KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/1012 Esas - 2024/1178
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·22 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/1012
KARAR NO : 2024/1178
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ: 05/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE
Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ve davalı vekilleri tarafından e-imzalı olarak sunulan dilekçede; tarafların anlaştıklarını, birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
6100 sayılı HMK'nun 313/1.maddesinde “sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir” şeklinde sulh tanımlanmıştır. Sulhun etkisi başlıklı 315. maddesinde ise; "(1)Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhün iptali istenebilir.” denilmiştir.
e-imza e-imza e-imza e-imza
Netice itibarıyla, sunulan sulh protokolünde, davacı ve davalı vekillerinin e- imzasının bulunduğu, taraf vekillerinin vekaletnameleri kapsamında sulh olma özel yetkisinin bulunduğu, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı sulh yoluyla sona erdirdikleri anlaşılmakla, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Düzenlenen sulh protokolünde karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıkları, ancak arabulucuk ücretine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle, arabuluculuk giderinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla HMK'nun 331/1 maddesine göre davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmekle, aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1012, K. 2024/1178, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama