KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- Esas no
- 2025/622
- Karar no
- 2026/232
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 31/07/2025
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket ... A.Ş. ile davacı arasında ticari ilişki kapsamında davalı şirketin ... tarihli ve ... TL bedelli ... Şubesine ait ... seri numaralı çeki düzenlediğini ve ödeme aracı olarak verdiğini, davacı şirketin çeki ... tarihinde bankaya ibraz ettiğini ancak "İşbu çek hesap müsait olmadığından ödenemediğini, hamilin talebine istinaden bu çeke ilişkin banka sorumluluk tutarı olan ...
TL banka tarafından ödenmiştir." kaşesi ile banka tarafından sorumluluk tutarı ödenmiş olup kalan tutarın tahsil edilemediğini, çekin Türk Ticaret Kanunu ve Çek Kanunu kapsamında kıymetli evrak niteliğinde olup, davalı şirketin borcunu ödemediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk kapsamında Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı şirkete usulüne uygun şekilde yapılan tebligatlara rağmen ulaşılamadığını,
bu sebeple arabuluculuk sürecinin ... tarihinde olumsuz sonuçlandığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin malvarlığını kaçırmasının ve alacağın tahsilinin imkansız hale gelmesinin önlenmesi amacıyla, dava konusu alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin banka hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir konulmasına, davalının çek bedeli olan ...
TL'yi, çekin ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödemesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, mahkeme masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, cevap vermeyerek davanın reddini istemiştir.
... Şubesine müzekkere yazılarak dava konusu çekle ilgili olarak çekin ibrazına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, gelen cevabi yazıda; ... numaralı çekin ... tarihinde Bankaya davacı şirket tarafından ibraz edilerek banka sorumluluk tutarı ...-TL ödendiği, karşılıksız kalan kısım ...-TL olduğu bildirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından verilen çekin karşılıksız çıkması sebebiyle açılan alacak istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/02/2022 tarih, 202 : 2021/(19)11-659 Esas, 2022/82 Karar sayılı emsal içtihadında; "...6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı TTK) 557. maddesinde kıymetli evrak “Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunlarda mündemiç olan hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemediği gibi başkalarına da devredilemez.” şeklinde tanımlanmıştır. Kıymetli evrak olmasının yanında kambiyo senedi olan çek; Kanun’da öngörülen sıkı şekil şartlarına bağlı olarak düzenlenen, para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir.
20. Çek kanunen emre yazılıdır (nama veya hamiline de yazılabilir). Çek açıkça emre kaydını içermese bile ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilir. Çek düzenleyen muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Çek bir ödeme aracı olduğundan çekte vade olmaz, ibraz süreleri kanunda olabildiğince kısa tutulmuştur. Çek muhatap bankaca görüldüğünde ödenir (Poroy, Reha/ Tekinalp, Ünal: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Ankara 2018, s. 309 vd.).
21. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. Çekin muhatap bankaya ibrazı, çekin, ödenmesi için bankaya, dolayısıyla bankanın incelemesine sunulması, zilyetliğin geçici olarak bankaya bırakılmasıdır (Poroy/ Tekinalp, 379, 381).
22. Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Bir başka anlatımla, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlenmesi esastır (Bozer, Ali/Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2018, s.68)..." şeklinde belirtilmiştir.
Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16/12/2024 tarih, 2024/825 Esas, 2024/9047 Karar sayılı emsal içtihadına dayanak İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 16.11.2023 tarih, 2020/1863 Esas, 2023/1841 Karar sayılı emsal kararında; "...çek kıymetli evrak olup, sebepten mücerret bir ödeme aracıdır. Çek kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir ve çek bir ödeme aracıdır.
Çekin, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle avans olarak verildiğinin davacı yanca kesin delillerle kanıtlanması gerektir. Tarafların beyanı ile çeklerin satım bedeli olarak verildiği sabittir. Davacının beyanlarına göre taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu ve tekstil piyasasındaki teamüllere göre henüz teslim edilmeyen bazı ürünlerin bedelinin önceden ileri tarihli (avans) çeklerle ödenmektedir.
TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2014/6700-9688 E.K. Sayılı 22.05.2014 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler.
Mahkemece bu maddenin dikkate alınarak ispat yükünün davalıya yükletilmesi yerindedir. Zira, ödeme aracı olan ve yazılı belge niteliğindeki çeki elinde bulunduran davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının miktar itibariyle borçlu olmadığının yazılı delille kanıtlaması gerekir.
Bu hususta davalının kapanış tasdiki bulunmayan davalı defterindeki kayıtlar ile davanın ispatladığı kabul edilemez. Bir ödeme aracı olan çekin ilerde teslim edilecek emtiaya karşılık avans olarak verildiği ve çek bedeli kadar mal teslim edilmediğini ileri süren davacı bu hususu ispat etmelidir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 21.06.2017 tarih 2016/7961 E. -2017/5343 K.) ..." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve emsal içtihat/kararlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Dava konusu somut olayda, karşılıksız olduğu beyan edilen ... Şubesine ait ... düzenleme tarihli ... TL bedelli çekin davacı tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği ancak banka sorumluluk tutarı dışındaki kısmın karşılıksız kaldığı anlaşılmıştır. Sebepten mücerret olan ve ödeme aracı niteliğindeki çekin ifa yerine düzenlendiği ve davalı tarafından çek bedelinin banka sorumluluk tutarı dışında kalan kısmının ödenmediği anlaşılmakla açılan alacak davasının banka sorumluluk tutarı olan ve ödenen ... TL dışındaki kısım yönünden kabulüne, ... TL yönünden ise açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/622, K. 2026/232, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama