KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/558 Esas
- Karar no
- 2021/591
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/10/2020
- Karar tarihi
- 14//7/2021
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhinde Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas dosyasında ...-TL alacağının tahsili için takip başlattığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, takip dayanağı borcun ... Şti.'nin vergi ve SGK borçlarından kaynaklandığını, davalıların bu şirketin ortakları olduğunu, davalı ...'nın şirket müdürü olduğunu, Vergi Dairesi ve SGK'nın hakkında yaptıkları işlemler nedeniyle şirkete ait vergi ve SGK borçlarını yapılandırdığını, toplam ...-TL ödediğini, şirket hissesi oranında borcu düştüğünde kalan kısım için diğer şirket ortakları hakkında icra takibi başlatmak durumunda kaldığını, davalıların haksız olan itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; işbu davada görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, dava dışı ...Şti'nde 2006-2009 yılları arasında davacı ile birlikte ortak olduğunu, ... yılından itibaren davacı ile birlikte şirket müdürü olarak şirketi müştereken temsile yetkili olduğunu, şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarından dolayı ortakların paylarına bakılmaksızın müteselsilen sorumlu olduklarının açık olduğunu,
davacı tarafın şirketin ortağı ve aynı zamanda şirketin müdürü olduğu için şirketin amme borçlarından pay oranına bakılmaksızın sorumlu olduğunu, bu nedenle davacıya bir borcunun olmadığını, davacı ile birlikte dava dışı şirkette şirket işlemlerini birlikte yürüttüklerini, şirketin devredilmesine kadar olan süreçteki şirketin borçlarından dolayı aleyhinde icra takipleri başlatıldığını, başlatılan icra takibi dosyalarının bir kısmını ödeyerek kapattığını, bir kısmını da ödemekte olduğunu, davacı tarafın şirket ortağı olmasına rağmen icra dosyalarına hiç ödeme yapmadığını,
davacı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafın hakkında başlattığı Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas dosyasında takibin neye dayalı olduğu, alacağın hangi yılları kapsadığının belli olmadığı, dava dışı ... Şti.'de 2006/2009 yılları arasında davacı ile birlikte ortak olduğunu, ... yılından itibaren davacı ile birlikte şirket müdürü olarak şirketi müteselsilen temsile yetkili olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacıya bir borcunun olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İtirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacı şirket ortağı müdürünün şirketin SGK ve vergi borçlarını ödemesi sonucunda şirketin ortağı ... ve şirketin diğer ortak ve müdürü ...'ya rücu edip edemeyeceği, rücu şartlarının bulunması halinde takip tarihi itibari ile alacağın miktarı hususların ibaret olduğu anlaşıldı.
Dosya içerisine; Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, Antalya SGK İl Müdürlüğünün, Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün ve Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazıları dosyamız arasına konulmuş, mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine ... Şti.'nin vergi ve SGK borçları nedeniyle rücu hakkına dayalı ...-TL asıl alacağın tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçlu ...'ya bila tebliğ iade edildiği, ...'a ... tarihinde tebliğ edildiği, ...'nın ... tarihinde, ...'ın ... tarihinde süresi içerisinde borca itiraz ettikleri, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacının vergi borçlarından dolayı davalı ...'dan ...-TL, davalı ...'dan ...-TL olmak üzere toplam ...-TL rücuen alacak talep edebileceği, SSK borçlarının ortakların hissesi oranında yapılandırma yapıldığının anlaşılması halinde SSK borçlarından dolayı rücuen alacak talep edemeyeceği, SSK borçlarını da talep edebileceğinin anlaşılması halinde ise davalı ...'dan ...
TL, davalı ...'dan ...,-TL olmak üzere ...-TL rücuen alacak hesap edildiği, toplam rücuen talep edebileceği alacağının ise; davalı ...'dan ... TL, davalı...'dan ...-TL olarak hesap edildiği, davalılardan talep edebileceği rücuen alacak toplamının ise ...-TL şeklinde hesap edildiği, davacının rücuen alacağına takip tarihinden itibaren talep ettiği yasal faiz üzerinden hesaplama yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "... Dava, ortaklığa ait vergi borcunu yapılandırarak ödeyen davacı ortağın hissesi oranında davalıdan rucuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava niteliği itibarıyle ortaklar arası rucuen tahsil istemine ilişkin olduğundan, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, davalı vekilinin görev hususundaki istinaf başvurusu yerinde değildir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı ... tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve ... tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, Dava, ortaklığa ait SGK ve vergi borcunu yapılandırarak ödeyen davacı ortağın hissesi oranında davalılardan rucuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yukarıdaki emsal karar ilamında da belirtildiği üzere dava niteliği itibarıyle ortaklar arası rucuen tahsil istemine ilişkin olduğundan, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/558, K. 2021/591, 14 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama