üst üste ödeme yapmayan ortaklara borç bilgilendirme yazısı gönderilmesine ve akabinde ihtarların çekilerek ihraç işlemlerinin başlatılmasına karar verilmiş olmakla davacı hakkında yönetim kurulunca alınmış bir ihraç kararı bulunmadığından ana sözleşme hükmüne uygun bir ihraç kararı bulunmadığının kabul edilebileceği,
Her iki ihtarnamede yer alan "İhtarname ve sair masraf" adı altındaki 1.000,00TL'lik miktarın belirsiz bulunması nedeniyle ihraç işlemini sakatladığının düşünülebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bu rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişlidir.
Dolayısıyla, davalı kooperatifin ihraca yönelik genel kurul kararını davacı tarafa tebliğ etmediği, bununla birlikte talep edilen bir kısım bedelin sebebinin belirli olmadığı, ayrıca davacı hakkında yönetim kurulu tarafından alınan bir ihraç kararı olmadığı, ikinci ihtarnamenin davacıya gönderildiğine ilişkin belge olmadığı gibi kararda belirtilen sürenin bir ay yerine 30 gün olarak belirlendiği, böylelikle ihraç kararının usulüne uygun olmadığı kanaatine varılarak, davanın kabulü ile davacının davalı kooperatiften ihraç işleminin iptaline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/895, K. 2024/605, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama