KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/769
- Karar no
- 2024/552
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2023
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili tarafından kullanılmakta olan davalı banka ticari hesabından ... tarihinde bilgisi dışında mobil bankacılık üzerinden ... adlı birine havale yapılmış ve kendisi kredi kullanmış gösterildiğini, oysa ki kredi kullanan vekilden olmayıp davalı bankanın güvenlik açığı sebebiyle tamamen bilgisi ve rızası dışında bu işlem gerçekleştiğini, vekilden olay sonrası suç duyurusun da bulunmuş Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ...
Soruşturma numaralı dosya ile soruşturma devam ettiğini, müvekkilinden hem ticari kredilerinin zedelenmemesi hem de bankanın kullanılan kredileri bankaya ödemek zorunda olduğunu söylenmesi üzerine kredileri bankaya ödemeye devam ettiğini, vekilden hesabından ... TL kredi ve ... TL Taksitli avans olmak üzere ve ... TL de hesaptan olmak üzere toplam ...
TL çekilmiş ve bu bedel de izni ve rızası dışında başka hesaba havale edildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin uğradığı zararın ödeme tarihi uyarınca en yüksek mevduat faizi ile davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle HMK 116 maddesi gereğince yetki itirazında bulunduklarını, iş bu davaya ANTALYA Mahkemelerinin bakma yetkisinin bulunmadığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar, yetki sözleşmesinde, aksini kararlaştırmadıkça, dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede veya mahkemelerde açılabileceğini, bu durumda, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi,
münhasır yetki sözleşmesi şeklinde olduğunu, taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, yani yetki sözleşmesinin münhasır olmayan yetki sözleşmesi şeklinde olmasını istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerektiğini, buna göre “Yetki sözleşmesiyle yetkili kılınan mahkemeler kesin yetkilidir.” HMK.
17 maddesine göre yetki sözleşmeleri açısından genel yetkili mahkemede dava açılmasının mümkün olmadığını, ayrıca dava dilekçesi içeriğinden davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı açıkça anlaşıldığını, Arabuluculuk Kanunu m.18/A'nın 2'nci fıkrasının son cümlesinde “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmü bulunduğunu, HMK 115/2 maddesinde.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Zorunlu arabuluculuk dava şartı, sonradan giderilebilir nitelikte bir dava şartı olmadığını, Arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, esasa ilişkin ise; dava konusu işlemler mobil bankacılık kanalı üzerinden gerçekleştirildiğinden kusur ve sorumluluğun tamamen ve sadece davacıda olduğunu, davalı banka üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirmiş olup haksız ve mesnetsiz davanının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, davalı banka nezdindeki hesabından dava dışı üçüncü kişilerin haksız biçimde para transferi gerçekleştirdiklerini, davalı bankanın hesap güvenliğini sağlayamadığını ve bu sebeple dava dışı kişilerin transfer ettikleri miktar kadar bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı taraf yetki itirazında bulunmuş, davanın zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan ikame edildiğini ve davanın reddini savunmuştur.
01/01/2019 tarihinden itibaren açılan davalarda geçerli olmak üzere 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 5.maddesinden sonra gelmek üzere MADDE 5/A “(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir." düzenlemesi getirilmiştir.
7155 Sayılı Kanun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna 4.bölümden sonra gelmek üzere "dava şartı olarak arabuluculuk başlığıyla" 5.bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiştir, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
"Dava şartı olarak arabuluculuk "
MADDE 18/A -(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecini aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verir..." düzenlemesi getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmede; ... tarihinde açılan alacak davasında 7155 Sayılı Kanun gereği arabuluculuğa başvuru dava şartı olup dava dilekçesi ekinde davacı tarafın arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklemediği,
davacı vekilinin ** tarihli beyanı ile arabulucuya başvurulmadan dava açıldığını beyan ettiği, dikkate alındığında ilgili Kanun 18/A maddesi gereğince davacı tarafa son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye ibraz edilmesi yönünde ayrıca ihtarname tanzim edilmeksizin dava tarihi olan 20/11/2023 tarihinden önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/769, K. 2024/552, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama