KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/428 Esas
- Karar no
- 2026/296
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/11/2019
Karar Metni
1.569 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizden verilen ... tarih ve ... /... Esas ... /... sayılı kararı Antalya BAM ... HD'nin ... tarih ve ... /... E, ... /... K sayılı istinaf ilamı ile kaldırılmış olmakla mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tatil için Türkiye'ye geldiklerinde içinde bulundukları tur otobüsü ile davalının kullandığı aracın çarpıştığını bu kaza nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının bulunduğunu öne sürmüş bunların tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde talep edilen zararların kaza ile bağlantısının olmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.
Dosya davacının talebine dayanak masaj işleminin kaza ile bağlantılı olup olmadığı, kaza sonucu yapılmasının zorunlu olup olmadığı hususunda rapor düzenlemek üzere ortopedist bilirkişiye verilmiş alınan raporda ilgili işlemin kaza ile illiyet bağının olmadığı bildirilmiştir.
Kusur için trafik bilirkişisinden alınan raporda her iki sürücüye de kusur atfedilmiş; itirazlar üzerine ATK'dan alınan kusur raporunda davalı sürücünün kusursuz, dava dışı tur otobüsü sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Eldeki dava trafik kazası nedeniyle tazminat istemidir. Davacı vekili müvekkillerinin bu kaza nedeniyle yaralandıklarını maddi ve manevi zarara uğradıklarını öne sürmüştür.
Trafik kazası neticesinde bir haksız fiil niteliğinde olup haksız fiilin şartları bu olayda da aranacaktır. Buna göre zarar doğurucu kusurlu bir eylem ve bu eylem ile illiyet bağı içinde olan zararlar kusurlu taraftan talep edilebilir. Bu kapsamda dosya içerisine alınan kusur raporuna göre davalı sürücünün kazada kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde davalı sürücüyü bu zararlardan sorumlu tutma imkanı yoktur. Diğer davalı ... şirketi ise davalının kullandığı aracın zmms sigorta şirketi olup sorumluluğu ancak sigortalısının kusurlu olması durumunda gündeme gelecektir. Sigortalıya atfedilecek bir kusur bulunmamasından ötürü sigorta şirketinin de bir sorumluluğu yoktur. Bu sebeplerle şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Mahkememizden verilen ... tarih ve ... /... Esas .../... sayılı kararı Antalya BAM ... HD'nin ... tarih ve .../... E, .../... K sayılı istinaf ilamı ile kaldırılmıştır.
Taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmiştir.
Makine mühendisi bilirkişiler ... , ... , ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle:
1-... Plaka Sayılı araç (otobüs)sürücüsü ... ... ; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b-c maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
2-... Plaka Sayılı araç (otomobil) Sürücüsü ... ... ; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 59, 60/d, 67/b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu" sonucuna varılmıştır.
Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın ... tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, davacılardan ... için ... Euro, diğer davacılar için ayrı ayrı ... Euro manevi tazminat, ... Euro kaza nedeniyle parçalanan kıyafetlerin bedeli ve ... Euro kaza sonrası masaj ücretinin zarar kalemi olarak talep olunduğu anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamında belirtildiği üzere kazaya karışan araçların kusur durumları yönünden dosya arasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve kusur durumunun oransal tespiti amacıyla Karayolları Fen Heyetinde görevli uzman 3 bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan raporun incelenmesi ve denetlenmesinde; ... plakalı otobüs sürücüsü ... ... %25, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nun ise %75 kusurlu olduğu, alınan raporun oluşa, dosya kapsamına uygun ve hükme esas alınabilir ayrıntıda ve gerekçede olduğu anlaşılmış rapor hükme esas alınmış, aksine itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. HD'nin 2024/6408 esas, 2024/8041 karar sayılı ''Davalıların sorumluluğu temelinde 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi gereğince haksız fiile dayanmaktadır. Haksız fiilin unsurlarından olan zarar kavramı, zarar görenin mal veya manevi varlığında bir azalmayı ifade eder. Haksız fiil faili de fiiliyle yaratmış olduğu eksilmeyi giderme, zarar gören kişiyi fiilden önceki duruma getirme borcu altındadır. Haksız fiilde tazminatın amacı zarar görenin gerçek zararını karşılamaktan ibarettir. Zararın niteliği, kapsamı ve tazmini her olayın kendine özgü yapısı içerisinde değişen bir özellik gösterir. Dolayısıyla tazminat miktarı belirlenirken de zarar görenin mal varlığının fiilden önceki hale getirilmesinin esas alınması gerekir.
Somut olayda da; davacı ...'da kurulu bir sağlık sigortası kurumu olup davacının sigortalısı ... de ... vatandaşıdır. Dava dışı sigortalı, Türkiye'de meydana gelen trafik kazasında yaralanması sonucu kendi ülkesinde tedavi olmuş ve davacının da zararı yabancı para birimi üzerinden doğmuştur. 6098 sayılı Kanun'da zararın yabancı para birimi üzerinden ödenmesine engel emredici bir düzenlemede de bulunmamaktadır. Bu haliyle davacının zararı yabancı para birimi olan Euro üzerinden doğmuş olup tazminat alacağının da aynı para birimi üzerinden gerçekleşeceğinin kabulü zorunludur.
Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 11.11.2009 tarihli, 2006/238 Esas ve 2009/493 Karar sayılı ilamında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Şu durumda; mahkemece zararın Euro cinsinden belirlenerek bunun tahsil tarihindeki (fiili ödeme) TCMB döviz kuru üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacı tarafından yapılan ödeme tarihlerindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.'' ilamı (aynı doğrultuda Yargıtay 17. HD 2013/13420 esas, 2014/19043 karar; İzmir Bam 20.HD 2020/534 esas, 2021/869 karar) doğrultusunda davacıların Euro cinsi belirtmiş oldukları tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde;
Dava konusu kaza nedeniyle davacılardan yalnızca ... ... yaralanmış olup bu davacının duyduğu elem, acı ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla, tarafların karşılıklı ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranına göre TMK'nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak ...
EURO manevi tazminata hükmetmek gerekmiş manevi tazminat bedeline davalı ... yönünden ... tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesince yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve TCMB fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ... şirketine karşı açılan bu davanın poliçe teminat kapsamında olmaması nedeniyle reddine, Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih .../... esas .../... karar sayılı kararı doğrultusunda HMK 326/2 maddesi manevi tazminat davaları yönünden iptal edildiğinden, kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden davacı aleyhine yargılama gideri hükmedilmemesine,
yargılama giderlerinin davalı ...'e yükletilmesine , diğer davacıların manevi tazminata sebep olabilecek bir zararları doğmadığından bu davacılar yönünden açılan manevi tazminat davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Maddi tazminat davası yönünden; davacıların talep ettikleri masaj ücreti ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığı Ortopedi uzmanı bilirkişi raporundan anlaşıldığından bu talep yönünden açılan davanın reddine, yaralanan ... için kaza nedeniyle parçalanan kıyafetlerin bedeline yönelik talep yönünden ise ... Euro'luk kıyafet bedelinin hayatın olağan akışına uygun ve makul bir bedel olduğu ve tarafların kusur oranı gözetilerek bu talep yönünden davanın kısmen kabulü ile ...
EURO maddi tazminata hükmedilmesine, ....
Euro'luk maddi tazminat bedelinin davalı ... yönünden ... tarihinden itibaren, davalı ... sigorta şirketi (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) yönünden ... tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesince yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve TCMB fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dava konusu kaza sebebiyle kazaya karışan otobüste davacı haricinde yaralanan şahısların da bulunduğu,
davacının Emniyet Kemerini takmadığına dair iddianın davalılar tarafından ispat edilmediği anlaşıldığından mütarafik kusur indirimi yapılmaksızın aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk ücreti yönünden ise emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E..
2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu,
bu durumda eldeki uyuşmazlıkta davalı ... şirketi yönünden arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak uygulanmayacağı diğer davalıya açılan dava yönünden ise davalı ve davacı tacir olmadığından diğer davalıya karşı da arabulucuğa başvurunun zorunlu dava şartı olmadığı değerlendirilerek arabuluculuk ücreti davacılar üzerinde bırakılmıştır.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/428, K. 2026/296, 6 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama