KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas no
- 2022/530 Esas
- Karar no
- 2024/321
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/06/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/04/2024
Karar Metni
3.281 kelime·16 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili davanın tamamen ıslahına ilişkin HMK 180.maddesi kapsamında sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında ... tarihleri arasında gerçekleşecek olan ''...
Fuarı''na katılım hususunda iki adet sözleşme yapıldığını, müvekkilinin tarafların belirlediği toplamda 8.615,54 USD tutarındaki fuar katılım ücretini anlaşmaya uygun olarak alacaklının kabul ettiği ödeme yoluyla ifa ettiğini ancak davalı tarafın işbu tarih itibariyle üzerine düşen edimi yerine getirmediğini ve sözleşmeye konu fuar organizasyonunu gerçekleştirmediğini, bahsedilen fuarın uluslararası bir fuar olup dolar kuru bazında katılımcılara kiralandığını, 75 M2 alan için birim fiyatın 101 dolar ve 5,75 TL kur değeri üzerinden sözleşme değeri belirlemesi yapıldığını,
farklı katılımcılarla aynı fuar için yapılan sözleşmelerde davalının tarihe göre değişen kur değeri üzerinden sözleşme yaptığının ve .... üyeleri için birim fiyatın 101 USD olarak belirlendiğinin anlaşıldığını, tüm bu sözleşmelerin genel bir çatı altında değerlendirilmesi gerektiğini, ticari teamüller gereği davalının sözleşme tarihine göre farklı kurlardan belirlediği kiralama bedellerinin dolar üzerinden yapıldığının çok net olduğunu,
davalı tarafın hiçbir haklı nedene dayanmayan oyalama çabaları ve belirsizlikleri nedeniyle müvekkili tarafından Bursa ....Noterliğinin 19.04.2022 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, ihtarname sonrası da davalı tarafça sözleşme bedelinin iadesi yapılmadığından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....
E. numaralı dosyası ile davalı aleyhine takibe geçildiğini, ancak davalı tarafın haksız itirazı sebebiyle takip işlemlerinin durdurulduğunu, akabinde uyuşmazlık konusuna ilişkin alternatif uyuşmazlık yollarından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, işbu davanın itirazın iptali olarak açılmış olsa da alacak davası olarak ıslah edildiğini, sözleşme imzalandıktan sonra ...
2020 de gerçekleştirileceği bilinen fuarın davalı tarafından pandemi gerekçe gösterilerek ... tarihlerine ertelendiğini, daha sonrasında ise ... tarihleri arasında gerçekleşeceği bildirilen fuarın tarihinden 10 gün önce yine tek taraflı alınan bir karar ile Mayıs 2022’ye ertelendiğinin açıklandığını, bu açıklamadan sonra yeni yapılan duyuruya göre fuarın ....
2022 tarihine ertelendiğini, davalı tarafın ertelemeleri yapmasında haklı hiçbir nedeni bulunmadığını, davalı tarafın en baştan niyetinin zaten bu fuarı söylenen tarihte gerçekleştirmemek olduğunu, zira davalı tarafın sadece ev tekstil fuarı değil pek çok fuar organizasyonunu üstlenen bir şirket olduğunu, bu doğrultuda .... tarihlerinde gıda fuarı, .... tarihleri arasında .... fuarı ve yine zamanında ... gibi sektörel bir çok fuar gerçekleştirdiğini, dolayısıyla davalı tarafın açıklamalarında yer alan pandemi nedeni ile erteleme gerekçesinin dayanaktan yoksun olduğunu,
gıda fuarı dahi pandemi nedeniyle ertelenmeyip davalı firma tarafından önceden belirlenen tarihlerde gerçekleştiriliyorsa tekstil fuarının gerçekleştirilmemesinin mantıklı hiç bir açıklaması bulunmadığını, ayrıca, fuarların pandemi nedeniyle ertelenmesinde karar mercii olan T.O.B.B’nin bu yönde bir kararı veya tavsiyesi de bulunmadığını, ekonomik olarak tekstilcilerin de hat safhada etkilendiği bu dönemde piyasaları hareketlendirecek olan ve tekstilciler için bir fırsat olarak görülen bu etkinliklerin söz verilen tarihlerde gerçekleştirilmemesinin fuar katılımcılarının tamamının zarara uğramasına sebep olduğunu,
sözleşmeye konu olan bu fuarın ulusal düzeyde değil uluslararası öneme sahip olan bir fuar olduğunu, uluslararası ev tekstili sektörünün yakından takip ettiği, pek çok ülkenin katılım sağladığı ve piyasadaki verim, çeşitlilik genişlik sebebiyle de ülkemize ciddi döviz girdisi sağlayan bu fuarın tek taraflı keyfi bir uygulama neticesinde ertelenmesinin hem ülkeyi hem de müvekkilini ve diğer fuar katılımcılarını oldukça zor durumda bıraktığını, 2021 eylül ayına gelindiğinde ülkemizde ve dünyada pandeminin mücbir sebep olacak şekilde devam etmediğini,
hatta bu dönem öncesinde Türkiye'de de her türlü sosyal ve toplu etkinliklerin yapıldığı bir zamana geçildiğini, bu sebeple davalının arkasına sığındığı pandemi bahanesinin samimiyetten uzak ve gerçek olmayan bir bahane olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeden beklediği yararı sağlayamadığını, zira 2019 yılında imzalanan ve o dönemdeki döviz kuru üzerinden ödenen sözleşme bedeli nedeniyle de zarara uğramış olduğunu, en çok ihtiyaç duyulan ve tüm sektörlerin olumsuz etkilerini yaşadığı bu dönemde gerçekleştirilemeyen fuardan kaynaklı bir darbe de buradan aldığını,
küresel salgın nedeniyle 2020 yılında gerçekleştirilemeyen 2021 yılında ... tarihleri arasında yapılacağı ilan edilen, ancak tek taraflı olarak tekrar ertelendiği duyurulan fuar için ödenen bedellerin fuar katılımcılarına iadesi gerektiğini, davalı tarafın tüm fuar katılımcısı mağdurlarının fuar katılım bedellerini iade etmek yerine sürekli tarih değiştirerek belirsizlikler içerisinde oyalamayı tercih ettiğini ve bu nedenle ciddi miktarlarda sebepsiz zenginleştiğini,
üstelik İstanbul'da düzenlenmesi şeklinde anlaşılan ve kararlaştırılan fuarın son anda Antalya'da düzenleneceği kararını da tek başına alan davalı firmanın katılımcıların tümünü ciddi şekilde zarar uğrattığını, ..... bilgisi dışında ve Fuar Komitesi'nin de yazılı onayı olmadan fuarın 2022 yılına ertelendiği şeklinde bir karar alınmasının aynı zamanda davalı firmanın müvekkilinin de üyesi olduğu ... gibi derneklerle yaptığı anlaşma ve protokollere de aykırılık oluşturduğunu, ... tarafı haline geldiği ve ... ile yapılmış olan 06.12.2005 tarihli protokolün 6.1.4.
Maddesinde ''fuarın yapılmasını engelleyen herhangi bir mücbir sebep yokken fuarın yapılması ... (... ) tarafından engellenir ya da ertelenirse , ... katılımcıların fuara katılmamaktan kaynaklanan maddi ve manevi zararlarını tazmin eder.'' hükmü bulunduğunu, yine 06.12.2005 tarihli ana protokole ek olarak .... ile ... arasında akdedilen 25.04.2019 tarihli 8 no.lu ek protokolün 3. Maddesinde ''karşılıklı mutabakat ile fuar tarihinin değiştirilmesi durumu ve mücbir sebepler dışında ..., fuarı belirtilen tarihte gerçekleştiremez ise işbu fuar katılım koşulları gereğince,
katılım belgesi imzalayan firmalara o güne kadar gerçekleştirmiş oldukları ödemeleri aynen iade etmekle ve ... fuarını gereçekleştirememesi nedeniyle uğradığı zararları tazmin ile yükümlüdür.'' hükmü yer aldığını, ana sözleşme ve ek protokollerde yer alan bu hükümlerle, katılımcıların ...'nin sözleşmeye aykırı davranışlarına karşı korunduğunu, davalı ...'nin müvekkili ve diğer fuar katılımcıları ile akdettiği sözleşmenin 2. Maddesinde yer alan ve ana sözleşme ile ek protokollere aykırılık teşkil eden fuar tarihlerindeki tek taraflı değişiklik hükmünün yok hükmünde olup geçersiz bir madde olduğunu iddia ederek;
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla; davanın kabulüne, düzenlenmeyen ...- .....
Fuarı İçin Ödenen 8.615,54 USD tutarındaki fuar katılım ücretinin fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalının temerrüde düştüğü 26.04.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekil ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 30/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin .... bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, davacı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında ... 2020 tarihleri arasında düzenlenecek ...
Fuarı (...) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, Covid-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ve sözleşme hükümleri kapsamında ileri bir tarihe ertelendiğini, ertelenen fuarın ....
2022 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen korunduğunu, fuarın gerçekleştirilmiş olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususunun da sözleşme ile hüküm altına alındığını, tarafların tacir olup TTK ya tabi olduğunu, müvekkili şirketin, Covid 19 Pandemi şartlarından önce sözleşme kapsamında fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunun tartışmasız olduğunu,
fuar tarihinin sözleşme kapsamında değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını asla vermediğini, müvekkili şirketin pandemi nedeniyle Devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, özellikle fuarın uluslararası bir fuar olması,
yapılması planlanan tarihte yurt dışından gelecek potansiyel müşteri katılımcıların pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertlenmesinin talep edildiğini, Covid-19 vakaları ile birlikte başlayan süreçte sokağa çıkma yasakları nedeniyle ülke genelinde tüm toplantı, gösteri, konser vb. organizasyonların yasaklanmasıyla ...
Fuarının da müvekkili şirket tarafından yapılamadığını, bu sebeple fuarın ... tarihine ertelendiğini, hizmetin ertelenmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin de söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiraladığını, bunun için reklam ajanslarıyla anlaşmalar yaptığını, personel alımı gerçekleştirdiğini, ses ve görüntü sistemleri için anlaşmalar yaptığını, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yapıldığını, bir fuarın organize edilme bedelinin milyon liraları bulduğunu ve ayrıca Ticaret Bakanlığı, TOBB, Belediye ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan prosedür gereği izinler alındığını,
söz konusu fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan müvekkili şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edilip müvekkili şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, ... fuarının milli katılımlı uluslararası bir fuar olduğunu, yalnızca dava konusu fuarın değil yaşanan süreç nedeni ile başkaca fuarların da ertelendiğini, Yargıtay kararlarında, mücbir sebeple ertelenen fuarlardan organizatör şirketin sorumlu tutulamayacağı,
bu sebeple sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğinin ifade edildiğini, yine bu kapsamda fuarın ertelenmesi nedeniyle Ticaret Bakanlığı tarafından müvekkili şirket aleyhine inceleme başlatıldığını, buna ilişkin müvekkili şirketten bilgi ve belge istenildiğini, müvekkili şirketin ise gerekli bilgilendirmeyi yaptığını, inceleme sonunda müvekkili şirket hakkında herhangi bir müeyyide uygulanmadığını ve müvekkili şirket lehine sonuç çıktığını, ... fuarının Mayıs 2022'ye ertelenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, söz konusu ev tekstili fuarının ...
2022 tarihlerinde gerçekleştirilmiş olup davacıya bildirim ve fuar alanında yer tahsisi yapılmasına rağmen katılım sağlamadığını, müvekkili şirketin mücbir sebep nedeniyle ertelenen fuar organizasyonunu ... tarihleri arasında ....
Merkezinde gerçekleştirdiğini, gerçekleştirilen fuarda davacı şirkete müvekkili ile aralarında münakit fuar katılım sözleşmesinde belirtilen nitelik ve hacimde yer ve stant tahsisi gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi fuarın iptali gibi bir durumun hiçbir zaman olmadığını, sözleşmede müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmakla davacının katılım sağlamadığı fuar bedelini haksız ve mesnetsiz olarak iadesi talepli olarak ikame etmiş olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacı taraf her ne kadar protokol hükümlerine dayansa da protokolün müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında yapıldığını, bununla birlikte protokol süreli olup süresinin sona erdiğini, ayrıca dayanılan hükümde, fuar tarihinin değiştirilmesinde mücbir sebeplerin ayrık tutulduğunu, müvekkili şirketin fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini, taraflar arasındaki Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. Maddesi ile müvekkili şirketin,
sektörden gelen talepler ve organizasyon gerekleri yahut hiçbir sebep göstermeksizin fuar tarihini değiştirme hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirket ile ... arasında yapılan ana protokol ve tüm eklerin süresi sona erdiğinden artık hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle davacının işbu protokol hükümlerine dayanmasının mümkün olmadığını, davacının üyesi olduğu dernek (...) tarafından haksız ve kötü niyetli olarak yönlendirildiğini, diğer birçok dernek üyeleri ile birlikte keyfi olarak fuara katılmayarak ve müvekkili şirketi zarara uğratma saikiyle hareket ettiğini, davacı şirketin ... isimli dava dışı dernek üyesi olduğunu,
dava dışı derneğin fuar sektöründe faaliyet göstermek adına ....
Fuarcılık isimli bir şirket kurduğunu, Eylül ayında yaşanan ertelemeyi de fırsat bilerek üyelerini kendinin organize edeceği fuara yönlendirdiğini, müvekkili şirketin oluşturduğu yabancı müşteri portföyüne de sahip olmak amacıyla yabancı şirketlere mailler attığını, kendi üyesi olan şirketlere de "....'e dava açıp tevzi formunu gönderen şirkete, kendileri tarafından düzenlenecek fuara katılımda %20 oranında indirim yapılacağı" hususunda telkinlerde bulunduğunu, böylece derneğin müvekkili şirketin sağladığı yerli ve yabancı müşteri portföyüne tabiri caizse haksız şekilde ele geçirmek adına kendi kurduğu şirkete haksız menfaat sağladığını,
ayrıca derneğin kurduğu ...
Fuarcılık şirketinin, "..." isimli fuar düzenlediğini ve davacı şirket ile birlikte diğer dava dışı derneğin üyelerinin de bu fuara katılım sağladığını, davacı tarafın ihtarnamesi ile her ne kadar mayıs ayına ertelenmesi nedeniyle fuara katılım sağlamayacaklarını belirtmişse de Mayıs 2022 yılında dava dışı dernek tarafından düzenlenen "..." isimli tekstil fuarına katılım sağladığının öğrenildiğini, davacı şirketin, fuar katılım bedelini Türk Lirası cinsinden ödemesine rağmen USD cinsinden iadesini talep ettiğini, bu hususun hukuken mümkün olmadığı gibi davacı yanın kötüniyetini de ortaya koyduğunu savunarak;
haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi gereğince ödenen fuar katılım bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraflar arasında ... 2020 tarihinde düzenlenecek olan . ... Fuarına (...) katılım için sözleşme akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, HMK 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; sözleşme kapsamında belirtilen tarihte fuarın ertelenmesi ve yerinin değiştirilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin iadesi gerekip gerekmediği, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı,
8.615,54-USD tutarındaki fuar katılım bedelinin fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalının temerrüde düştüğü 26.04.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte tahsili talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
...'dan; davacı şirketin ... üyesi olup olmadığına ilişkin kayıtlar ile ... ile ... A.Ş. arasında 25.04.2019 tarihinde imzalanan ''06.12.2005 Tarihli Protokol'e Ek Protokol No:8''[''Protokol No:8''] adlı sözleşmenin örneği ile 06/12/2005 tarihli protokolün bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Bursa ..... Noterliğinden; 19/04/2022 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ belgesinin onaylı bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Taraf vekilleri tarafından cevap ve delil dilekçeleri ekinde "Fuar Katılım Sözleşmesi"nin bir sureti dosyaya ibraz edilmiştir.
Dava kapsamında taraf vekilleri tarafından delil olarak sunulan sözleşmenin 2. Maddesinde: "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak, iş bu Formda belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin .... merkezinde ( kısaca ....) organize ettiği sergi veya fuara katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder.
KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri ( Fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil ) peşinen kabul eder.
Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCl'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder, KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, fuardan 3 gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI’yı fuardan çıkarabilir.
DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimlerinden itibaren 30 (otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 136. Maddesinin 2. Fıkrasında; " Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır." düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... esas ve ..... karar sayılı kararında; "...tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra çok önemli surette, çarpıcı ve öngörülmez bir biçimde adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar. Değişen bu koşullar karşısında TMK 2. Maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi zorunluluğu doğar."
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 138. Maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir." düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamı; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir.
Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005).
Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123.
Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164. Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112. Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4. İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183)." şeklindedir.
Yapılan yargılama, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ...
2020 tarihlerinde düzenlenecek olan ... (...) Fuarına ilişkin fuar katılım sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme kapsamında 1 USD =5,75-TL olarak kabul edilerek m2 birim fiyatı için belirlenen 101 USD=5,75x101=580,75-TL olmak üzere 75 m2 stand alanı için KDV ve damga vergisi dahil 51.602,82-TL sözleşme bedeli belirlendiği, belirlenen bedelin 04/10/2019 tarihinde ...
Bankası aracılığıyla İnternet üzerinden ödendiği, ancak koronavirüs(covid-19) salgını nedeniyle tüm ülke genelinde yetkili makamlarca tedbirler alındığı, bu kapsamda fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması üzerine ... 2020 tarihinde yapılması planlanan dava konusu ...
Fuarının ertelendiği, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi ibraz etmekle, fuarın iptal edilmediğini sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak fuarın ... tarihine ertelendiğini ve de sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu savunduğu, davalı tarafça sunulan Fuar Sonuç raporuna göre fuarın ertelendiği ... tarihinde de yapılmadığı, İstanbul ilinde yapılacağı belirtilen fuarın ... 2022 tarihinde ....
Merkezinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereğince akdedilen sözleşmeden kaynaklı edimini davacının yerine getirdiği ancak davalının covid-19 pandemi sebebi ile edimini yerine getirmediği,
her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar katılım tarihinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu savunulmuş ise de bu maddenin sözleşmenin ifası-ifa imkansızlığı-mücbir sebep konuları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceği, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratacağı açık olduğundan,
her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı yana fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde küresel salgın sebebi ile öngörülemeyen dış bir olayın meydana gelmesi olgusunun gerçekleştiği, ayrıca sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre ve fuar tarihine ve yerine ilişkin ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği dikkate alınarak, kaldı ki davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla;
davacının haklı nedenlere binaen sözleşmenin feshiyle birlikte ödediği bedeli davacıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etme hakkı bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
Katip ... · ¸ Hakim ...
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/530, K. 2024/321, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama