KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/884 Esas
- Karar no
- 2019/598
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/12/2018
Karar Metni
1.292 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ... danışmanlığı işi ile iştigal ettiğini, davalının ise müvekkil şirket bünyesinde ... ile ... tarihleri arasında ... ... ve ... yardımcı personeli olarak görev yaptığını, davalının müvekkil şirkette tüm eğitimlere katılımının sağlandığını, bu eğitimlerden dolayı laboratuvar deney personeli sıfatıyla yetkin bir pozisyonda çalışmaya başladığını, davalı tarafından yapılan işlemler yetkili kamu görevlileri tarafından denetlendiğini ve uygunsuz inceleme yapıldığından müvekkil şirket hakkında soruşturma başlatıldığını,
davalıya bu yüzden kendisini sorumlu hissetmemesi gerektiği fakat daha dikkatli iş yapması gerektiği hususlarında telkinlerde bulunulduğunu, davalının kendisine en çok ihtiyaç duyulan dönemde işe gelmediğini, istifa ihtarnamesi gönderdiğini, Antalya ...
Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya işine devam etmesini, işe gelmemesi halinde müvekkil şirketin laboratuvarının askıya alınacağını belirttiğini, müvekkil şirketin askıya alındığını, davalıya Antalya ...
Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ile iş sözleşmesinin 1.4 maddesi gereğince gizlilik ve rekabet etmeme müvekkil şirkete ait bilgi ve belgeleri iade etmesi hususlarında ihtaratta bulunulduğunu, cevap alamadıklarını, davalının işten ayrılır ayrılmaz kısa bir süre içerisinde rakip firma olan ... bünyesinde çalışmaya başladığını, müvekkil şirkette görev yaptığı konum itibarı ile tüm kurum yazışmalarına, akreditasyon belgelerine ve müşteri bilgilerine hakim olduğunu, ulaştığı müşterilerine sosyal medya üzerinden mesajlar attığını,
müşterilerini yeni firma ile anlaşma yapma hususunda yönlendirmeye çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla işçinin sır saklama yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırı davranması sebebiyle açtıkları davanın kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin ... tarihinden ... tarihine kadar davalı şirket bünyesinde asgari ücretle çalıştığını, 2016 yılı boyunca kağıt üzerinde numune alım personeli olarak görevliyken ... ... ve ... işleride yapmakta olduğunu, 2017 yılında personel eksilmesi sonucu kağıt üzerinde ... sorumlusu ... adlı personelin yardımcı personeli olarak görevindeyken, ... laboratuvarı ve ... laboratuvarında da fiili olarak çalıştığını, müvekkilinin üzerine yıkılan bir sürü iş olduğunu, mobbing uygulandığını, ancak buna rağmen müvekkilinin işine devam ettiğini,
müvekkilinin çeşitli eğitimlere gönderildiği iddasının yersiz olduğunu sadece bir eğitime katıldığını, müvekkili yoğun iş yükü altında olduğundan ... tarihinde şirket yetkilisine işten ayrılmak istediğini ihbar ettiğini, ancak karşılığında direk çık git ihbara gerek yok muamelesiyle karşılaştığını, bunun üzerine müvekkilinin haklı nedenle istifa ihtarnamesi gönderdiğini, müvekkilinde davacı şirkete ait herhangi bir belgenin bulunmadığını, iddiaların içinin boş olduğunu, müvekkilinin aldığı eğitim ve tecrübe ettiği sektörün belli olduğunu bu yüzden benzer iş kolunda çalışmasının doğal olduğunu, pozisyonunun farklı olduğunu,
müvekkilinin istifadan 3 hafta sonra işe başladığını, müvekkilin şu an çalıştığı yerde davacının çalıştığı hiçbir firmaya almadığını, müvekkilinin iş kanunu uyarınca yasal haklarından mahrum bırakıldığını, bunun üzerine iş mahkemesinde dava açtığını, davacının amacının müvekkilini yıldırmak olduğunu, iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından iş sözleşmesi, ihtarname, eğitim sertifika belgeleri, konfor ve aydınlatma ölçüm belgeleri, ... tutanakları labarotuar yeterlilik belgesi, personel bildirim listeleri delil olarak sunulmuş, mahkememizce SGK'dan davalının hizmet döküm cetveli celp edilmiş, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, işçinin sır saklama yükümlülüğüne ve rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığı ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu iddiasıyla açılmış tazminat davasıdır.
Dava dilekçesindeki anlatıma göre; davalı, davacı şirketteki işinden istifa ile ayrıldıktan hemen sonra rakip firmada işe girmiş ve davacı şirketteyken elde ettiği bilgi ve belgeleri davacıya iade etmemiştir. Buradan hareketle davanın temeli taraflar arasındaki sözleşmenin 1.4 ve 1.5 maddeleri uyarınca işçinin rekabet etmeme yasağına ve sır saklama yükümlülüğüne aykırılık iddialarına dayandırılmıştır.
Davacı vekilince sunulan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 1.4 maddesinde; işçinin görevi sebebiyle sahip olacağı sırları üçüncü kişilere veremeyeceği, bu borca aykırılık halinde iş verenin tazminat hakkının saklı olduğu, 1.5 maddesinde ise; işçinin işverenin yazılı izni olmadan başka herhangi bir kuruluş ve şirkette çalışamayacağı, herhangi bir şekilde görev alamayacağı düzenlenmiştir.
Rekabet yasağına ilişkin sözleşme veya sözleşme şartları konusunda sözleşmenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 444 ve devamı maddelerinde yapılan düzenlemelere göre "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir."(M.444) "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." (M.445)
İş hukukunda işçinin rekabet yasağı iki başlık altında incelenebilir. Bunlardan biri TBK'nın 396.maddesi kapsamında işçinin hizmet ilişkisinin devamı süresince iş veren ile rekabet halinde olmama borcu, diğeri ise 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen iş sözleşmesinin bitiminden sonraki süreç için geçerli olan ve süre, yer ve işin yükü bakımından sınırlandırılması gereken rekabet etmeme yasağıdır.
İlk halde işçi, iş sözleşmesi devam ettiği müddetçe özen ve sadakat borcunun gereği olarak iş veren ile rekabete girişemez; bunun için yazılı bir şart veya sözleşmenin bulunması gerekli olmayıp, işin doğası gereği işçinin hizmet ilişkisi devam ederken iş vereni ile rekabet etmemesi beklenir. İkinci durumda ise, mutlaka bu konuda başlı başına yazılı bir sözleşmenin bulunması veya düzenlenen iş sözleşmesine bu konuda şart eklenmesi gerekmektedir.
TBK'nın 444.maddesi uyarınca yazılılık koşulu geçerlilik koşulu olup, iş sözleşmesinin bitiminden sonraki süreç için rekabet etmeme yasağının yazıya dökülmesi şarttır.
Somut olayda işçinin sözleşmenin bitiminden sonraki süreçte rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığı iddia edilerek tazminat istenmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede iş sözleşmesinin bitiminden itibaren rekabet etmeme yasağını düzenleyen herhangi bir şart bulunmamaktadır. Ki bu şart ancak süre, yer ve işin yükü bakımından sınırlandırmalar içermesi halinde geçerli sayılacaktır. Sözleşmenin 1.5. Maddesinde genel anlamda yani işçinin özen ve sadakat borcu kapsamında rekabet etmeme hali düzenlenmiş olup, sözleşmenin bitiminden sonraki süreç için süre, yer ve işin yükü bakımından sınırlandırmalar içeren herhangi bir rekabet etmeme yasağı kararlaştırılmamıştır. Şu halde davacının bu iddiaya dayalı tazminat talebi geçerli bir rekabet etmeme yasağı sözleşmesi bulunmadığından reddedilmiştir.
İşçinin sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiası da esas olarak işçinin rekabet etmeme yasağına aykırılığını düzenleyen TBK'nın 444/2.maddesine dayandırılarak ileri sürülmüştür. Yani iddiaya göre davalı rakip firmada işe girdikten sonra davacıdan elde ettiği bilgi ve belgeleri davacıya iade etmemiş, bu fiil sır saklama yükümlülüğünün ihlali olarak nitelendirilmiştir. Atılı iddia somut olaylarla ilişkilendirilmeyen soyut bir iddiadan öteye geçmemektedir. Kaldı ki iş sözleşmesinin bitiminden sonraki süreç için rekabet etmeme yasağını düzenleyen yazılı bir sözleşme olmadığından bu iddia da dikkate alınmamıştır.
Davacı tarafın bir diğer iddiası işçinin sosyal medya üzerinden davacı şirketin itibarını zedeleyen nitelikte mesajlar göndererek haksız rekabet içerisine girdiğine yöneliktir. Davacı vekili de ... tarihli celsede müvekkili firmanın sosyal medya üzerinden atılan mesajlarla kötülendiğini belirtmiştir. Bu hususta sunduğu dava dilekçesi ekindeki yazışma içeriklerinde davacı şirketi kötüleyici herhangi bir beyan ve anlatım bulunmamaktadır. Bu nedenle atılı iddiaya dayalı tazminat talebi de yersiz bulunmuş olup açıklanan sebeplerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/884, K. 2019/598, 10 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama