İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/74 K.2024/494

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/74Karar2024/494Tarih20 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.110 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
20 Mayıs 2024
Esas no
2023/74 Esas
Karar no
2024/494
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
24/01/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
13.06.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.110 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı/borçlu şirketin cari hesap borcu olan 21.801,19 USD'yi ödememesi nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü nezdinde .... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirket vekili, 21.12.2022 tarihinde "...müvekkilin söz konusu takipte talep edildiği şekilde herhangi bir borcu yoktur...'' iddiasıyla ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine Bakırköy ....

İcra Müdürlüğünün 21.12.2022 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile ''..Takibin yukarıdaki borçlu/borçlular yönüyle durdurulmasına...'' şeklinde karar verildiğini, tarafınca 23.12.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu ve yapılan toplantı neticesinde anlaşmaya varılamadığına dair 10.01.2023 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini, bu nedenle davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazlarının reddi ve icra takibinin devamı için mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu,

müvekkili davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki neticesinde pek çok Fatura kesilmiş olduğunu ve ticari defter ve kayıtlara tüm bu işlemler eksiksiz olarak işlendiğini, mahkemeniz tarafından, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de müvekkilinin davaya konu alacağı tespit edileceğini, davalı tarafından yapılan itirazların hiçbir hukuki ya da maddi bir dayanağı bulunmadığı yine bilirkişi incelemesi sonucunda açıklığa kavuşacağını, davanın kabulü ile,

davalı/Borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/Borçlunun borcunun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı ile müvekkili şirketin ticari ilişkide olduğu doğru olduğunu, davacıdan, müvekkili şirket malzeme almış ancak almış olduğu malzemelerin tamamı teslim edilmediği gibi, teslim edilen ürünlerin de tamamı ayıplı mal -hatalı olarak teslim edilmiş olduğunu ve tüm mallar defolu hale geldiğini, malum olduğu üzere tek başına fatura kesilmesi alacağın varlığını ispat noktasında yeterli olmadığını, fatura karşılığı anlaşılan malın teslimi veya taahhüt edilen hizmetin de eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirilmesi gerektiğini,

davacı tarafından talep edilen faturalar karşılığı ayıpsız ve eksiksiz olarak herhangi bir ürün veya hizmet verilmemiş olduğunu, aradaki güven ilişkisi kötüye kullanılarak , ayıplı malların iadesi , tazmini ve iade faturası konuları görüşülür iken davacı taraf tüm faturaları icra takibine konu etmiş olduğunu, davasında haksız olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında iplik alışverişi yapılması üzerine anlaşıldığını, davacı taraftan alınan iplikler ile yapılan bütün imalatların hatalı çıkmış olduğunu,

müvekkili şirket birçoğunu ekonomik olarak zarara uğramasına rağmen ucuz olarak elinden çıkarmak zorunda kalmış ancak malların bir çoğunun ayıplı olması, davacı tarafın özensiz ve ayıplı malzeme teslimi ve sonrasında söz konusu malzemelerin ayıplarını gidermemesi müvekkili firmanın ticari işlerine zarar verdiğini, davacı taraftan satın alınan muhtelif cins , kod ve modellerde göndermiş olduğu iplikler ile imal edilen tüm ürünler iplikten kaynaklı olarak kullanılamaz hale gelmiş olduğunu ve müvekkili şirketin müşterileri tarafından hatalı üretim nedeniyle iade edilmiş olduğunu ve reklamasyon faturası kesildiğini,

davacıya ürünlerin teslimi ve üretimi safhasın da tüm bu ayıplı hususlar bildirilmiş ancak davacı taraf inceleyeceğini hatalarını telafi edeceklerini beyan etmelerine ve bu konuda defalarca toplantı yapmalarına rağmen, davacı taraf hatasını telafi etmek yerine , alacağı olmadığı halde tüm faturaların haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine konu etmiş olduğunu ve akabinde iş bu davayı açtığını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere , davacının haksız davasının reddi ile , %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı borçlu aleyhine 21.801,19-USD asıl alacağa işleyecek fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki efektif döviz satış kuru üzerindenn USD alacak için işleyecek Yıllık Mevduata Kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlarda faizi ile vekalet ücreti ve icra masraflarının birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir .... ve Tekstil Mühendisi ...'in 23/10/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64,

65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; davalı şirkete defter incelemesi için mail atılmış olup davalı tarafla iletişim kurulmaya

çalışılsa da davalıya ulaşılamamış, davalı defter ibraz etmediği için ticari defterleri

üzerinden davalı yönünden inceleme yapılamadığı, davacı ... dosya münderecatına sunmuş olduğu davacı nezdindeki davalı hesap

ekstresi incelendiğinde; davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin 02.09.2022 tarihinde

başladığı görüldüğü, davacı ... davalı tarafa toplamda 861.019,33 TL tutarlı fatura

tanzim ettiği, işbu faturala karşın davalı ... herhangi bir ödeme yapmadığı, davalı

tarafça 04.11.2022 tarihinde ... seri numaralı 25.116,93 TL,

.... seri numaralı 106.613,57 TL, .... seri numaralı

330.801,41 TL ve .... seri numaralı 1.908,62 TL toplamda 464.440,53

TL bedelli 4 adet iade faturası düzenlediği görülmüştür. Buna göre; davacı ... davalı

taraftan 861.019,33 TL – 464.440,53 TL = 396.578,80 TL alacaklı olabileceği, davacı

... satışlarını döviz cinsi (USD) üzerinden yaptığı 47.259,72 USD değerinde fatura

tanzim edildiği, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarından sonra kalan tutarın

21.801,19 USD olduğu, Bakırköy .... İcra Dairesince ... Esas Sayılı ilamsız

takibinde, davacı ... takibe konu alacağını USD cinsinde başlattığı, talep ile bağlı

kalınarak davacı ... takip ve dava tarihi itibariyle 21.801,19 USD alacaklı olabileceği

kanaatine varılmış olup takdirin mahkemeye ait olduğu, davacının davalıya satmış olduğu ipliklerden imal edilen 293 adet triko ürününün

iplikten kaynaklanan jüt (yabancı elyaf) nedeniyle ayıplı hale geldiği,

kumaş örülünceye kadar jüt (yabancı elyaf) hatasını tespit edebilmenin çok zor

olduğundan ipliklerin davalıya teslimi anında gizli ayıp olduğu, kumaş örüldükten sonra

jüt (yabancı elyaf) hatasının çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıp haline

geldiği,

Jüt (yabancı elyaf) hatası nedeniyle ayıplı hale gelen 293 adet triko ürünü nedeniyle

davalının 4.541,50 USD zararının oluştuğu, 16.12.2022 takip tarihi itibariyle davalının

zararının TL olarak 84.872,91 TL’na karşılık geldiği,

Davalı zararının davacı alacağından mahsubu sonrasında davacının davalıdan 21.801,19

USD – 4.541,50 USD = 17.259,69 USD alacaklı hale geldiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE

Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)

Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.

Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı ticari defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 21.801,19-USD alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.

7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir.

Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir.

Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır.

Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir.

Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir.

Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.

Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.

Davalı tarafça malların ayıplı olduğu ve bundan kaynaklı zararı olduğu, bu zararın mahsubu gerektiği savunulmuştur. Yapılan inceleme neticesinde faturaya konu mallarda her ne kadar ayıp tespit edilmişse de ayıp savunmasına değer atfedebilinmesi için alıcının bunu süresinde satıcıya ihbar etmesi ve ihbar ettiğini de ispatlaması gerekmektedir.

Davalı tarafça süresinde ayıp ihbarının yapıldığına dair mahkememizi aydınlatıcı somut delil dosyaya sunulamadığından ayıp iddiasına itibar edilmemiş, malların ayıplı bir şekilde davalı tarafça kabul edildiği sonucuna varılmıştır.

Gelinen aşamada davalı tarafın ayıp savunmasına itibar edilmediğinden artık fatura bedellerinin davalı tarafça ödendiğinin ispatı gerekli olup, davalı tarafça ticari defterler incelemeye esas olacak şekilde dosyaya sunulmadığından davacı kayıtlarında tespit edilen miktar üzerinden davacının alacaklı olduğu, ayrıca yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani diğer bir deyişle likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN KABULÜ İLE;

-Davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,

-Takibin aynen DEVAMINA,

-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden 4.360,23-USD icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 28.066,95-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.979,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.087,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.644,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 63.522,66-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafından ödenen 179,90-TL başvurma harcı, 4.979,84-TL peşin harç, 4.301,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.460,74-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2024

Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/74, K. 2024/494, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tüm Dosya Muhteviyâtı Küllîyen Tetkîk Edildiğinde
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/74
Karar No
2024/494
Tarih
20 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/75 K.2024/300
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/75 K.2024/499
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/75 K.2024/323
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/75 K.2024/332
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/76 K.2024/378
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/76 K.2024/735

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.