KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/83 Esas
- Karar no
- 2024/408
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/02/2024
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile "... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Sk. ... Apt. No:... D:..." adresindeki ev için konuştuğunu ve anlaştığını, evin karşılığından davalı tarafa ..., ..., ... plakalı tahmini değerleri ...
TL değerindeki araçları davalı tarafın söylediği kişilerin üzerine noterden satış verildiğini, davalı ile evin değeri için ...-TL'ye anlaştıklarını, ayrıca arabaların haricinde ...-TL'lik senedi imzalayarak verdiğini, davalı kendisine ait olmayan bir evi kendisine satmaya çalışarak kendisini dolandırıldığını, ayrıca elinde bedelsiz kalmış olan ...-TL'lik senedi Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra dosyası ile icraya koyarak ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ...
Ada ... Parsel, ... Blok, K:... No:... adresindeki gayrimenkulün tapu kaydına haciz koyulduğunu, davalının bedelsiz kalan senedi icraya koyduğunu, bu hususta Antalya CBS'ye suç duyurusunda bulunduğunu bildirerek bu nedenle Antalay Genel İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı icra dosyasına dayanak yapılan senet ile borçlu bulunmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, alacağın %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda;
Davanın kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, mahkememizce ... tarihli tensip zaptının ... no'lu ara kararı gereği davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını mahkememize sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının dosya kapsamına sunulmadığı anlaşılmıştır.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı,
davacının arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı,
davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/83, K. 2024/408, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama