KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/420
- Karar no
- 2025/309
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 10/01/2025
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ... ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu ...ne Ait ... tarih ve ... nolu hesaptan Eft dekontu ve ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı ... tarih Ve ... Sıra Nolu ve ... özel nolu borç tah. makbuzu ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) .../... D. iş esas ve .../... D. İş karar sayılı ilamına konu herhangi bir borcunun olmaması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve takibin iptaline karara verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas, .../... Karara sayılı görevsizlik ilamı ile mahkememize gönderildiği görülmüştür.
...'na müzekkere yazılarak davaya konu hesabın niteliği sorulmuş, gelen yazı cevabında ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasına konu ana hesabın ... nolu ... ile ... / ... şube müşterisi ...'ya ait bireysel hesap olduğu, ... tarihinde ortak bireysel hesaba çevrildiği anlaşılmıştır.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir.
Ticaret hayatının temel öznesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun maddeleri doğrultusunda; dava; TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) değildir. Davanın ticari nitelikte kabul edilebilmesi için TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Davacının tacir olmadığı gibi ...nın ... tarihli cevabi yazısından davaya konu banka hesabının bireysel nitelikte bir hesap olduğu, banka ile davacı arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, dolayısıyla davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği anlaşılmıştır.
Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/420, K. 2025/309, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama