KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/359 Esas - 2025/108
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/359 Esas
KARAR NO : 2025/108
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
K. YAZIM TARİHİ: 14/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin paydaşı olduğu ... Mahallesi, ... parsel ve yeni oluşan ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parseller ile ... ada ... parsel numaralı taşınmazların kamulaştırıldığını ve kamulaştırılma davasının Ankara Batı ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında görüldüğünü, yapılan yargılama sonucunda taşınmazın kamulaştırılan bedelinin dosyaya depo edildiğini, depo edilen bu bedelin mahkeme tarafından 100. m. yarar bilgileri ve ilk haczi koyan icra müdürlüğü tesbiti yapıldığını, bu tesbite göre müvekkilinin kamulaştırılma bedelinin ilk haczi koyan Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına gönderildiğini, Ankara ...
İcra Müdürlüğü toplamış olduğu 100. m. yarar bilgi yazılarına göre sıra cetveli yapılmasına gerek duymadan dosya kapsamındaki bedeli ilgili belirlediği dosyalara dağıtımını yaptığını, yapılan işlemin taraflara tebliğe çıkarılmadığını, dosyadan UYAP incelemesi sonucunda haberdar olunduğunu, UYAP bilgilerine göre haczi düşmüş olan Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyasına para aktarımı yapıldığını, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün dosyasının Ankara ...
Genel İcra ... esas numarasını aldığını, para aktarımının 2023 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin hem sözlü hem de yazılı olarak davalıya ve vekiline takip konusu borcun ödendiğini, elindeki ödeme belgelerine dayanarak borcun olmadığını söylemişse de kabul görmediğini, müvekkilinin ödemeyi icra takibinden önce yaptığını, kendisinin davalıya borcu olmadığını, yapılan ödemelerin istirdatının gerektiğini, davalı kötüniyetli olup % 20 icra-inkar tazminatı istemi olduğunu, tüm bu nedenlerle menfi tesbit ve istirdat davasının kabulüne, davalı aleyhine % 20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesine,
avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
08/04/2024 tarihli beyan dilekçesi ile özetle; dava konusunun müvekkilinin bu senetleri ödemesi nedeni ile borcunun olmaması ve ödenmiş borcun yeniden icra dosyasından tahsilatın yapılmasına yönelik itirazları olduğunu, dava değerinin 49.681,48 TL olup bu bedelin istirdatının istendiğini, müvekkilinin ödemeyi icra takibinden önce yaptığını, davalıya borcu olmadığına, yapılan ödemelerin istirdatı gerektiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 10/12/2024 tarihli tam ıslah dilekçesi ile özetle; davayı HMK 176 ve devamı maddelerine göre tam ıslah ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın tam ıslahı ile belirlenen alacak yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağın tesbiti ve ödenmesinin kabulüne, sebepsiz zenginleşme yönünden 2023 tarihinden başlayarak ticari faizi ile birlikte davalı tahsiline, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle davacı tarafın yapmış olduğu arabuluculuk başvurusunda "borcu olmadığı iddiası" müvekkilince kabul edilmeyerek anlaşma sağlanamadığı ve davacının bu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bununla birlikte, arabuluculuk anlaşamama son tutanak tarihi 13.01.2022 tarihi olup, dava açmak için 1 yıllık hak düşürücü sürenin de dolduğunu, bu nedenle öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bir diğer ilk itirazımız da davacının istirdat talebinde bulunmuş olması nedeniyle,
bahse konu icra dosyasının "ankara icra müdürlüklerinde" açılmış olması sebebiyle yetkili mahkeme de "..." mahkemeleri olup, davanın öncelikle yetki itirazımız nedeniyle reddini ve yetkili "..." mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının diğer bir iddiası olan ödeme iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından "şahsen" düzenlenen bir ödeme alındı belgesi de sunulmadığını, davacı tarafça sunulan belgelerin "ödemeyi gösterir" herhangi bir güvenirliğinin de olmadığını, kaldı ki davanın muhatabının müvekkili ...'ın adının dahi evraklarda geçmediğini,
tüm bu nedenlerle öncelikle yetkili mahkeme Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olması sebebiyle davanın yetki itirazları nedeniyle reddine ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, haksız açılan davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle ve dahi esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas dosyası, yemin metni ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından kaynaklı 8.460,00TL' lik senet, 10.890,00TL' lik senet, 1.600,00TL (200*8) lik senet, 2.500,00TL elden, 1.500,00TL elden, 10.158,00TL elden ödendiği iddiasıyla takipten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ve Ankara ... İcra Müdürlüğü ... dosyasında davacı tarafından depo edilen kamulaştırma bedelinin Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına aktarılan bedelin istirdadı talebinde bulunulduğu 10/12/2024 tarihli tam ıslah dilekçesi ile sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak isteminde bulunulmuştur.
Davaya konu senetler incelendiğinde malen kaydı bulunduğu Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir..Malen ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu(davacı) tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir.
(HGK’nın 10/06/2015 gün ve E:2013/2402, K:2015/1532 sayılı ilamı) Bu kapsamda davacı vekiline dava dilekçesi ekte sunulan bilgi ve belgelerin asıllarının dosyaya sunulmasının istenilmesinin, ödendiği iddia edilen senet asıllarının istenilmesine, ödeme bilgi ve belgeler için iki haftalık kesin süre verilmesine, davacı vekilinin beyanında geçen davaya konu 5.000x4 20.000,00TL lik senetlere karşılık verilen senetlere yönelik bilgi ve belgelere yönelik beyanda bulunulması için iki haftalık kesin süre verilmesine,
kesin süre içerisinde bilgi ve belge sunulmadığında mevcut duruma göre karar verileceği hususunun ihtar edildiği bu kapsamda ödeme iddiasının yazılı bilgi ve belge ile ispatlanamadığı gözetilerek davacı yemin deliline dayanmıştır.
Davalı yemin metnine yönelik;"Davalı ...' 'dan soruldu; söz konusu senetler mal teslimi yapıldıktan sonra senetler verildi, senetlerden kaynaklı ödeme yapılmadı, söz konusu senetler malen verilmiştir, söz konusu senetler miktarını tam olarak hatırlamıyorum çünkü aradan uzun zaman geçti, sadece icra dosyasına yatırılan paraları hatırlıyorum, 8.460,00TL bedelli senet, 10.890,00TL bedelli senet, 200,00TLx8 toplam 1.600,00TL bedelli senet alacaklı 2.500,00TL elden, 1.500,00TL elden ve son olarak 10.158,00TL ödemeler yapılmadı, ödemeler yapılsa idi o senetler zaten icraya konulmazdı, sadece başka bir icra dosyasına yatırılan bir para çekildi,
dedi. " ödeme yapıldığı hususunu reddetmiştir. HMK 179/2 gereğince tam ıslahtan önce yapılan yemin beyanı da gözetilerek davacının senetten kaynaklı ve elden ödeme yapıldığını yazılı delille ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/359, K. 2025/108, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama