İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/508 K.2026/266

Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/508Karar2026/266Tarih27 Mart 2026Okuma16 dk · 3.250 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
27 Mart 2026
Esas no
2025/508
Karar no
2026/266
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
11/10/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.250 kelime·16 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... Şirketi yetkilisi vefat eden ...’in eşi olduğunu, ...’in davalı şirketten inşaat malzemeleri alarak yaklaşık ... TL borçlandığını, ayrıca davalı şirket yetkilisi ...dan ... TL elden olmak üzere toplamda ... TL’ye yakın banka yoluyla borç para aldığını, ...’in almış olduğu malzeme ve para borçlarına karşılık parça parça toplamda ...

TL tutarında davalı şirket yetkilisi ...ya senet verdiğini, ...’in asıl borçlusu davacının ise kefil olarak imzası bulunan ... TL’lik teminat olarak verilen senedin davalı ... ... A.Ş tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../...

Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davacının eşinin zorlamaları sonucunda kefil olarak söz konusu senedi imzalamak zorunda kaldığını ve davacının kefil olarak borçlusu bulunduğu dosya borcunun karşılığını gayrimenkulleri üzerinden fazlası ile ödendiğini, davacıya ait ... ili ... Mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bulunan ... ... dan 1 adet dublex dairenin ...’ya verildiğini, ... ili ... ilçesi ...

Mahallesine kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı davacıya ait taşınmazın ise davalı şirket yetkilisi ... tarafından ... Bankasından davalı şirket adına çekilen ... TL tutarındaki kredi nedeniyle ipotek verildiğini, ...

Şirket yetkilisi merhum ... tarafından borçlarına karşılık müteahhitliğini yaparak kendi arsaları üzerindeki inşa ettiği ...’in annesi ...’e ait ... ili ... ilçesi ... ada ... nolu parselde bulunan ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin de davalı şirket yetkilisinin eşi ...’ya verildiğini, tüm bunlara ek olarak ... tarafından ... TL, ... TL, ... TL tutarlarında olmak üzere toplamda ... TL’lik çek verildiğini ve ...

TL muhatap şirket yetkilisi ...ya makbuzlu olarak elden ödeme yapıldığını, davacı tarafından devredilen daireler, davacının ikamet etmiş olduğu daire üzerinden kullanılan ipotek, ... tarafından verilen gayrimenkuller dikkate alınmadan icra takibine girişildiğini, ayrıca davacının ortağı olduğu ... plakalı araç üzerine haciz konulduğunu ve satışı istenildiğini, davalı ... ... A.Ş şirket yetkilisi ... nın Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../...

Esas sayılı dosyasındaki alacağının bir kısmını diğer davalılara muvazaalı şekilde devrettiğini, ... ... A.Ş’ye ... adına Antalya ...

Noterliği’nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız ve hukuka aykırı suç teşkil eden işlemlere ilişkin yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, arabuluculuk başvurularından sonuç alınamadığını beyanla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Türk Medeni Kanunu’nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı hareket etmek sureti ile başlatılan Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../...

Esas sayılı icra takibinin iptaline, davalının takibe konu miktarın %20 si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı icra takibinin dava sonuçlanıncaya dek tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... ... A.Ş. ve ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle. Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... E. sayılı dosyası üzerinden, ... tarihinde, alacaklı ... ...

A.Ş. tarafından borçlular ..., ... hakkında kambiyo takiplerine özgü takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, her iki borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiğini, icra takibinin kesinleşmesi üzerine alacaklı tarafça haciz işlemlerine başlanıldığını, borçluların menkul ve gayrimenkul malları üzerinde kaydi hacizler vs. talep edildiğini, ... tarihinde icra müdürlüğünde alınan ödeme taahhüdünün ihlali üzerine icrai işlemlere kalındığı yerden devam edildiğini ve dosyadan hacizli olup, borçlu ... adına kayıtlı otobüsün ortaklığın giderilmesi yolu ile satışı işlemlerine başlandığını, davacının bu süreçte arabuluculuk kurumuna başvurarak,

taraflarınca kabul olmayan bir takım ödeme iddiaları ile söz konusu icra dosyasından borçlu olmadığını beyan ettiğini, davalı ... ... A.Ş. ile davacı ...’in müteveffa eşi ...' in sahibi bulunduğu dava dışı ...

Şti. arasında 2017 yılı başından itibaren ticari ilişki bulunduğunu, davalı firmadan mal alımı yapan ...’in dönem dönem davalı firma yetkilisi ...' dan ayrıca borç para da aldığını, işbu mal alım satımı ve borç ilişkisinden doğan borçlarına karşılık davalı firmaya senetler verdiğini, alınan bu senetlerden birinin de; eldeki davaya konu icra takibine dayanak yapılmış olan, ... ödeme tarihli, asıl borçlusu müteveffa ..., kefili ise huzurdaki davada davacı olan ... olan senet olduğunu, ...' in vefatı üzerine,

davacı ...’in, işbu borçlardan kurtulmak adına, haksız ve yasal dayanaktan yoksun şekilde, yargı yolunu kullanmaya başladığını, hatta davacının reddi miras davası da açmış olduğunu duyduklarını, senede karşı senetle ispat kuralı gereği bir kambiyo evrakına bağlı bulunan işbu alacağın aksinin ispatının ancak senetle mümkün olduğunu, davacının bu yönde tanık dinletmesine kesinlikle muvafakat etmediklerini, davanın davalılardan ... yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça Menfi Tespit davasına konu edilen Antalya ...

İcra Müdürlüğü' nün .../... E. sayılı dosyası üzerinden ... tarihinde, alacaklı ... ...

A.Ş. tarafından borçlular ..., ... haklarında kambiyo takiplerine özgü takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, her iki borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiğini, davanın esasına ilişkin dosyanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı ... ... tarafından mahkememiz nezdinde açılan davada ileri sürülen kişisel defiler, davalı ...’a karşı ileri sürülemeyeceğini, dava dilekçesinde yer alan bir takım iddiaların, kişisel defi niteliğinde olduğunu ve yasa gereğince tarafları bağladığını, bu sebeple davalı ...' a karşı işbu davada husumetin yöneltilemeyeceğini,

davanın bu davalı yönünden husumetten reddi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının açmış olduğu haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle esasa girilmezden evvel usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddi ile davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olarak arabuluculuk müssesine başvurulmaksızın, davalı ... yönünden açılan davanın esasa girilmeksizin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının ... tarihinde arabuluculuk kurumuna başvurarak bir takım ödeme iddiaları ile söz konusu icra dosyasından borçlu olmadığını beyan ettiğini, dosyanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı ... tarafından mahkememiz nezdinde açılan davada ileri sürülen kişisel defilerin davalı ...’e karşı ileri sürülemeyeceğini, bu sebeple davalı ...'e karşı iş bu davada husumet yöneltilemeyeceğini,

davanın bu davalı yönünden husumetten reddi gerektiğini, davalılardan ... ... A.Ş. yetkilisi ...'nın ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik süreç nedeniyle nakit ihtiyacı nedeniyle davalı ...'den ... de banka havalesi ile iki kalem halinde toplamda ... TL borç para aldığını davalının verilen ödünç paranın iadesini sağlamaması üzerine davalılardan .... ... A.Ş. yetkilisi ... nın, ...'e alacaklı bulunduğu Antalya ... icra Müdürlüğü'nün .../...

E. sayılı dosyasının borç meblağı kadarlık kısmını temlik etmeyi teklif ettiğini, ve akabinde yasaların uygun gördüğü şekil ve usulde temlik işlemi gerçekleştirildiğini, iş bu borç ve karşılığında yapılan temlik konusunda temlik sözleşmesinin tarafları arasında ihtilaf bulunmadığını, davacı tarafın, eldeki davada bedelsizlik iddiasında bulunduğunu, bedelsizligi ispat yükünün davacı borçluda olduğunu, borçlunun bedelsizlik iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacının bu yönde tanık dinletmesine kesinlikle muvafakat etmediklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,

davacının açmış olduğu haksız ve mesnetten yoksun davanın öncelikle usulden reddine; esasa girilmesi halinde davanın esastan reddi ile davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Taraflara dava dilekçesi, duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır.

Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... sayılı takip dosyasının bir örneği uyap sistem üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde: ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL'lik bonoya dayalı olarak lehtar davalı şirket tarafından ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu alacağın devrine ilişkin sözleşme ile icra takip dosyasındaki alacağın ... TL'lik kısmının ... tarafından temlik alındığı, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu alacağın devrine ilişkin sözleşme ile bu kez takip dosyasındaki alacağın ... TL'lik kısmının davalı ... tarafından alacağın devrine ilişkin sözleşme ile temlik alındığı görülmüştür.

... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazda ...'e ait tedavüllü tapu kaydı, ... Bankası tarafından konulan ipoteğe ilişkin resmi senet örneği, ... ili ... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölümün ilk tesisinden itibaren devirlerini gösterir resmi senet örnekleri ile ... ili ... ilçesi ... ada ... parselde kayıtlı ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin ... ... tarafından ...'ya devrine ilişkin resmi senetlerin bir sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı ...'nın davalı ... ... A.Ş.'nin yetkilisi olduğuna dair kayıtlar celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Taraflar arasındaki ticari ilişkinin (alım, satım vb) ne olduğu, dava konusu senedin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı konusunda mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Davalı tarafın ibraz etmiş olduğu 2019 yılı ticari defter kayıtlarının TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında dava dışı ... Şirketine ilişkin carisi ... ve ... Hesap Kodlarından, ...'e ait carisini ise ... ve ... Hesap Kodlarından takip ettiği,

Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre Davalının dava dışı ... Şirketinden ... TL Alacaklı gözüktüğü,

Davalı şirketçe söz konusu alacağın ... Şüpheli Alacaklar Hesap Kodundan takip edildiği,

Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre Davalının dava dışı ...'den cari hesaptan kaynaklı ... TL Alacaklı gözüktüğü,

Takip konusu ... tarihinde düzenlenen ... vadeli ... TL bedelli senedin cari hesap bakiyesine istinaden verilen senet olduğu anlaşıldığı,

Davalı şirketin ticari defter kayıtlarında bono bedelinin tamamen ya da kısmen ödendiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı,

Davalı şirketçe söz konusu alacağın ... Şüpheli Alacaklar Hesap Kodundan takip edildiği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.

Dava dışı ... Şirketi'nin ticari defter ve belgelerinin ibrazı için ihtarname tebliğ edilmiş, ancak ticari defter ve belgeler 3. Kişi tarafından ibraz edilmemiştir.

Mahkememizin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurlmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile; "...Takip konusu ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli, ... TL bedelli bononun incelenmesinde; keşidecisinin dava dışı ..., avalistin davacı ..., lehtarının ise davalı şirket olduğu, takibin davalı şirket tarafından keşideci ve avaliste karşı başlatıldığı, takipten sonra noterde düzenlenen 2 ayrı belge ile alacağın bir kısmının davalı ...'a, bir kısmının davalı ...'e temlik edildiği anlaşılmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 778. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken TTK'nın 702. maddesinin birinci bendine göre; aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmiş ise aynen onun gibi sorumlu olur. Bu hükümden anlaşılması gereken, aval veren ile lehine aval verilenin sorumluluklarının (şartı ve derecesinin) aynı olduğudur. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile fer'i nitelikte değildir.

Dava konusu bono, şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Somut olayda; davacı borçlu, emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu fazlasıyla ödediğini ileri sürdüğüne göre bu hususu ispatla yükümlüdür. Davacı taraf senede karşı senetle ispat kuralı gereği iddiasını aynı kuvvette kesin bir delille ispatlamalıdır.

Davalı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde, takip konusu bono, ...'in davalıya olan açık hesaptan kaynaklı ... TL borcuna ilişkin olarak tahsilat amaçlı kaydedilen bir bonodur. Bono bedeli ile açık hesaptan kaynaklı borcun tutarı aynıdır. Bunun dışında defterlere göre davalı şirketin, ...'in yetkilisi olduğu ... Şti.'den de ... TL alacağı mevcuttur.

Mahkemece, dava dışı ... şirketinin ticari defterlerinin incelenmesi konusunda bu şirkete HMK'nın 221. maddesi uyarınca muhtıra çıkartılmış ise de, defterler sunulmadığından, herhangi bir incelemenin yapılamadığı ve davacı vekilinin gerek rapora itiraz dilekçesinde, gerekse istinaf dilekçesinde bu konuda herhangi bir beyan ve itirazda bulunmadığı görülmüştür.

Davacının ödeme iddiası, davalı şirket yetkilisi ...'nın eşi ...'ya yapılan taşınmaz devirlerine, ... tarafından ayrı ayrı 3 adet olmak üzere toplam ... TL tutarlı verilen çeklere, ... TL elden yapılan ödemeye ve kendisine ait hisseli aracın davaya konu takip dosyasında ortaklığın giderilmesi yoluyla satılarak, paraya çevrilmiş olmasına dayanmaktadır.

Davalının kabul etmemesi ve taşınmaz devirlerinin bedeli ödenerek yapılan devirler olduğunun savunulması, tapu kayıtlarında devir sebebinin satış olarak gösterilmesi, devrin hukuki ilişkinin tarafı olmayan ...'ya yapılmış olması karşısında, bu taşınmaz devirlerinin takip konusu bono borcuna istinaden yapıldığının ispatlanamadığına yönelik mahkeme kabulü isabetli görülmüş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır. Aynı şekilde davacı tarafça verilen ipoteğin, bono borcuna istinaden verildiğini gösteren herhangi bir yazılı delil bulunmamaktadır. ... TL elden ödeme iddiasının incelenmesinde ise, davacı taraf bu konuda var olduğunu iddia ettiği makbuz konusunda herhangi bir bilgi ve belge ibraz etmemiştir.

Dava dilekçesinde sadece miktarları yazılı olan çeklerle ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, davacıdan çeklerin tüm ayrıntısıyla bilgisinin alınıp, suretlerinin dosyaya celbi sağlanarak, bu çeklerin davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadıkları, kayıtlı iseler borçtan düşümünün yapılıp yapılmadığı, muhatap bankalara müzekkere yazılarak, çeklerin varsa önlü arkalı görüntülerinin istenip, ödenip ödenmediklerinin sorulması,

iddia edilen çeklerin var olduğunun, ödendiğinin ve ayrıca çeklerin davalı defterlerinde borçtan mahsubunun yapılmadığının anlaşılması halinde, ödemenin takip konusu bononun düzenlenme tarihinden sonra yapılmış olması durumunda TBK'nın 101/2. maddesindeki karinenin değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu kabul edilmiştir.

Davacının ödeme iddiaları arasında yer alan, kendisine ait hisseli aracın takip dosyasında ortaklığın giderilmesi yoluyla satılarak, paraya çevrilmiş olması ile ilgili olarak, davacının ileri sürdüğü bu sebep, takipten sonra ve fakat davadan önceki bir sürece ilişkin olup, davacı takip konusu bono borcunun takipten önce fazlasıyla ödenmiş olduğunu ileri sürdüğüne göre, takip sırasında aracının satılarak paraya çevrildiği iddiasını da ancak bir istirdat talebinin dayanağı olarak belirtebilir.

Diğer bir anlatımla, takip borcunun takipten evvel zaten ödendiğini belirten davacı, takip sırasında aracı satılarak yapılan ödeme tutarını menfi tespit talebine bir sebep olarak ileri süremez; sadece istirdat talebine konu edebilir. Dava ise sadece menfi tespit istemli açılmış olup, dava dilekçesinde istirdata yönelik bir talep bulunmamaktadır.

İstinaf dilekçesinde takip dosya borcu ödendiğinden davanın istirdata dönüştüğünün belirtilmesi ise, dava sırasında dosya borcunun ödenmesi sebebiyle menfi tespit davasının istirdata dönüşmesi kuralı ile ilgilidir. Bu nedenle adı geçen araç satışının irdelenmediğine yönelik istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.

Davalıların katılma yoluyla istinaf başvurularının incelenmesinde; İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca, alacaklı lehine tazminata karar verilebilmesi için verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararının bulunması gerekli olup, eldeki davada bu madde uyarınca verilen bir tedbir kararı olmadığından, davalılar lehine tazminata hükmedilmemesi isabetli bulunmuş, davalılar vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiştir.

Sonuç olarak, davalılar ... A.Ş. ve ... vekili istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince katılma yoluyla istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına..." karar verilmiştir.

Dava dosyası Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldıktan sonra yeniden yapılan yargılamada: Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda davacı tarafa dava dilekçesinde sadece miktarları yazılı olan çeklerin muhatap banka, tarih, bedel ve çek numaralarına ilişkin ayrıntılı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı tarafça verilen beyan üzerine ilgili banka şubesine müzekkere yazılmış, banka tarafından çeklerin detay bilgilerinin verilmesi halinde araştırma yapılacağı bildirilmiş, ancak davacı tarafça buna ilişkin beyanda bulunulmamıştır.

DİLEKÇELERİN İNCLENMESİ SONUCUNDA; Dava, İİK 72/3.maddesi gereğince takipten sonra açılan takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olunmadığının tesipiti istemine ilişkindir.

Davacı tarafça takibe dayanak bononun davacının eşinin temsilcisi olduğu şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle verildiği, davacının bonoda kefil sıfatıyla borçlu olduğu, ancak takibe dayanak bono bedelinin davacı adına kayıtlı taşınmazların davalı şirket temsilcisinin eşi adına devri ayrıca davalı şirket yetkilisinin kullandığı krediye karşılık ipotek verilmesi sebebiyle son bulduğu, senet nedeniyle borçlu olunmadığı belirltilmişir.

Davalı tarafça ise bononun teminat senedi niteliğinde olmadığı, bononun taraflar arasındaki ticari ilişki ve para alışverişi nedeniyle verildiği, davacının iddia ettiği ödemelerin bonoda belirtilen tutara ilişkin olmadığı gerekçesiyle davanın reddi talep edilmiştir.

Davalı tarafça davanın ispatına ilişkin tanık dinletilmesine muvafakat edilmemiştir.

6100 sayılı HMK 200. Maddesinde; "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir."

201. Maddesinde de; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." şeklinde düzenlenmiştir.

YHGK. 12/10/2011 tarih, E.2011/19-473, K.2011/607 sayılı emsal içtihadında; "... bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bir ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır.

Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdünde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır.

Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır..."

Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 06/05/2019 tarih 2017/7376 Esas, 2019/4140 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Bilindiği üzere kambiyo senedi ( bono ) sebepten mücerret olup, bono nedeni ile borçlu olmadığının ispatı ancak yazılı delille mümkündür.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.

Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.

Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur..."

YHGK. 12/10/2011 tarih ve E.2011/19-473, K.2011/607 sayılı emsal içtihadında da; "...kambiyo senedi olan bono, kanunen emre yazılı bir kıymetli evraktır. Borçluya, borçlu olduğu edayı yerine getirmekten imtina etme yetkisini ifade eden def'iler emre yazılı kıymetli evrakta klasik olarak senet metninden anlaşılan def'iler, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğüne ilişkin def'iler ve taraflar arasındaki ilişkiye dayalı şahsi def'iler olarak üç gruba ayrılmaktadır. Yazılı belge niteliğinde olan bonoya karşı ileri sürülebilecek bedelsizlik gibi kişisel def'ilerin kural olarak yazılı bir belge ile ispatı gerekmektedir..." şeklinde belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas (Kapatılan ... İcra Müdürlüğünün .../...) sayılı takip dosyasında takibe dayanak bonoda malen kaydının bulunduğu, dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin taraflarca kabul edildiği, bunun yanında borç para alışverişinin olduğunun da beyan edildiği,

davalının ticari defter ve belgelerinde bonoda belirtilen tutarda dava dışı şirketten alacaklı olunduğu görülmüştür. davacı tarafça takibe dayanak kambiyo senedindeki borcun davalı şirket temsilcisinin eşine ait taşınmazın devri, davalı şirket temsilcisinin bankadan çektiği krediye taşınmazın ipotek olarak verilmesi karşılığında ayrıca başkaca bir kısım taşınmazların devri suretiyle ödendiği iddia edilmiş ise de; buna ilişkin yazılı bir delil dosyaya ibraz edilmemiş, davalı tarafça da bu devirlerin takibe dayanak senede ilişkin olduğu hususu kabul edilmemiştir.

Davacının davanın ispatına ilişkin dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olduğu görülmüştür. Mahkememizce davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmadıkları sorulmuş, bu hususta yemin deliline dayanmadıkları görülmüştür.

Alacağın temliki suretiyle icra takip dosyasındaki alacağın bir kısmını temlik alan davalılar ... ve ... yönünden de yazılı delil sunulmadığı görülmüştür.

Yine dava dilekçesinde belirtilen çekler yönünden de yukarıda tarih ve sayısı belirtilen çeklere ilişkin davacı tarafça açıklayıcı beyanda bulunulmaması nedeniyle söz konusu çekler yönünden uyuşmazlığa ilişkin BAM kararı doğrultusunda değerlendirme yapılamamış, açıklanan gerekçelerle önceki kararımız doğrultusunda davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar davalı tarafça İİK.72/4. Maddesi kapsamında davacı aleyhine tazminat talep edilmiş ise de; takipten sonra açılan menfi tespit davasında mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmediği görülmekle koşulları ve yasal unsurları oluşmayan tazminat isteminin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,

4- Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,

5- Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın İADESİNE,

Dair, davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026

Başkan ... · ¸E- İmzalı · Üye ... · ¸E- İmzalı · Üye ... · ¸E- İmzalı · Katip ... · ¸E- İmzalı

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/508, K. 2026/266, 27 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/508
Karar No
2026/266
Tarih
27 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/508 K.2026/197
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/510 K.2026/174
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/510 K.2026/186
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/510 K.2026/213
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/510 K.2026/161
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/511 K.2026/217

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.