KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/333 Esas
- Karar no
- 2026/283
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/04/2026
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Müvekkili tarafından davalı ... aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip, davalı ... nin müvekkili şirketine olan ... tarihli ... numaralı e-arşiv faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatıldığı, ancak davalı borçlu vekili tarafından verilen itiraz dilekçesi ile kısmi kabul beyanında bulunarak itiraz dilekçesi sunduğu ve kısmi borç ikrarı içermesine rağmen tüm alacak kalemleri yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, bu ara karardan dönülmesi için taraflarınca verilen dilekçe ile ;"Borçlu taraf, usulüne uygun ve açıkça tüm borca ve ferilerine itiraz etmemiştir.
Zira; dilekçe içeriğinde ve sonuç kısmında borcu ve faturayı kabul edip bir kısmının ödendiğini belirterek bakiye borcu da ikrar etmiştir.
Bu haliyle takip konusu borcun varlığını, faturanın gerçekliğini, kısmi ödeme yapıldığını ,bakiye borcun olduğunu, açıkça beyan ettiği, sadece kesintiler ile ilgili ihtirazi kayıt ile açıklama yazıldığı, kısmi kabul ettiği ve bu kısmi miktara itiraz edilmediğinin anlaşıldığı, takip dayanağı faturanın açıkça kabul edildiği, ancak faiz başlangıcı ve cezai ve yasal kesintiler ile ilgili kısma itiraz edildiği ve itiraz edilen kısmın ne olduğunun tam anlaşılamadığı, bu nedenle belirsiz bir itiraz olduğu, bunun da borca itirazın açıkça ve anlaşılır şekilde yapılması ilkesine aykırı olduğu,
bu nedenle dilekçenin anlaşılmaz olduğu görüldüğünden bu beyanın kısmi itiraz olarak kabul edilmesini ve tensip ara kararından vazgeçilerek şimdilik borçlunun itiraz ettiği borç miktarı dışındaki alacağın tahsili için muhtıra yazılmasını ve yasal dava hakkımızı saklı tutarak açılacak dava sonunda borç miktarı açıklığa kavuşana kadar şimdilik kısmi borç ikrarı esas alınarak takibin kısmi borç yönünden devamına dair tensip kararı verilmesi" talebini içeren dilekçenin verildiği, Bunun üzerine İcra Müdürlüğü ... tarihli tensip kararıyla.
"Karar : Kısmi itiraz değil talep edilen alacak miktarına ve ferilerine itiraz olduğundan talebin reddine karar verildi." şeklinde tüm takip talebini yine durdurduğu, Davalı tarafın borcun tamamını inkâr etmediği yalnızca kısmi ödeme savunması yaptığı ve bu nedenle icra takibinin tamamen durdurulmasının hukuka aykırı olduğu işbu nedenlerle davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../...
Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibine konu alacak bedelinin şimdilik ... TL'si olmak üzere alacak yönünden Antalya Genel İcra Dairesi .../...
Esas sayılı icra takibinin devamına, asıl alacağa mal teslim tarihinden veya bu mümkün değilse fatura tarihinden itibaren TTK'nun 1530.maddesine göre ticari temerrüt faizi uygulanmasına, bu faizin takip tarihinden sonra da devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle İİK m.67 gereğince %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen ... tarihli ... ile ... sözleşmesi uyarınca bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, davalı-takip borçlusu tarafından yapılan itiraz üzerine, İİK 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı, tacir olmadığı (Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/15-440 E- 2015/1769 K sayılı kararı) gibi eldeki davada Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir.
Hal böyle olunca davaya bakmaya ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu nedenle dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/333, K. 2026/283, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama