KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/67
- Karar no
- 2025/335
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/01/2025
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ...'nin maliki olduğu, ...un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın , davacının maliki olduğu ...plakalı motosiklete çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, motosikletin hasar gördüğünü, ... plakalı araç asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigortaya başvuruda bulunduğunu herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığından müvekkili aracında meydana gelen hasar nedeniyle ... TL maddi tazminat ve meydana gelen değer kaybı nedeniyle ... TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza nedeniyle müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası mevcut olduğunu, hasarın şüpheli olduğunu, gerçek durumu yansıtmadığını, müvekkili şirkette usule uygun bir başvuru olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, teminat limiti dahilinde sigortalının kusuru oranıyla sınırlı olduğunu, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davacının ve davalı şirketin ikametgah adreslerinin İstanbul olduğunu, yetkisiz mahkemede dava açıldığından haksız davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı , araç ruhsatı sigorta şirketine başvuruya dair belge delil olarak sunulmuştur.
Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1, 85/1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklı maddi zararın (araç hasar bedeli ve değer kaybı) tazmini istemine ilişkindir.
Davalı süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğundan mahkememizce öncelikle bu husus değerlendirilmiştir.
HMK'nun 6. Maddesi uyarınca kural olarak dava, davalı gerçek kişinin veya tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesinde açılmalıdır. Aynı yasanın 16. Maddesine göre haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. 2918 sayılı Yasanın 110 maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının C.7 maddesinde; trafik kazalarında sigorta şirketine karşı açılan davalarda sigortacının merkez veya şubesi veya sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Bunlar genel yetki kuralı olup, kesin yetki hali olmadığından ancak karşı tarafın süresinde itirazında bulunması ile dikkate alınabilir.
Somut olay haksız fiilden kaynaklanmakta olup, davalı yetkili mahkemenin ikamet ettikleri İstanbul Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesinden ve kaza tespit tutanağından, davacının yerleşim yerlerinin İstanbul olduğu, kazanın da İstanbul'da meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketinin ikamet adresi ise İstanbul'dur. Yine poliçenin incelenmesinde poliçeyi tanzim eden ... isimli acentenin adresinin de İstanbul olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketinin bölge müdürlüğü veya bayiliği Antalya'da ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 esas 2018/463 karar sayılı ilamı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk dairesinin 05/07/2018 tarih 2017/1759 esas 2018/1148 karar sayılı ilamları da dikkate alındığında; yasal mevzuatta bölge müdürlüğünün bulunduğu yer yetkili mahkeme olarak düzenlenmemiş olup , bölge müdürlükleri acente ve şubeyi denetleyen üst merci olsa da bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kabul edilebilmesi için en azından sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yerin bölge müdürlüğü olması zorunludur.
Acentenin bağlı olmadığı bir bölge müdürlüğünün acentenin yaptığı iş ve işlemlerden haberdar olması, bu iş ve işlemleri denetlemesi ve acenteden daha yetkili bir üst merci olarak kabulü mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen yetki kuralları ve sözleşmeyi yapan acentenin İstanbul'da bulunması, davacının ikamet adresinin ve kaza yerinin İstanbul sebebiyle davanın Antalya'da açılmasını gerektirir bir yetki kuralı bulunmadığından davalının süresinde yaptığı yetki itirazı dikkate alınarak HMK'nun 6. Maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ✍e-imzalıdır Hakim ... · ✍e-imzalıdır
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/67, K. 2025/335, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama