KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Esas no
- 2023/606 Esas
- Karar no
- 2025/175
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/07/2023
Karar Metni
1.474 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'den ... yani haksız fiilin başladığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkiline ...-TL maddi tazminatın müştereken müteselsilen verilmesini, davalı ...'den ... tarihinden yani haksız fiilin başladığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkiline ...-TL maddi tazminatın müştereken müteselsilen verilmesini, davalı ...'den;
... tarihinden yani haksız fiilin başladığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkiline ...ye ...-TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen müvekkiline verilmesini, davalı ...'den ... tarihinden yani haksız fiilin başladığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkiline ...-tl manevi tazminatın müştereken müteselsilen verilmesini, davalı ...'den ... tarihinden yani haksız fiilin başladığı tarihten itibaren yasal faiziyle müvekkiline ...-TL manevi tazminatın müştereken müteselsilen verilmesini, kazaya sebebiyet veren davalı sürücülerin ve araç sahiplerinin taşınır,
taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, haksız fiilin gerçekleştiği tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan sorumlulukları ve kusurları oranında müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden; bakiye hasar bedeli ve değer kaybı olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edildiğini, bu sebeplerden dolayı davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğinin beyan edildiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava trafik kazasından kaynaklanan cismani, maddi zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Tarafların beyanları, kaza tespit tutanağı ve ekli kroki ile ATK Trafik İhtisas Daire Başkanlığı raporu birlikte değerlendirildiğinde olayın davalı sürücü seyir halinde iken kavşağa geldiğinde sola manevra yaptığı sırada aracının sağ arka kısmı ile davacının istikametine göre sağından kavşağa giren davacının idaresindeki motosikletin ön kısmının çarpışması sonucu gerçekleştiği, davalının ilk geçiş hakkında riayet etmeden geçişini sürdürmesi sebebiyle % 80 kusurlu olduğu, davacının ise yola gereken dikkatini vermediği anlaşılmakla % 20 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı geçici, kalıcı maluliyet ve tedavi giderlerinden kaynaklanan tazminat taleplerinden feragat etmiş olup, feragat HMK 309 uyarınca karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadan sonuç doğurur. Bu nedenle bu talepler yönünden feragat nedeniyle ret kararı verilmesi gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketine yöneltilen ikame araç tazminatı talebinin ise davalı şirketin sorumluluğunun poliçeden kaynaklanması ve poliçede ikame araç bedeline ilişkin tazminat klozu bulunmaması nazara alındığından sigorta yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden ret kararı verilmiştir.
Hasar bedeli tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; davacının dava dilekçesinde hasar bedelinin ... TL olduğunu belirtmiş, bu zararın karşılanmadığını beyan etmiştir. Ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında hasar yönünden talebinin sigorta ödeme yapmasına rağmen tamir işlerini yapan servisin kalitesiz malzemeler kullanması nedeniyle halen araçtaki hasarın giderilmemesinden kaynaklandığını beyan etmiştir.
Orijinal parçaların kullanılmadığını bu nedenle maliyet düşük çıktığından sigortanın eksik ödeme yaptığını ifade etmiş, servis ustasına karşı suç duyurusunda bulunduklarını bildirmiştir. Davacı vekilinin ön inceleme duruşmasındaki bu beyanları iddianın genişletilmesi kapsamında olduğundan ve karşı yanın açık muvafakati bulunmadığından bu iddialar yargılamada ele alınmamıştır. Davacı dava dilekçesinde açıkça ... TL hasar bulunduğunu beyan etmiş, davalı sigorta şirketi ...
TL hasar bedeli ödemesi yapmış olmakla davacının beyanı sigorta lehine usuli müktesep hak da teşkil etmekle hasar tazminatı talebinin ispatlanamadığından reddi gerekmiştir.
Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; ... tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, denetime elverişli, emsallere göre hazırlanmış rapor olmakla hükme esas alınmış, raporda değer kaybının ... TL olacağı belirlenmiş, davacının % 20 kusuru bu bedelden düşüldüğünde ... TL değer kaybı zararından davalıların sorumlu olduğu kabul edilmiş, talep ile bağlı kalınarak ... TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekmiştir.
Yine ikame araç tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede, ... tarihli bilirkişi raporu yerinde görülerek hükme esas alınmış, makul onarım süresine göre ve amortisman bedeli düşülerek hesaplanan mahrumiyet bedelinden yalnızca davalı sürücü ve işletenin sorumlu olduğu kabul edilerek davacı lehine hesaplanan tazminatta davacının % 20 kusuru düşülerek bulunan ... TL hüküm altına alınmıştır.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; davacının olay tarihinde yüzeysel olacak şekilde yaralandığı kabul edilmiş, tarafların kusur durumu, ekonomik güçleri, paranın alım gücü, olayın ağırlığı nazara alınarak ve davacının her bir davalıdan ayrı ayrı manevi tazminat talep ettiği gözetilerek hakkaniyetli olduğu düşünülen tutarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden davalılar ... ve ... yönünden davanın ticari dava olmadığı, bu nedenle onlar yönünden arabuluculuğun dava şartı olmadığı, davalı sigorta şirketi için ise emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E..
2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu,
bu durumda eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalılara yükletilemeyeceği değerlendirilerek arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmış, anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/606, K. 2025/175, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama