KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/569 Esas
- Karar no
- 2024/64
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 06/06/2023
Karar Metni
1.365 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...
A.Ş. yıllardır yurtiçi lojistik başta olmak üzere uluslararası taşımacılık, enerji ve proje taşımacılığı alanlarında birçok firmaya depolama ve dağıtım hizmeti sunan saygın bir lojistik şirketi olduğunu, müvekkili firma ile davalı firma arasında arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa taşıma hizmeti verildiğini, müvekkili şirket üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına karşın söz konusu taşıma işleri nedeniyle doğan 2.768,00 EURO tutarındaki bakiye alacak davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmediğini, müvekkili firmanın haklı alacağının tahsili amacıyla 06.04.2022 tarihinde Bakırköy ....
İcra Dairesi .... Esas numarası ile takip açıldığını, davalı firma tarafından takibe yapılan itiraz üzerine arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de herhangi bir anlaşma olmaması üzerine 03.04.2023 tarihinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ....
Esas ile itirazın iptali davası açıldığını, açılan davanın, icra takibinden kaynaklı nedenle dava şartı yokluğundan usulden reddedildiğini, ilgili kararın kesinleşmesini müteakip taraflar arasındaki söz konusu anlaşmazlığa ilişkin olarak 04.05.2023 tarihinde yeniden arabuluculuğa başvuruda bulunulmuş olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de anlaşmaya varılamadığını, dolayısıyla dava şartı olan arabuluculuk şartı da yerine getirilmiş olduğunu, ancak bir sonuç alınamadığını,
alacağın tahsili için davalı firmaya yazılı ve sözlü olarak bir çok kez müracaat edilmiş olsa da bu görüşmeler neticesinde herhangi bir sonuç elde edilememesi üzerine iş bu davayı açma gereği hasıl olduğunu, haklı davanın kabulü ile 2.768,00 EURO tutarındaki alacağımızın 06.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücretin vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı şirketin 06.06.2023 tarihli dava dilekçesinde ispat külfeti kendisine ait olmasına rağmen yeterli ve anlaşılabilir beyanlarda bulunmadığını, mahkemede kanaat oluşturacak delillere dayanmadığını, davacı .... Lojistik A.Ş. ile davalı müvekkili .... Giyim İnş.
Teks.San.Tic.Ltd.Şti arasında ticari ilişkiden kaynaklı, şirket alacağı doğduğunu, davacı şirketin, dava dilekçesinde Navlun Taşıma Sözleşmesinden kaynaklı 2.768,00 Euro alacağı olduğunu iddia etmiş olsa dahi müvekkili ... Giyim İnş.
Teks.San.Tic.Ltd.Şti hesap ekstreleri incelendiği takdirde 2021 yılında 601,574.60 TL, 2022 yılında ise 591,148.39 TL ödeme yapıldığını ve davacı şirketin müvekkilinden bir alacağı kalmadığı anlaşılacağını, davacı şirket ödemelerin ardından kur farkı talep etmiş olduğunu, taraflar arasında kur farkına ilişkin yazılı veya sözlü bir anlaşma bulunmadığını, davacı şirketin kur farkı talebi haksız kazanç elde etme amaçlı olduğunu, ticari güven ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini,
davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile taraflar arasında taşıma ilişkisi neticesinde davacının davaya konu ettiği faturalardan ötürü alacaklı olup olmadığı, faturalara konu hizmeti davalıya verip vermediği, hizmetin verildiğinin tespiti halinde davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, kur farkından kaynaklı davacı alacağı olup olmadığı, taraflar arasındaki ödeme ilişkisinin döviz üzerinden olup olmadığına dair bir teamül ya da taraflar arasında böyle bir sözleşme olup olmadığı,
nihayetinde davacı alacağı var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi mali müşavir .... ve Karayolu Taşımacılığı uzmanı ....'in 12/01/2024 tarihli raporunda özetle. Davacı tarafından, davalı aleyhine, Bakırköy ..... İcra Dairesi ... esas sayılı
dosyası ile, 06.04.2022 tarihinde 2.768,00.Euro için icra takibi başlatıldığı, davalı
tarafından 10.05.2022 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek durdurulduğu,
usul yönünden incelenen her iki taraf ait 2020-2021-2022 dönemi defter-i kebir ve
yevmiye defterinin e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve usulüne uygun
oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayının zamanında ve
usulüne uygun yaptırıldığı,
hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre, davalının; takip
tarihinde (06.04.2022) 33.093,46.TL tutarında borçlu olduğu, hesap ve kayıt yönünden
incelenen davalı yasal defterlerine göre, davacının; takip tarihinde (06.04.2022)
0,84.TL tutarında alacaklı olduğu, dolayısıyla her iki taraf yasal defterleri arasındaki
farkın 33.092,62.TL (33.093,46.TL-0,84.TL) tutarında olduğu, farkın 14,01.TL
tutarındaki kısmının, davacı tarafından davalıya düzenlenen 26.09.2021 tarih
.... no.lu 15.646,62.TL, tutarındaki faturanın, davacının kendi yasal
defterlerine 15.660,63.TL tutarında hatalı şekilde kaydetmiş olmasına mukabil davalı
yasal defterlerine doğru şekilde 15.646,62.TL olarak kaydedilmesinden kaynaklandığı,
farkın kalan 33.078,61.TL tutarındaki kısmının ise, davacı yasal defterlerinde davalı
hesabına ilişkin kur farkına ilişkin virman kayıtları olduğu,
yasal defterlerin, Türk Para birimi kullanılarak, kaydedilmesini zorunluluğu sebebiyle,
her ne kadar, yukarıda taraf yasal defterlerindeki karşılık borç/alacak durumunun tespiti
TL olarak yapılmışsa da davacının, davalıya düzenlediği faturaların TL karşılığı gösterilmek suretiyle yabancı para cinsinden düzenlendiği, öte yandan davalının TL
cinsinden davacıya ödemeler yaptığı,
her ne kadar ödemenin hangi para birimi ile yapılacağı veya ödeme günündeki rayiç
üzerinden ödenmesi hususunda taraflar arasında yazılı bir mutabakat veya sözleşmeye
rastlanılmamakla beraber, faturaların yabancı para üzerinden düzenlendiği dikkate
alındığında, yapılan ödemelerin, ödeme günündeki yabancı para rayici üzerinden
hesaplanılması sonrasında borç/alacak durumunun tespit edilmesi gerektiği, yapılan
hesaplamaya göre, davalının 2.768,00.Euro tutarında borçlu olduğu,
taşımacılık ve lojistik faaliyeti yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmelere
göre; taraflar arasında iş görme hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacının gördüğü işler
için EURO fatura tanzim ederek, cari hesabı EURO cinsinden takip ederken, davalının
TL cinsinden ödemeler ve hesabı tutmasından dolayı davalı yanca davacının bakiye
alacaklı olduğunun değerlendirildiği,
netice olarak; davacının haklı olduğuna ve Bakırköy .... İcra Dairesi .... esas
sayılı dosyasına yapılmış olunan itirazın iptali halinde,
takip talebi sonrası, faiz talebine ilişkin; takip talebinden (06.04.2022) dava tarihine
(06.06.2023) kadarki kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizinin
(Euro) 111,42.Euro karşılığı ödeme günündeki TL olduğu,
davacının talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas
Kanunu 68.maddesine4 göre; 553,60.Euro (2.768,00.Euro X %20) karşılığı ödeme
günündeki TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava ; taşıma sözleşmesi kaynaklı kur farkına dair fatura bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yapılan inceleme neticesinde taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taşıma hizmetinden ötürü taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, hizmete konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu lâkin davalı defterlerine göre davacıya 0,84 TL borcu bulunmasına rağmen davacı defterlerine göre davacının davalıdan 33.093,46.TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar taraf defterleri kayıtlar bakımından örtüşmese de taşıma konusunda uzman bilirkişinin yaptığı tespite göre faturaya konu hizmetin davalıya verildiği, faturaların itiraza uğramadığı, davacı tarafça düzenlenen faturaların Euro cinsinden düzenlendiği, davalı tarafça TL cinsinden ödeme yapıldığı, Euro cinsinden düzenlenen faturalara itiraz olmaması nedeniyle taraflar arasındaki ilişkiye dayalı ödemelerin Euro cinsinden olduğuna dair mahkememizde kanaat oluştuğu, dolayısıyla davacının kur farkından kaynaklı alacağının mevcut olduğu, temerrüt tarihi itibariyle bu alacağın 2.768,00 Euro olduğu anlaşılmakla daha evvel davacı tarafça yapılan takibe ilişkin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/569, K. 2024/64, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama