KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/321 Esas
- Karar no
- 2024/262
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/05/2022
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını, bu sebeple maddi ve manevi zarara uğradığını sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen bu bedellerin ödenmediğini öne sürmüş geçici, kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderleri ile manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevabında geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, kazaya sigortalının kusurunun sebep olduğunu sorumluluklarının olmadığını öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Ara buluculuk ve sigorta şirketine başvuru şartlarının yerine getirildiği görülmüştür.
Ceza yargılamasına esas savcılık ve ceza mahkemesi aşamalarında alınan kusur raporlarına göre davacının kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı davalı sürücünün kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Alınan maluliyet raporuna göre davacı ev hanımı olduğundan geçici iş göremezlik talep edemeyeceği, fakat kanaatin edebileceği yönünde olması ihtimalinde tutarın 10.230,36 TL olacağı, kalıcı iş göremezlik zararının ise ... TL olduğu bildirilmiştir.
Doktor bilirkişiden alınan rapora göre davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 4500 TL olacağı bildirilmiştir.
Davacı vekili dava değerini kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderleri tutarı üzerinden belirlemiştir.
Delillerin Takdiri ve Gerekçe
Eldeki dava trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmin istemidir. Davacı vekili müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle malul kaldığını ve maddi manevi zarara uğradığını öne sürmüştür.
Trafik kazası hukuki anlamda bir haksız fiildir. Bu eylem nedeniyle bir tazminata hükmedilebilmesi haksız fiil şartlarının gerçekleşmesine bağlıdır. Bunun akabinde haksız fiil faili haksız fiil hükümlerine göre sigorta şirketi ise bu sorumluluk kapsamında ve teminatla sınırlı olarak sigorta sözleşmesi çerçevesinde zarardan sorumlu olacaktır.
Somut olayda gerçekleşen kaza nedeniyle davacının malul kaldığı, bu maluliyetin kalıcı iş göremezliğe ve bir kısım tedavi masrafına sebep olarak maddi zarar ortaya çıkardığı; geçirilen tedavi, maluliyetin nisbeti dikkate alındığında çekilen elem ve ızdırabın bir manevi zarar doğurduğu anlaşılmaktadır.
Alınan kusur raporlarına göre davacının kazanın gerçekleşmesinde kusurunun olmadığı, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu bildirilmiş; yine kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre yaya olan davacının karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzereyken kazanın gerçekleşmiş olmasına göre davacının yaya geçidinden geçmemesinin kazanın meydana gelişinde etkisi olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalara göre olayda haksız fiilin tüm şartları gerçekleşmiştir.
Diğer yandan davalı her ne kadar ceza yargılamasında ödeme yapıldığı bunun hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiğini öne sürse de davacının ceza yargılamasında eldeki davada öne sürdüğü talepleri saklı tutarak bu davaya konu olmayan bir kısım zararlarını bildirdiği anlaşılmakla davalının bu talebi yerinde görülmemiştir.
Haksız fiil faili olan davalı sürücü bu fiilin maddi manevi tüm sonuçlarından sorumlu iken davalı sigorta şirketi olayla doğrudan bağlantılı maddi zararlardan sorumludur. Davacı ev hanımı olmakla geçici iş göremezliği olamayacağından davacının bu talebi reddedilmiş; her ne kadar dava değerini artırmamış olsa dahi buna ilişkin dava değeri bilirkişi raporuyla belirlenmiş olduğundan karşı yan vekalet ücreti buna göre değerlendirilmiştir. Öte yandan davacının kalıcı maluliyetinin ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin olduğu bundan her iki davalının da sorumlu olduğu açık olup alınan ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre maddi tazminatın bu talepler çerçevesinde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı aynı zamanda manevi tazminat talep etmiş olup manevi zarar kişinin yaşadığı elem ve sıkıntıyı hafifletmek amaçlı ve fakat zenginleşmesine neden olmayacak bir miktar olmak gerekir. Davacının maluliyetinin derecesi, gördüğü tedavi ve geçici maluliyet süresi ile kazanın gerçekleştiği tarih ve paranın alım gücünün geçen süreçte düşmüş olması karşısında davacının manevi tazminat için talep ettiği miktar makul görülmüş ve kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/321, K. 2024/262, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama