KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/535 Esas
- Karar no
- 2019/155
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 06/09/2017
Karar Metni
1.576 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ... şirketi nezdinde sigortalı bulunan, davalılardan ... Şti'nin maliki olduğu ve diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın yaya olan ...'a çarpması sonucu, ...'ın vefat ettiğini, olayla ilgili ... asliye Ceza Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını, kaza tespit tutanağına göre yaya...'ın kusurlu, kamyonet sürücüsü davalı ...'in kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığını, ... plakalı kamyonetin sigorta şirketi olan ...
AŞ'ye yapılan başvuru sonucunda hasar dosyasının açıldığını, müvekkili ... için şimdilik 100,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ayrıca manevi zararına karşılık 25.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline, müvekkili ... için manevi zararına karşılık olarak 10.000,00.-TL ve müvekkili ... için 10.000,00.-TL olmak üzere manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar adına usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, cevap vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Dosya içerisine; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası celp edilmiş, hasar dosyası, sigorta poliçesi, trafik tescil kaydı, veraset ilamı ve nüfus kayıt örnekleri dosyaya sunulmuş, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına ilişkin yazılar dosyaya katılmış, SGK'dan davacılara rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu araştırılmış, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu aldırılmış, ayrıca aktüer bilirkişiden hesap raporu aldırılmıştır.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle ölenin eşi ve çocukları olan davacılar tarafından kazaya neden olan aracın sürücüsü, işleten maliki ve ZMSS sigortacısı hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davası niteliğindedir.
Davacı ...yönünden ölüm nedeniyle maddi tazminat kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı tüm davalılardan talep edilmiş, ayrıca davacılar sigorta şirketi dışındaki davalılardan manevi tazminat talep etmişlerdir.
... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların ... ve ... olan ...'ın öldüğü, kazaya neden olduğu ileri sürülen ... plakalı aracın kaza sırasında sürücüsünün davalı ... olduğu, aracın işleten malikinin davalı ... ŞTİ olduğu, yine aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu dosya içerisindeki poliçe, kaza tutanağı, hasar dosyası, trafik kayıtlarından anlaşılmıştır.
Ölen ... doğumlu olup, mirasçısı olarak ... ve ... olan davacıların kaldığı, başkaca mirasçısının bulunmadığı dosyada mevcut veraset ilamından anlaşılmaktadır.
... Müdürlüğünden gelen ... tarihli cevabi yazıya göre; davacılara rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekil tarafından verilen ... tarihli dilekçede kazada ölen ...'ın emekli öğretmen olduğu, gelir durumunun asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin beyan edildiği görülmüştür.
... Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre; kaza olayının meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %15, müteveffa ...'ın %85 oranında kusurlu olduklarının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından kusur raporuna ilişkin yapılan itiraz yerinde görülmeyerek, aldırılan kusur raporuna itibar edilmiştir.
Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli rapora göre; poliçe düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte olan ... tarihli ZMSS Genel Şartları ve ekindeki hesaplama yöntemi esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre davacı eş ...'ın evlenme ihtimalinin %1 olarak değerlendirilmek suretiyle ve ölenin gelir durumunun asgari ücret üzerinden değerlendirilerek davacı eş için hesaplanan destekten yoksunluk zararının 17.996,49.-TL olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili ... tarihli ıslah dilekçesiyle davacı eş ... yönünden maddi tazminat talebini 100,00.-TL'den 17.996,49.-TL'ye yükseltmiş, dava dilekçesinde kaza tarihinden yasal faiz talep etmesine rağmen, ıslah dilekçesinde 17.996,49.-TL tazminata kaza tarihinden avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Islah harcı usulüne uygun olarak yatırılmış, ıslah dilekçesi davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatı TBK'nın 53. Maddesinde düzenlenmiş olup, hangi hallerde bu tazminata hükmolunacağı açıklanmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK 53. Maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır.
Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerekir. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olan olanaklardan yoksun kalmayı anlatır.
Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır.
Manevi tazminat ise, TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne amirdir.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir.
Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Buna göre ve dava dosyasındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ... doğumlu davacıların murisi ...'ın öldüğü, kazaya neden olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde %15 oranında, ölen ...'ın %85 oranında kusurlu oldukları, davacılardan ...'ın ölen ...'ın eşi olup, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre eşinin ölümü nedeniyle destek zararının 17.996,49.-TL olduğu, davacılar vekili tarafından ... tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin ıslah edildiği,
söz konusu maddi zarardan gerek haksız fiil hükümleri gerekse Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ve ZMSS poliçe hükümleri uyarınca davalılar sürücü, işleten malik ve ZMSS sigortacısının müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakla davacı ... için maddi tazminat yönünden davanın ıslah edilişi de gözetilerek 17.996,49.-TL tazminata hükmedilmek gerekmiş, tüm davalılar maddi tazminattan sorumlu tutulmuş, manevi tazminat yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre de tarafların sosyal ve ekonomik durumları,
kaza olayının oluş biçimi ve kusur durumu göz önünde bulundurularak davacı eş ve çocukların ölüm olayı nedeniyle yaşamış oldukları acı ve üzüntünün bir nebze olsun giderilmesi bakımından davacı eş ... için 8.000,00.-TL, davacı çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 4.000,00.-er TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, manevi tazminattan davalılar ... ve ... Şti sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Her ne kadar davacılar vekili ıslah dilekçesiyle davacı ... yönünden 17.996,49.-TL destekten yoksun kalma tazminatına kaza tarihinden avans faizi işletilmesini talep etmiş ise de, davacılar vekili ilk dava dilekçesinde avans faizi talep hakkı bulunmasına rağmen seçimlik hakkını yasal faiz istemek suretiyle kullandığından ve seçimlik hak bir kez kullanılabileceğinden ıslah ile de değiştirilmesi mümkün olmadığı gözetilerek, hüküm altına alınan maddi tazminata yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.)
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/535, K. 2019/155, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama