KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/301 Esas - 2024/1386
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·22 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/301
KARAR NO : 2024/1386
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle.
Şirketin yüksek kârlar elde ettiği bu dönemde şirketin borç almaya herhangi bir ihtiyacı yokken sebepsiz yere diğer ortaklardan borç almış gibi gösterilerek diğer ortaklara ödemeler yapıldığını, bu durumda da kanuna aykırı yoldan örtülü olarak kâr payı dağıtıldığını ve ayrıca vergisel yükümlülüklerden de bu yolla kaçınıldığını, bu durumun tespitinin mali müşavir bilirkişilerce ticari defterlerin incelenmesiyle mümkün olacağını ileri sürerek.
Davalı şirketin 05.12.2023 tarihide yapılan genel kurul toplantısında aldığı kârın dağıtılmaması kararının iptaline, Şirketin vergisel yükümlülüklerini ihlal ettiğinin, şirketin örtülü kâr dağıttığının, ...'in rekabet yasağına aykırı eylemleri olduğunun, bilançonun gerçeğe ve kanuna uygun muhasebeleştirilmediğinin ve kâr hesaplamasının da gerçeğe ve kanuna uygun yapılmadığının tespiti için özel denetçi atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; TTK 519/ll-.c madde hükmünün hem lafzi hem de sistematik yorumunun, bu hükümden bir kâr payı dağıtım zorunluluğu" çıkarılmasına engel olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen TTK 608 hükmünde de kâr payı dağıtılması hususunda bir mecburiyet getirildiğinden bahsedilemeyeceğini, kâr payı ödenmesine karar verme yetkisinin genel kurulda olduğunu, genel kurulca kâr payı dağıtılmamasına karar verildiğini, genel kurul kararında davacının red oyu kullandığını ancak karara şerh düşmediğinden genel kurul e-imza e-imza e-imza e-imza
kararının iptali istemiyle dava açamayacağını, ayrıca karara olumsuz oy veren davacının bu muhalefetini toplantı tutanağına geçirmediğinden genel kurul kararının iptali istemiyle dava açamayacağını, davacının benzer taleplerle daha önce dava açtığının da bilindiğini, aslında payını satmak isteyen davacının pazarlık payını artırmak amacıyla kötü ve niyetli olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketin 05.12.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kârın dağıtılmaması kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 18/12/2024 tarihli dilekçesi ile; tarafların sulh olduğunu, bu nedenle davadan feragat ettirlerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı şirket vekili 18/12/2024 tarihli dilekçesi ile; davacı yanın yargılama gideri ve harçların kendi üzerine kalması kaydı ile vekalet ücreti konusunda herhangi bir taleplerinin olmadığını, feragat beyanı kabul ettiklerini belirtmiştir.
Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamede davadan feragate ilişkin yetkisinin olduğu görülmüştür.
Feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda davacının, kayıtsız ve şartsız olarak talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davacının feragat beyanı kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurarak ve davaya son verir. Davanın, yasanın 307.maddesinde zikredildiği haliyle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olması nedeniyle davacının feragat dilekçesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imza e-imza e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/301, K. 2024/1386, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama