KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas no
- 2023/600 Esas
- Karar no
- 2024/192
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/06/2023
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, davalı firma tarafından üretilen ve satışı yapılan .... marka motorsikletlerin satışını yapan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, ... isimli kişiye 10.08.2021 tarihinde ... numaralı fatura ile davalı firmadan aldığı motorsikletin satışını yaptığını ancak ...'ın aldığı motorsikletin 30.04.2022 tarihinde Şasisi kırılarak çöktüğünü bu nedenle motorsikletin aynı marka ve model sıfır motorsikletle değiştirilmesi talebiyle Bursa İl Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu,
hakem heyeti 24.08.2022 tarihli ... karar sayılı kararı ile ....'ın başvurusunu kabul ettiğini ve şikayete konu motorsikletin yenisi ile değiştirilmesine karar verdiğini, müvekkili şirketin Hakem Heyeti'nin kararı gereği şikayete konu motorsikleti iade aldığını ve 12.10.2022 tarihli .... numaralı fatura ile yenisini verdiğini, müvekkili şirketin davalı taraftan aldığı motorsikletin ayıplı çıkması nedeniyle ürünü sattığı müşterisine Tüketici Hakem Heyeti Kararı gereği yenisiyle değiştirmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin iş bu durumu davalı şirkete bildirmiş ise de davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını,
müvekkili şirket tarafından zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi ....
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davanın kabulü ile, öncelikle müvekkili tarafından üçüncü şahsa verilen motorsikletin ödeme tarihi itibariyle değerinin davalı taraftan alınarak müvekkiline verilmesine, bunun mümkün olmaması halinde rayiç emsal değerinin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı taraftan alınarak müvekkiline verilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Alacakların belirlenebilir durumda olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılamayacağını, arabuluculuk görüşmelerinde aracın fotoğraflarından görüldüğü üzere araç ortadan ikiye ayrıldığını ve de bu durumun gizli ayıp ile değil kullanıcı hatası olduğunun açık olduğunu, ....
Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş aynı üründen ithalatçı firma olarak çok fazla satmış bulunmakta olduğunu, bu durumun hiçbir araçta gözlenmemekte olduğunu, araca aşırı yük bindirildiğinin veya başka bir şekilde özellikle dahi parçalanabildiğinin görüntü üzerinden dahi anlaşılabildiğini, araçta gizli bir ayıp olmadığının açık olduğunu, tüketici hakem heyeti kararının alet ve ekipman kullanmadan üstünkörü verilen bir karar ile şekillenmiş olduğunu, aşırı yük yüklense dahi kırılmaması gerekir denilen şasenin noktasına nasıl bir müdahale ile kırıldığının bilinmediğini, satılan hiçbir araçta böyle bir problem bulunmamakta olduğunu,
davacı tarafın tacir durumunda olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmanın gereğince araçları kontrol ettirip herhangi bir ayıp bulunması durumunda 8 gün içinde bildirmesi gerekmekteyken herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ayıp ihbar süresinin kaçırıldığını, dolayı şikayetçinin şikayetinin ve tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bursa Ticaret İl Müdürlüğünün 06/06/2022 başvuru tarihli, ... numaralı dosyasının celp edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; dava dışı kişiye satılan motorun gizli ayıplı olduğu gerekçesi ile oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu iddia edilerek zararın davalıdan tahsili davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü zarardan davalının olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına bakıldığında davacını davasını esasında Bursa İl Tüketici Hakem Heyeti kararına dayandırdığı anlaşılmıştır. Bursa Ticaret İl Müdürlüğünün 06/06/2022 başvuru tarihli, ... numaralı dosyasının incelenmesinde dava dışı tüketicinin talebiyle alakalı bilirkişi incelemesi yapıldığı, yapılan incelemeye göre motosikletin satın alınma tarihinin 10.08.2021 tarihi olduğu, zararın meydana gelme tarihinin 30.04.2022 tarihi olduğu, motosikletin üretimden kaynaklı ayıplı olup olmadığının, kullanıcı hatası olup olmadığının teknik olarak tespitinden ziyade yoruma dayalı olarak bilirkişi raporunun tanzim edildiği ve yetersiz rapora göre karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tacir olup basiretle davranmak yükümlülüğü altındadır. Satın aldığı malda ayıp olup olmadığını muayene ederek tespit etmelidir. Ayıbın kullanıma bağlı gizli ayıp olması halinde ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren mümkün olan en kısa sürede satıcıya ihbarda bulunmalıdır. Dosya kapsamından söz konusu motosiklette ayıp olduğu meçhul olup, konuya dair motosikletin nerede bulunduğuna dair açıklama yapılmadığından bu konudaki iddiası ispata muhtaç olup bunun için somut delil dosyaya sunulamamıştır.
Kabule göre ise, ayıbın kabulü halinde dahi davacının davalıyı bu konuda derhal bilgilendirdiğine dair somut delil dosyaya sunulması gerekmektedir. Dosya kapsamına bakıldığında Tüketici Hakem Heyetine sunulan raporun 02.08.2022 yılı olduğu, Tüketici Hakem Heyetince 24.08.2022 tarihinde karar verildiği, davacının en geç bu tarihte aracın ayıplı olduğunu öğrendiği kabul edilmelidir.
Dosyaya sunulmamış olmasına rağmen davacı beyanına göre davalıya 29.11.2022 tarihinde bu konuda ihtarname gönderildiği, ayıbın öğrenildiği tarih ile ihtarname tarihine bakıldığında yaklaşık 3 aylık bir sürenin olduğu, kabule göre bile davacının kanundan kaynaklı "derhal" bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği dolayısıyla malı ayıplı bir şekilde kabul etmiş sayılacağı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/600, K. 2024/192, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama