KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2022
- Esas no
- 2022/700 Esas
- Karar no
- 2022/778
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/07/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/09/2022
Karar Metni
1.145 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Talep eden şirket ile davalı şirket arasında İstanbul İli, ... Mah. .... Blv. No: 60 - ... Sk. No: 4 .... Ada ... Numaralı Parsel 26.242 metrekare arazinin Konut + Residence + AVM şeklinde tasarlanan "... Projesi" kapsamında "...
Sözleşmesi" tanzim edildiğini, işbu sözleşme ile inşaatta temel, perde ve dilatasyon ve bunun gibi (okul çatı - teras çatı izolasyonları, otopark üzeri ticari dükkan, tuvalet-banyo izolasyonları vb.) yalıtım işlerinin yapılması karşılığında ödemelerin %65'ini barter şeklinde; projede yer alan A2 Blok 027 Numara 2+1 Daire (760,000,00 TL) olarak, geriye kalan %35'inin %40'ını nakit;
%60'ını 60 günlük çekler ile %5 teminat kesintisi, %1,75 genel gider kesintisi yapıldıktan sonra makbuz karşılığında ödenmesine karar verildiğini, İşin tamamlanmasının akabinde %5 teminat kesintisi de müvekkile iade edilmesine karar verildiğini, ancak talep eden şirket tarafından tüm yükümlülükler yerine getirilmesine rağmen davalı şirket ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yapıda sonradan oluşan başkaca firmaların sebep olduğu ayıpları da gideren müvekkil şirketin zararlarını da karşılamadığını, bu duruma istinaden davalı yana Beyoğlu ....
Noterliği'nin 06.04.2022 tarihli .. yevmiye numaralı ve Beyoğlu ....
Noterliği'nin 12.05.2022 keşide tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameleri gönderildiğini, ilgili ihtarnamelere davalı yanca verilen cevaplarda taleplerimizin kabul olmadığını belirttiğini, bunun akabinde de ticari bir uyuşmazlık olan işbu dosyada zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve ilgili süreç anlaşmama olarak sonlandırıldığını İşbu sebeple müvekkilin uğramış olduğu ciddi miktardaki zararın tazmini için davayı ikame ettiklerini ve bu sebeplerle öncelikle istanbul ili,
... mah. ... blv. no: 60 - ... sk. no: 4 ... ada ... numaralı parselde bulunan a2 blok 027 numara 2+1 daire üzerine karar kesinleşene kadar satılamaz şerhi konulmasına, HMK m. 107 gereği belirlenebilir hale geldiği anda dava değerini yükseltmek üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davalarının tüm talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacı şirketin cari hesap, fatura, teminat kesintisi ve sair her ne nam altında olursa olsun hiçbir borcu bulunmayıp bilakis davalı şirket davacı şirketten alacaklı olduğunu; hal böyle iken davacı tarafça davalı şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından davacı tarafa yapılan ihtarlara rağmen, davacı taraf sözü edilen sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak sözleşme konusu edimlerini sözleşmeye uygun olarak süresinde yerine getirmediğini, işi eksik ve ayıplı yaptığını,
dava dilekçesinde yer alan maddi ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının aksine, eksik ve ayıplı işlerini gidermediğini, davacı tarafın anılan eksik ve ayıplı işleri nedeniyle projenin birçok bloğunda su yalıtımı sorunları ile karşılaşıldığını ve su sızıntıları meydana geldiğini, halen de devam ettiğini ayrıca davacı davasını ispat edememe kaygısıyla 3 defa aynı davayı aynı iddialar ile açmasının yanı sıra dava dışı ve mevcut uyuşmazlıkla hiçbir bağlantısı olmayan uyuşmazlıklardan bahsetmektedir. davacı;
adeta kulaktan dolma, hukuki hiçbir niteliği olmayan gerçek dışı bilgiler üzerinden hiçbir şekilde tarafı olmadığı uyuşmazlıklara dair bir takım şirket isimleri sayarak "borca batık hale gelmesine sebep oldu", "davalının sözleşemeye uymadığı bilinmekte" şeklinde dayanaksız iddiaları ile kendi davasını ispat yerine dava konusundan uzaklaşarak müvekkil hakkında mahkememiz nezdinde olumsuz kanaat uyandırma amacında olduğunu, davacının barter daire hakkında ihtiyati tedbir konulması yolundaki haksız talebinin reddi gerekmektiğini, müvekkilin iş bu davaya konu taşınmazına ihtiyati tedbir konulması talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Diğer yandan, somut olayda, hmk.'nun 389. maddesinde düzenlenen, ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığını, kaldı ki, hmk m. 389/1 “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. ilgili madde gereği müvekkile ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması halinde hmk 389'un şartları ihlal edilmiş olacağını, şöyle ki,
müvekkil şirket türkiye'nin en büyük inşaat şirketlerinden olup İstanbul'un her yerinde devasa projelere imza atmakta olduğunu, davacının davasını kabul etmemekle birlikte huzurdaki davanın davacı lehine sonuçlanması halinde dahi davacının müvekkil şirketten alacağını tahsil edebileceği çok açık olup davalının aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesi ilgili kanun maddelerinin ihlaline sebep olacağını, hal böyle iken davacı tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen iş bu haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usuli itirazları doğrultusunda usulden reddine karar verilmesini,
mahkememiz aksi kanaatte olunması ve davanın esasına girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
HMK.nun 166/1-4 maddesinde "aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." düzenlenmiştir.
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda. Davacı dava dilekçesinde ileri sürdüğü aynı iddialara ve aynı dilekçelere dayalı olarak davalı ile cari hesaptan kaynaklı alacak aynı davalı aleyhine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmış olup aynı sözleşmeden kaynaklı bu defa hak ediş alacağını bakiye borç talep etmiş olup davalı taraf her iki dosyada da eksik ayıplı iş savunmasında bulunmuş olup söz konusu aynı işten dolayı da mahkememizde Barter usulü ödeme ve teminatın iadesini talep etmiş olup her iki dosyaya konu sözleşme işin tamamının bitirilip eksiksiz teslim edilip edilmediğini ayıplı eksik iş bulunup bulunmadığı ve tarafların hak ve borçlarının tek dosyada belirlenmesi farklı çelişkili kararların önüne geçeceği gibi usül ekonomisi bakımından daha az masrafla konunun çözüleceği dikkate alınarak tek dosyada
görülmesi elzemdir.
Sonuç olarak mahkememize açılan işbu dosya ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, her iki dosyada da tarafın aynı olduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu anlaşılmakla usûl ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bendleri uyarınca mahkememiz dosyasından daha önce açıldığı anlaşılan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi şeklinde aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan .... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Katip ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/700, K. 2022/778, 9 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama