KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/428
- Karar No
- 2026/245
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/428 Esas
KARAR NO : 2026/245
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 15/05/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeyi istinaden davalıya kredi kullandırıldığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için müvekkili tarafından davalı aleyhine ---------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.---------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 33.650,77 TL asıl alacak, 17.941,46 TL işlemiş faiz, 897,07 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 52.489,30 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 14.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20.10.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.
Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle. 11.05.2020 tarihinde taraflar arasında ticari kart üyelik sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından 4.06.2020 tarihinde Ticari Kart Başvuru Formu doldurularak ---------- başvurusu yapıldığını, davalı adına bankanın -------- Ticari müşteri numarası tanımlandığı,
---------- Nolu ---------- ticari kredi kartı tahsis ederek kullandırımının yapıldığını, dosyada ihtarname bulunmadığını, bu nedenle temerrüdün takiple oluştuğunu, yapılan inceleme neticesinde;şeklinde hesaplama yapıldığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 33.650,77 TL Anapara (Talebi ile aynı) 16.160,39 TL İşleyen Faiz Toplamı, 808,02 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 50.619,18 TL alacak üzerinden takip yapabileceğini, bankanın takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 33.650,77 TL Matrah üzerinden %37,32 Temerrüt Faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceğini belirtmiştir.Dava;
ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
davalı ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, kullandırılan kredinin davalı tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının 50.619,38 TL olduğu, anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/428, K. 2026/245, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama