KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/1120 Esas - 2025/769
Karar Metni
1.159 kelime·6 dk okuma·21 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/1120 Esas
KARAR NO : 2025/769
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ
DAVALI : 2-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2024
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
K. YAZIM TARİHİ: 24/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .../.../... tarihinde müvekkili ...ün eşiyle birlikte ... mevkiinde ... bisiklet yakınında yol kenarında yürüyüş yaptığı sırada davalılardan ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile çarpması sonucu yaralanmasına sebep olduğunu, araç yolunda seyir halinde olmayan, park yerinden çıkan ...'ın, yola 90 derece açıyla girdiğini, yol istikametine yönelmediğini, aracını direkt müvekkilinin üzerine sürdüğünü, müvekkili ...'e çarparak tel örgüleri sabitlemek için kullanılan beton direğe vurana kadar çarpıp götürdüğünü, çarpma-durma-çarpma şeklinde defalarca çarptığını,
sonunda tel örgü ve direklerin ve dolayısıyla müvekkilinin yıkılması sonrasında durduğunu, müvekkilinin kaza tarihinden beri tedavi görmesine rağmen bir türlü sağlığına kavuşamadığını, müvekkiline çarpan aracın kasko sigorta poliçesinin ve ona bağlı ihtiyari mali mesuliyet sigortasının davalı ...
Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığını ihtiyari mali mesuliyet poliçesindeki limitlerin içinde manevi tazminat klozunun da bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin kaburga kemiklerinin kırıldığını, 8 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını ve hayati tehlike atlattığını, taburcu olduktan sonra da bakıma muhtaç kaldığını, iki küçük kız çocuğuyla ilgilenemediğini, müvekkilinin sol elinde başparmaktan bileğe uzanan dikiş ve kesikler oluştuğunu, hissizlik mevcut olduğunu, güzellik salonunda estetisyen olan müvekkilinin bu yaralanma olayı nedeniyle uzun süre işe gidemediğini ve işinden ayrılmak zorunda kaldığını,
psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini, müvekkilinin uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin herhangi bir işte çalışmadığını ve üzerine kayıtlı herhangi taşınmazı veya aracı bulunmadığını beyan ederek adli yardım taleplerinin kabulü ile, 250.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle; .../.../... tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirketçe ... sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin belli şartlar altında teminat altına alındığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını ve cezalandırma amacı taşıyamayacağını, bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şeklide göz önünde tutularak, hak ve nefaset kuralları çerçevesinde tatmin duygusu yaratmak için ortaya çıktığını, gerek kazanın gerçekleşme koşulları gerekse tarafların ekonomik durumları göz önünde bulundurularak bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde tarafına itham edilen suçlamaları kabul etmediğini, davacıya dur kalk şeklinde üç kez çarptığı iddiasının doğru olmadığını, ... plakalı aracıyla ... yakınlarında bulunan ...
Bisiklet otoparkından hareket ettirerek çakıl taşlarının olduğu alan üzerinden kontrollü olarak yola çıkmaya çalıştığını, yavaşça gaza basıp yola çıktığı esnada erkek ve kadın şahsı (davacıyı) aracının önünde gördüğünü, frene bastığını ancak arka tekerleğin patinaj yapması üzerine aracının karşıya doğru sürüklendiğini ve kadına (davacıya) çarptığını, çarpmanın etkisiyle davacının yolun sol kenarında bulunan tel örgülere yuvarlandığını, aracını durdurup sakinleşmeye çalıştığını, kendisini kötü hissetmesi nedeniyle etraftakiler tarafından sandalyeye oturtulduğunu, davacının da 112 ekipleriyle hastaneye kaldırıldığını,
kazanın davacının belirttiği şekilde değil bu şekilde gerçekleştiğini, olayın bir kaza olduğunu, herhangi bir kastı olmadığını, davacının sigorta poliçesindeki üst sınırdan manevi tazminat istemesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, dava dilekçesinde kelimelerin özenle seçildiğini, gerçek dışı ve abartılı anlatımlarla davacının mağduriyetinin arttırılmaya çalışıldığını, mahkemece bu beyanlara itibar edilmemesini talep ettiğini, aracının ticari değil hususi bir araç olduğunu, bu nedenle avans faizi talebinin de yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları, ücret bordroları, trafik tescil kayıtları, tedavi belgeleri, tanık beyanları, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen .../.../... tarihli maluliyet raporu, .../.../... tarihli kusur raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle kasko poliçesi limitleri dahilinde manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizin .../.../... tarihli ara kararı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının maluliyetinin tespiti amacıyla ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan .../.../... tarihli raporda; .../.../... tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %2 (yüzde iki) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacı süresinin 15 (on beş) gün olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 45 (kırk beş) güne kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davaya konu kazadaki kusur oranlarının tespiti bakımından alınan .../.../... tarihli raporda; Davacı ...ün kusursuz olduğu, ... plakalı aracın/sürücüsü ...’ın % 100 oranında asli kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Olayın oluşumu ve manevi zarara ilişkin tanıklar dinlenmiştir.
Kazaya sebebiyet veren aracın .../.../...-25/07/2024 tarihini kapsayan kasko poliçesi incelendiğinde, manevi tazminat klozunu içerdiği ve şahıs başına bedeni limitinin %25'ine kadar teminat altına alındığı görülmüştür.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; kaza tarihi, kazanın oluşumundaki kusur oranları, olayın özelliği, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alma gücü birlikte ele alınarak,
kaza nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen davacının kaza sonrası tedavi gördüğü süre içerisinde çektiği acının bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla ve bir tarafın haksız yere zenginleşmesine yol açmamak kaydıyla, hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talepli davasının kabulü ile 250.000,00 TL manevi tazminatın 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 56/1 ve 2918 sayılı KTK'nun 85/1 maddeleri gereğince sorumluluğu bulunan sürücü, işleten ve sigortacı sıfatlarını haiz davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Hükmedilen manevi tazminata gerçek kişi davalı yönünden haksız fiil tarihi olan .../.../... tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise Yargıtay içtihatlarına göre arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren itibaren yasal faizi (kazaya karışan araç ticari araç olmadığından) işletilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1120, K. 2025/769, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama