KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mart 2021
- Esas no
- 2021/205 Esas
- Karar no
- 2021/265
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 05/03/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/03/2021
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle. Milli Savunma Bakanlığı Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu Komutanlığı nizamiye girişindeki bariyere 23/01/2019 tarihinde 1994 yılından beri TSK da görev yapan ve ... yönetimindeki ... plakalı aracını çarptığını, TSK personeli .... adına kayıtlı ... plakalı aracın kasko poliçesinin davalı ... Sigorta A.ş. Tarafından yapılmış olması nedeniyle ... Sigorta A.ş. Tarafından Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibi ile toplam 6.390,39-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmadan likit olmayan alacağa icra takibi başlatıldığını, Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki icra takibinin durdurulmasına, icra takibinde müvekkili Bakanlığın borçlu olmadığının tespiti ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Menfi Tespit talebine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Dava dışı sigortalıya davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi kapsamında ödenen bedelin rücuan tahsili için girişilen icra takibine davacının borçlu olmadığını iddia ettiği, davacının dava dışı sigortalının kusuru nedeniyle zarar gördüğünü iddia ettiği ve uyuşmazlığın bu noktada toplandığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle tarafların hukuki durumlarını değerlendirmek gerekmektedir. Davalı sigorta şirketi, meydana gelen kaza nedeniyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da dikkate alınarak, sigortalısına bedel ödemesi nedeniyle dava dışı sigortalı yerine geçmiştir. Bu halde dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki temel ilişki mahkememizin görevli olup olmadığı noktasında önem arz etmektedir.
Dava dışı sigortalı, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı kurum bünyesinde çalışan olup, kendisi tacir değildir. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, tarafların da tacir olmaması nedeniyle mahkememiz görevli olmayıp, dava dışı sigortalı ile davacı arasında tüketici işlemi de bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığı çözmede genel yetkili mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/205, K. 2021/265, 9 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama