KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/232 Esas
- Karar no
- 2024/867
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 10/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/10/2024
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkili ile davalı şirket Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'ndan almış oldukları dağıtıcı lisansları ile akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren ana dağıtım firmaları olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki doğrultusunda davalı şirketin, uzun yıllardır müvekkilinden akaryakıt satın almakta ve satın aldığı akaryakıt bedellerini nakden ve/veya müvekkili şirkete tevdii ettiği çeklerle ödemekte olduğunu, davalı şirket cari hesap borcuna karşılık olarak 275,274,59-TL bedelli çeki cari hesap borcuna karşılık olarak müvekkili şirkete verdiğini,
bu çekin de davalı şirket tarafından verilen diğer çekler gibi bankaya ibraz edilmiş olduğunu ve ancak banka tarafından çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı şirket aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalı firmadan 275.274,59-TL alacaklı olduğunu, usul ve yasaya uygun, lehine delil teşkil edecek müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde müvekkilinin bu miktarda alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, İstanbul .....
İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde çekteki imzaya itiraz davası devam ederken, müvekkilinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 275.274,59-TL'lik cari hesap borcunun tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ....
E. Sayılı dosyasıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davalı şirket tarafından takibe ve borca kötü niyetle itiraz edildiğini, bu nedenlerle 275.274,59-TL'lik cari hesap alacağın fatura tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, Davacının, müvekkili şirketten 275.274,59-TL cari hesap alacağı olduğunu iddia ettiğini,cari hesap alacakları, 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, müvekkilinin davacıya, cari hesap ve/veya çekten ve/veya teslim edilmiş bir emtiadan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın defterleri, davacı aleyhine delil niteliğinde olduğunu, davacıyı bağlamakta olduğunu, davacı tarafın dosyaya sunduğu ekstreye ve tüm içeriğine itiraz ettiklerini,
davacı tarafın defter ve kayıtlarının müvekkili açısından bir bağlayıcılığı ve müvekkili aleyhine delil niteliği olmadığını, yetki İtirazlarının kabulü ile Mahkemenin Yetkisizliğine ve talep halinde dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine, yetki itirazının reddi halinde, davanın zamanaşımı yönünden reddine, zamanaşımı itirazının kabul edilmemesi halinde, müvekkilinin borcu bulunmadığından davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi mali müşavir ....'in 13/08/2024 tarihli raporunda özetle; Usul yönünden incelenen davacıya ait 2016-2023 arası dönem, defter-i kebir ve yevmiye
defterinin, e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve usulüne uygun
oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayının zamanında ve
usulüne uygun yaptırıldığı, hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre, davalının; dava
tarihinde (10.03.2023) (276.701,76.TL) tutarında borçlu olduğu tespit edilmiş olmakla
birlikte 01.11.2020 tarihinde davalı hesabının borcuna kaydedilen 1.427,17.TL
tutarındaki işlemin hatalı olduğu göz önüne alınarak 276.701,76.TL ‘den düşülmesi
halinde bakiyenin (275.274,59.TL) olması gerektiği,
mahkemece, davacının haklı olduğuna ve davalının 275.274,59.TL tutarında
borçlu olduğuna karar verilmesi halinde, dava tarihi öncesinde 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu 117.maddesine2 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 18/3 maddesi3 hükmüne
göre, davalının temerrüde düşürülmemiş olduğu ve dolayısıyla dava tarihi öncesinde faiz
hesaplanamayacağı, davalının İstanbul dışında yerleşik olması sebebiyle, davalı yasal defterlerinin
incelenmesi ve davacı yasal defterleri ile mukayese edilmesi sonrasında nihai kanaate
ulaşılabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava, alacak isteminden ibarettir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yasal düzenlemeler, 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de uyuşmazlığın para alacağından kaynaklandığı, para alacaklarının götürülecek borçlardan olduğu, bu tür uyuşmazlıklarda alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olduğu,
davacı yerleşim yerinin mahkememiz yargı sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla, yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş olup, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu, davalının bahsetmiş olduğu 5 yıllık zaman aşımının taraflar arasında yazılı olarak akdedilen cari sözleşmeye ilişkin olduğu, uyuşmazlığımıza uygulanacak zaman aşımının açık hesap ilişkisi olması nedeniyle 10 yıllık zaman aşımı olduğu, icra takibi yapılması ile beraber zaman aşımının kesilerek yeniden işlemeye başladığı, dolayısıyla dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı defiinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda talimat yazıldığı, talimat mahkemesince davalı vekiline ticari defter ve kayıtların ibrazı ile inceleme gün ve saatine yönelik olarak yapılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yapılan yoklamada davalı veya vekilinin hazır olmadığı, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, nerede olduğunu da bildirmediği,
davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması hususunda tanzim edilen denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait 2016-2023 arası dönem, defter-i kebir ve yevmiye defterinin, e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayının zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı, davacının 2016-2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğu,
davacının ticari defterlerine göre; davalının; dava tarihinde (10.03.2023) (276.701,76-TL) tutarında borçlu olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte 01.11.2020 tarihinde davalı hesabının borcuna kaydedilen 1.427,17-TL tutarındaki işlemin hatalı olduğu göz önüne alınarak 276.701,76-TL'den düşülmesi halinde bakiyenin (275.274,59-TL) olması gerektiğinin bildirildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği anlaşılmakla; davacının davasının kabulü ile,
275.274,59-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/232, K. 2024/867, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama