KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Esas no
- 2020/70
- Karar no
- 2020/774
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/01/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/11/2020
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat, gayrimenkul, araç alım-satımı gibi birçok iş kolunda faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet alanlarından birinin de ....'ta bulunan "....." isimli galeri bünyesinde gerçekleştirilen 2.el motorlu kara taşıtı ticari olduğunu, bu faaliyet kapsamında davalının muhtelif bir internet sitesi üzerinden satılık ilanı verdiği .... plakalı aracın, müvekkili tarafından satın alınması hususunda anlaşıldığını,
bunun üzerine müvekkilinin 23/07/2018 tarihinde davalının banka hesabına kaparo bedeli olarak 3.750,00 TL göndermişse de davalının bahsi geçen motorlu taşıtı müvekkilinin davacıya satmayıp söz konusu 3.750,00 TL'nin iadesini gerçekleştirmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyası ile alacağın faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca itiraz ederek icra takibinin durmasına sebep olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın esasına ilişkin olarak müvekkilinin söz konusu aracı satmadığını, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini beyan ettiğini, ancak davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, söz konusu aracın davacının aracı satın almaması üzerine 1 ay sonra 14/08/2019 tarihinde başka birine satıldığını, ödemiş olduğu ücretin bağlanma parası değil, cayma ücreti olduğunu, bu yönde fatura kesildiğini ileri sürerek, davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Davacı .... tarafından borçlu .... aleyhine 3.750,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili talepli takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 31/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 09/04/2019 tarihinde itiraz ettiği, 30/09/2019 tarihinde takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
818 sayılı BK'nın 156/I-II fıkralarında “pey akçesi” düzenlenmiştir. Pey akçesi; bir sözleşme yapılırken, taraflardan birinin öbür tarafa sözleşmenin yapıldığına delil olmak üzere verdiği bir miktar para veya başkaca taşınır bir maldır. Pey akçesine “kapora” da denir. Sözleşme yapılır yapılmaz taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin ne gibi bir maksada dayandığı açık bir şekilde anlaşılamıyorsa, verilen paranın pey akçesi olduğu karine olarak kabul edilir (BK.156/1).
Pey akçesi bir cayma parası değildir, ancak sözleşmenin bir kanıtıdır. Cayma parası ise, taraflara sözleşmeden serbestçe cayabilme yetkisi veren bir miktar paradır ve uygulamada, cayma akçesi, zamanı rücu, pişmanlık akçesi isimleriyle anılmaktadır. Bu ayrımı göz önüne alan kanun koyucu da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 177. maddesinde 156 maddesinin I ve II. fıkralarını kapsar şekilde bağlanma parası, 178. maddesinde ise 156/III. fıkrayı kapsar şekilde cayma parasını düzenlemiştir.
Pey akçesi (kapora) mahalli adeti gösteren uygulamada asıl borçtan mahsup edilecek ön ödeme olarak verilmekte olup iadesinin istenebilmesi için kaparonın verilmesine konu sözleşmeden dolayı pey akçesini veren kişinin bu miktarda veya daha fazla borçlu durumda olmaması gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza dönecek olur isek, davacının davalıya motor satın alımı konusunda ödediği bedelin cayma parası olduğuna dair davalı iddiasını kanuni delillerle ispatlaması gerekmektedir, buna ilişkin davalı kanuni delil ileri sürülemediğinden "tevehhüme itibâr yoktur" (soyut beyana itibar edilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği davacının iddiasına itibar edilmeyerek, mahkememizce söz konusu bedelin pey akçesi (kapora) olduğu kanaatine varılmış ve toplanan deliller muvahecesinde söz konusu aracın devrinin davacıya yapılmadığı, bu hususun tarafların da kabulünde olduğu, davalının sebepsiz zenginleştiği ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/70, K. 2020/774, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama