KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/858 Esas
- Karar no
- 2019/810
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2018
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili bankanın ... Şubesi nezdinde borçlularla ... tarihinde Genel kredi ve teminat sözleşmesi gereğince kredi açılarak kullandırıldığını, ayrıca çek karnesi verildiğini, bu çekelrden ... numaralı çekin hamili tarafından bankaya ibraz edildğini ve ... TL yasal yükümlülük tutarının ..., ..., ... ve ... vadeli taksitleri ödemediğini, bu durumun Beyoğlu ...
Noterliğnin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlularala bildirildiğini, ihtara rağmen ödeme olmayınca Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosaysı ile takibe geçildiğni, davalıların anapara, faiz oranı ve işlemiş faize itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davalı kefiller ... ve ...'ün kefalete ilişikn eş rızalarnını bulunmadığnı ve kefaletin geçersiz olduğunu, kullanılan kredinin ... garantili kredi olması sebebiyle ... tarafından ödenen kısımların araştırılması gerektiğini, takip talebindeki faizlerin çok yüksek olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinni davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış ve davacı tarafın talep edebileceği asıl alacak ve faiz miktarı konusunda rapor aldırılmak üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporunda, ... nin işletmelerin kredi kullanmaları konusunda yalnızca teminat işlevi gördüğü, tazmini istenen tutarı ödeyerek takip işlemlerini, bankaya bıraktıkları, yani yapılan icra takibinin yerinde olduğu, sözleşmenin TBK'nın getirdiği yenilikleri taşıdığı ve geçerli bir kefalet sözleşmesi olduğu, dosyada mevcut takip hesabı ekstresine göre kredinin ... tarafından tazmin edilmediği, hasaplamalarla takip talebindeki farklılıkların, bankanın krediye muacceliyet verdiği tarihten itibaren %46,80 temerrüt faizi işletmesinden kaynaklandığını bildirir rapor sunmuştur.
Dosya taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda tekrar bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli ek raporda, hesaplamalardaki takip talebindeki farklılıkların, bankanın krediye muacceliyet verdiği tarihten itibaren %46,80 temerrüt faizi işletmesinden kaynaklandığını, yüksek mahkeme hukuk genel kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı 02/05/2019 tarihli kararına uygun olarak yaptıkları kök rapordaki hesaplamalarıla ilgili görüşlerinde değişiklik bulunmadığnı bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İş bu davanın Genel Kredi Sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki İtirazın İptali davası olduğu anlaşıldı.
Davacı tarafça, davalılar hakkında ödenmeyen kredie taksitli ticari kredi hesabı bedeline dayalı olarak yapılan ilamsız takipte, davalıların itirazı üzerine, takibin durmasından sonra davacı tarafça itirazın iptali isteminde bulunulmuştur.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Bütün dosya kapsamı, Mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacı ile davalı ... ile arasında ... tarihli ... TL limitli taksitli kredi sözleşmesi bağıtlandığı, davalılardan ... ve ...'in sözleşme limitleri üzerinden müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının alındığı, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Borçlar kanununun 583 maddesine uygun olarak düzenlendiği ve geçerli olduğu anlaşıldığından davalılar aleyhine açılan davanın, bilirkişi raporunda belirtilen bedeller üzerinden kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/858, K. 2019/810, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama