KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mart 2026
- Esas no
- 2025/181 Esas
- Karar no
- 2026/233 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/03/2025
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Şirketine ait çeke dayalı karşı tarafın firmaları aleyhine icra takibi açtığını ve bu takibin ödeme emri aleyhlerine uets kanalı ile ... 'e tebliğ edildiğini, takibe koyan firmanın çek lehine kesilen hamil ... ... eşi ... ... tek ortağı ve müdürü olduğunu, davalı ... isimli firma tarafından bankaya ibraz edilerek takibe konulduğunu, çek lehine verilen ... ... şu an ve çekin ibraz ve takip tarihinde cezaevinde olduğunu, şirketin ticari ilişki içinde olduğu şahsın ... ... olduğunu, bu çekin lehdarının ... 'in resmi eşine ait firmaya temlikinin tamamen tahsil cirosu amaçlı old uğunlu,
... firması ile çek lehine kesilen ... arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, çek lehine tanzim edilen ... ile çeki takibe koyan firma müdürü ve tek ortağı ... ' n karı koca oldukları husususunun resmi nüfus kayıtları ile sabit olduğunu, bu nedenlerle itiraz ettikleri ... -TL'lik kısım için yargılama sonuna kadar icra kasasına giren miktarın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /...
E. Sayılı dosyasında borca kısmi itirazın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitini, takip konusu alacağın ... TL'lik kısmı için takibin iptalini, iptal edilen ... kısım üzerinden %20'den az olmayan haksız takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Davanın gerçek kişi tarafından açıldığını, gerçek kişinin tüzel kişilik yerine davacı olma hak ve yetkisi olmadığını, davanın tüzel kişilik adına açılması gerekirken gerçek kişi tarafından açılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu ticari nitelikte olan kambiyo senedinden doğan menfi tespit borcun olmadığı davası olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi gereğince arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğunu, davacının arabuluculuk başvrusu yapmadan iş bu davayı açtığını,
davacının taraf olma sıfatının bulunmaması ve arabuluculuk başvurusu olmadan dava açıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, icra takibine konu çeke bağlı alacağın davalı şirketin olduğunu, davalı tüzel kişilik çeki elinde bulundurduğundan çeke bağlı alacağın tamamının davalının olduğunu, çekte tahsil cirosu yapıld ığına ilişkin herhangi bir kayıt olmadığını, dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi çek borcundan dolayı davalı şirkete yapılan ödeme bulunma dığını, davalıya çekten dolayı dilekçede yazılı ödeme yapılmad ığından açılan davanın yersiz olduğunu, çeki ... tarihinde bankaya davalı tarafından ibraz edilmiş,
çekin karşılığının bulunduğu ilgili bankaca çekin arkasına şerh edildiğini, davacının ödeme yaptığını ileri sürdüğü tarihin ise ... tarihi olduğunu, ödeme yapıldığı tarih itibariyle çek bedelinin ödenmesi gereken çekin yasal hamilinin davalı olduğunu, advalıya yapılan ödeme bulunmad ığını, davalıya yapılmayan öd emeden davalının sorumlu tutulamayacağını,dava dilekçesinde ödemenin yapıldığı ileri sürülen gerçek kişinin davalı tüzel kişilik ile herhangi bir organik bağı bulunmadığını, ileri sürülenlerin tamamının gerçeğe aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini,
haksız yersiz ve hukuka aykırı davanın reddini, dava haksız ve kötü niyetli olarak açıldığından dava değerinin %20'sinden az olmak üzere tazminatın davacı tarafından davalıya ödenmesini, yargılama gdi erleri ve vekalet ücretinin davalıya ödenmesini talep etmiştir.
Dava icra takibinden sonra açılan kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava ve takip konusu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, dava şartlarının mevcut olduğu, tarafların başka bir ilk itirazının bulunmadığı anlaşıldı.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Benzer bir olayda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... /... E... /... K.sayılı ilamında ;"Somut olayımızda ise, dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ... tarihinde görevsizlik kararı verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Antalya BAM .... Hukuk Dairesinin ... tarihli ... /... Esas -... /...
Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın bu tarihte kesinleştiği, davacı vekilinin Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasına verdiği .... tarihli dilekçe ile dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği, dosyanın görevli Antalya ....
Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, mahkemece davacı vekiline ... tarihli tensip tutanağı ile arabuluculuk son oturum tutanağının sunulması için ihtaratlı bir haftalık kesin süre verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili arabuluculuğa başvuru yaptığını beyan etmiş ise de, davacının bildirmiş olduğu ... /... başvuru numaralı dosyada başvuru tarihinin ... tarihi olduğu yani dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinden sonra arabuluculuk başvurusunun yapıldığı anlaşılmakla; yukarıdaki kanun maddeleri ışığında değerlendirildiğinde; davacının dava tarihinden tarihinden evvel arabuluculuğa başvurmadığı ve arabuluculuk işlemlerini tamamlamadığı,
dava açıldıktan sonra arabuluculuk başvurusunda bulunulmasının ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının mahkemeye sunulmasının 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği, dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı anlaşılmıştır (Aynı yöndeki içtihat için bknz.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 21/11/2022 tarih 2021/4438 Esas, 2022/8135 Karar sayılı ilamı)." denilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; ... tarihli celsenin ... no'lu ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini dosyaya sunmak üzere 1 hatfalık kesin süre verildiği ancak verilen kesin süre içerisinde arabulculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı, dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla, bu husus tamamlanabilir dava şartlarından değildir.
Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/181, K. 2026/233, 23 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama