İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/526 K.2024/282

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/526Karar2024/282Tarih3 Nisan 2024Okuma12 dk · 2.481 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Nisan 2024
Esas no
2023/526
Karar no
2024/282
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
03/08/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.481 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin ... tarih ... nolu, 323.644,15 TL ve ... tarih ... nolu 62.851,75 TL tutarlı kaynaklı bakiye 245.505,95 TL bakiye alacaktan kaynaklı olarak Antalya ... İcra Dairesinin ...

E. sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, Davalının takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, Davalının borcu bulunduğu halde takibe itiraz ettiğini, Davalının ... tarih ... veya ... tarih ... nolu faturalarda belirtilen fırınlarının birisinin sıkıntı olduğunu iddia etmekte ise sıkıntının davalıdan veya sattığı kişinin hatasından kaynaklandığını, Kurulum işlemlerinin yetkili servise yaptırılmadığını, Zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ... no ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, Davalının itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebiyle mahkemenize başvuru zorunluluğu doğduğunu,

Davalının Antalya ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibine itirazının 245.505,95 TL yönünden iptalini, Davalının, 245.505,95 TL’nin %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini,Takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hukuka ve hakkaniyete aykırı, soyut, mesnetsiz ve çelişkili olduğundan Müvekkiline yöneltilen işbu davanın reddi gerektiğini, Davacı tarafından yapılan tüm iddialar haksız, hukuka aykırı, soyut ve tutarsız olduğunu, Müvekkilinin, ... tarihli ... nolu 136.842,04 TL bedelli faturada belirtilen ürünleri ve ekte yer alan diğer ürünleri davacıdan satın alarak dava dışı üçüncü kişilere sattığını, Ancak bahse konu faturalarda belirtilen ürünlerin ayıplı çıktığını, dava dışı üçüncü kişiler tarafından bedeller ödenmeden iade edildiğini,

Müvekkili tarafından bahse konu faturalardaki ürünlerin ayıplı olduğundan dolayı kullanılamadığının bildirildiğini, Davacı tarafından onarım yapılacağı veyahut iade alınıp yenisi ile değiştirileceği belirtildiğini, Aradan uzun bir zaman geçmiĢ ve ürünlerin onarımı yapılmadığı gibi iade de alınmadığını, Müvekkil birçok kez Davacı ile iletiĢime geçmeye çalıĢsa da herhangi bir sonuç alamadığını, Davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesinde "fırınların kurulum işlemlerinin yetkili serviste yaptırılmadığı,

sorunların kaynağının Müvekkili veya fırınların satıldığı dava dışı üçüncü kişilerden kaynaklandığı" iddia edilse de ayıpların çözümü hususunda Müvekkili tarafından yetkili servislerle temasa geçildiğini, Müvekkilitarafından üretici firmaya gönderilen bildirimde fırının kullanılmaya başlamasıyla birlikte 180 derecede çalışan fırının 250 dereceye kendi kendine çıktığını, bu nedenle ... servisi ... servisi ile irtibat kurulduğunu, servisin müdahalesine rağmen sorunun çözülemediğini, servis müdahalesi esnasında fırının vidalarında ve taban taşlarında çatlamaların meydana geldiğini,

probleminçözümü mümkün olmadığından dolayı fırının ayıplı sayılarak müvekkiline iade edildiğini, Müvekkilinin fırını iade aldıktan sonra ... servisi ile iletişime geçtiğini, servisin keşif yaptığını ve parça değişimi yapılmasının gerekli olduğunu beyan ettiklerini ancak buna ilişkin hiçbir onarımın gerçekleştirilmediğini bildirildiğini, iş bu bildirimle ayıplı malın üretici tarafından müvekkili nezdinden iade alınması ihtar edildiğini, ancak üretici firmanın fırını iade alacağını söylemesine rağmen iade almadığını, müvekkilinin her iletişime geçtiğinde çeşitli bahanelerle geçiştirildiğini, Müvekkilinin,

yukarıda izah edilen ihtara binaen üretici firmaya bir bildiri maili gönderdiğini, bu mailde dava dışı fırının satışı yapılan kişi tarafından; ayıbın Üretimden Kaynaklı Olduğu, bu nedenle "Garanti Belgesi Yönetmeliği'nin 5. ve 6. Maddelerinde" belirtildiği üzere fırının garanti kapsamında olduğu, bu nedenle fırının Müvekkiline iade edildiği ifade edildiğini, iş bu iadeden kaynaklı, Müvekkili tarafından üretici firmaya iade işlemi başlatmak istediği ifade edildiğini, Buna istinaden üretici tarafından verilen cevapla; "ürün tamir bakım onarımı için teknik servisin inceleme yaptığını, değişecek malzemelerin bildirildiği,

değişecek ürünlerin ücrete tabi olduğu için değişimin kabul edilmediği" Müvekkiline mail yolu ile bildirildiğini, Müvekkilinin davacıdan satın aldığı ve doğrudan dava dışı üçüncü kişilere sevk ettirdiği ürünlerin tekrardan Müvekkiline iade edildiğini, Ürünler üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamayan Müvekkilinin defalarca davacıdan ürünleri iade almasını talep etse de davacının hiçbir Ģekilde geri dönüş sağlamadığını, Ürünlerin halen Müvekkilinin iş yerinde bulunduğunu, Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının bu husustan kaynaklandığını,

Davacının ürünlerinin iade alması gerekirken ayıplı ve kullanılamayan ürünleri iade almayıp alacağı varmış gibi kötü niyetli biçimde başlattığı icra takibinin ve buna istinaden açılan işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, izah edilen tüm nedenlerce, davacı yanın haksız ve açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olan, kötü niyetli itirazın iptali davasının reddine ve takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, Davacının ayıplı ürünleri müvekkiline sattığını, Müvekkilinin ürünlere hiç temas etmeden tamamen davacının ticari itibarına güvenerek ürünleri dava dışı üçüncü kişilere satarak sevkini sağladığını,

Ürünlerin ayıplı olduğu ortaya çıktığında satılan ürünlerin bedel ödenmeden müvekkiline iade edildiğini, Müvekkilinin ürünlerin iade alması adına davacıyla iletişime geçmişse de herhangi bir sonuç alamadığını, Tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini etmiştir.

Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.

Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar)

Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; davaya konu icra dosyası, iş bu dosya ile uyaptan ilişkilendirilmiştir.

Somutlaştırma yükü kapsamında, mahkememizce ara karar ile, Taraf vekillerine aralarındaki ticari ilişkinin niteliği de daha net belirtilerek takip konusu faturalar ve ayıplı olup olmadığı tartışmalı olan mallara dayanan faturalar yönünden takip miktarı ile bağlantısı bakımından açıklama yapmaları için süre verilmiştir. Taraflar ara karar gereği beyanda bulunmuşlardır ve davalı vekili, takip eden duruşmada da takip konusu faturalarla ilgili her hangi bir borcun söz konusu olmadığını, cari hesaptan kaynaklı davacının iddia ettiği alacağın bahsettikleri ve ayıp iddiasında bulundukları faturalarla ilgili olduğunu beyan etmiştir.

Dosyaya bakıldığında; dava dilekçesinde açıkça, ... tarih ... nolu 323.644,15 TL, ... tarih ... nolu 62.851,75 TL faturalardan kaynaklı bakiye 245.505,95 TL bakiye alacaktan kaynaklı olarak Antalya ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını beyan etmiştir.

Davalı ise cevap dilekçesinde, bu hususu teyit etmiş ancak devamında müvekkilinin ... tarihli ... nolu 136.842,04 TL bedelli faturada belirtilen ürünleri ve dilekçe ekinde de yer alan diğer ürünleri davacıdan satın alarak dava dışı üçüncü kişilere sattığını, ancak bahse konu faturalarda belirtilen ürünlerin ayıplı çıktığını, dava dışı üçüncü kişiler tarafından bedeller ödenmeden iade edildiğini, müvekkil tarafından bahse konu faturalardaki ürünlerin ayıplı olduğundan dolayı kullanılamadığının bildirildiğini, davacı tarafından onarım yapılacağı veyahut iade alınıp yenisi ile değiştirileceğinin belirtildiğini,

aradan uzun bir zaman geçmiş ve ürünlerin onarımı yapılmadığı gibi iade de alınmadığını beyan etmiştir.

Mahkememizce deliller toplanmış ve taraf ticari defterlerinin incelenmesine dair ara karar kurulmuştur.

HMK m. 222 gereği. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir.

Taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre;

Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğü ... Vergi Kimlik Numarasında kayıtlı davacı ...’in vekilinin dosya kapsamına ibraz etmiş olduğu flash bellek içerisinde mevcut ... yılları ticari defterleri kapsamında yapılan tetkik ve incelemelerde Davacı şirketin ... yılı ticari defter kayıtlarını ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E imza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu.

Davacı tarafın ... yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carinin muavin kaydını ... hesap kodundan takip ettiği, rapordaki tabloda yer alan muavin kaydından da görüleceği üzere Davacının ... yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacının, Davalıdan takip tarihi itibariyle 243.702,08 TL alacaklı olduğu gözüktüğü, Bu alacak tutarının takip konusu faturalarında yer aldığı cari hesap içerisinden bakiye kalan tutar olduğu, Davacı tarafça eldeki davada takibin 245.505,95 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamı talep edildiği,

Davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre; Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı davalı şirket ... yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, Davalı tarafın ... yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carinin muavin kaydını ... hesap kodundan takip ettiği, rapordaki tabloda yer alan muavin kaydından da görüleceği üzere Davalının ... yılı ticari defter kayıtlarına göre Davalının, Davacı tarafa takip tarihi itibariyle 243.704,94 TL borçlu olduğu gözüktüğü, bu borç tutarının takip konusu faturalarında yer aldığı cari hesap içerisinden bakiye kalan tutar olduğu hususları belirtilmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır.

Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen).

Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).

Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Yeniden rapor ve/veya ek rapor alınmasını gerektirir teknik bir itiraz mevcut değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.02.2020 tarih ve 2017/2076E., 2020/117 K. sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, temel olarak, itirazın iptali davalarında, alacaklı sadece takipte dayandığı belgelere dayanabilir. İş bu davalar, takiple sıkı sıkıya bağlı davalardır.

Somut olayda, davacının, takip konusu ettiği faturalar, ... tarih ... nolu 323.644,15 TL, ... tarih ... nolu 62.851,75 TL faturalardır ve bunlardan kaynaklı bakiye 245.505,95 TL bakiye alacak dava konusu edilmiştir. Taraflar arasındaki genel cari hesap ilişkisinden kaynaklı bir takip yoktur. Davalı ise, bu faturalardan başkaca faturaya ve bahsettiği fatura konusu mala ilişkin ayıp iddiası gereği savunmada bulunmuştur.

Dava konusu edilen faturalara, içeriğe, bedele ilişkin bir itiraz yoktur. Davalı ileri sürdüğü fatura ise dava konusu değildir. Genel cari hesap ilişkisindeki olası anlaşmazlık bedellerinin davalının ileri sürdüğü fatura kaynaklı olabileceği muhtemeldir ki takibin cari hesaba genel olarak dayanmaması, davalının bahsettiği faturanın dava ve takip konusu olmaması nedeniyle mahkememiz kabulü bu yöndedir.

Bu nedenlerle, iddia edilen faturalardan kaynaklı davacının alacağının olduğu, varsa olası anlaşmazlığın davalının bahsettiği faturadan kaynaklı olabileceği ancak dava ve takip konusunun bu olmadığı, bilirkişi raporu içerik bölümünden de anlaşılmakla, takip ve dava konusu olmayan faturaya yönelik bir inceleme yapılmayarak, davalının ticari defterleri ile uyumlu olan tutar kadar, davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla. Davanın kısmen kabulü ile; davalının Antalya ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 243.702,08.-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;

Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir.

İcra inkar tazminatının şartları şunlardır:

a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.

Dosyaya baktığımızda; anılan şartların var olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 243.702,08 TL asıl alacak üzerinden devamına,

2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile; 48.740,41.-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacı tarafça yatırılan 269,85 ₺'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 2.864,45 ₺ peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan 13.782,83 ₺'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (Toplam harç hesabı: 243.702,08*68,31/1000=16.647,28 TL - 2.864,45 TL = 13.782,83 TL)

5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,

6-Davacı tarafça yatırılan ve yukarıdaki (3) ve (4) numaralı hüküm fıkraları ile mahsubuna karar verilen toplamda 3.134,30 ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 3.060,25 ₺'nin, haklılık durumu gereği; 3.029,00 ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00 ₺'nin; haklılık durumu gereği, 3.088,00 ₺'sinin davalıdan alınarak, 32,00 ₺'sinin davacıdan hazineye gelir kaydına,

9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 38.555,31 ₺ vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 1.803,87 ₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili Sn. Av. ... ve davalı vekili Sn. Av. ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/526, K. 2024/282, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/526
Karar No
2024/282
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/526 K.2024/692
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/526 K.2024/208
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/526 K.2024/164
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/527 K.2024/224
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/527 K.2024/368
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/527 K.2024/391

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.