KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/387 Esas
- Karar no
- 2024/1094
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/04/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/11/2024
Karar Metni
1.707 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın vermiş olduğu yetki ile Türk Milleti adına karar vermeye yetkili Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili davacının, davalıya birisi 23/12/2023 diğeri de 30/12/2023 tarihinde olmak üzere iki kez 60'ar kilogram ....
Türk Kahvesi sattığını, bu kahve satışlarının bedellerinin sundukları faturalardan da görüleceği üzere toplamda 25.452-TL olduğunu, faturaların şirketin bölge sorumlusu ... tarafından imzalandığını, yapılan bu alışverişin ardından müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, şirketin satın alma sorumlusu olan .... ile müvekkili şirket yetkilisi arasında geçen yazışmaların dava dilekçesi ekinde sunduklarını, müvekkili davacı şirketin Şubat ayının ortalarına kadar ödeme alabilmek için uğraştığını, ancak hiçbir netice alamadığını, bu nedenle Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ....
E sayılı dosyası üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz etmesi üzerine huzurdaki davanın açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru yaptığını, arabuluculuk sürecinin neticelenmesinin ardından huzurdaki davanın açıldığını, İcra dosyası üzerinden davalı şirketin Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan kayıtlı resmi adresine yapılan tebligatların şirketin orada bulunmaması nedeniyle döndüğü ve 35'e göre tebligat yapıldığı görüleceğini, bu nedenle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünün çok büyük önem arz ettiğini, sonuç olarak;
müvekkili davacının, davalıya kahve satışı yaptığını, ancak yapmış olduğu satış neticesinde ödemesini alamadığını, davalının yapılan icra takibine de itiraz ettiğini, bu ....
E sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile davalı şirket aleyhine hükmolunan tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı şirketin merkezinin dahi kapalı olması dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi güç ve hatta imkansız zararlar doğacağını, neticede davanın kabulü ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ....
E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı şirket aleyhine hükmolunan tutarın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava Konusu Somut Uyuşmazlığın Tespiti: Taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1- Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Uyuşmazlığı konu Küçükçekmece İcra Dairesi
'nin .... Esas sayılı takip dosyası, dava dosyası arasına alınarak incelenmiştir.
3-Mahkememizce:
a-Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne,
b-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne
c-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmış, tarafların BA BS formları celp edilmiştir.
4-Mahkememizin 02/07/2024 tarihli duruşma tutanağı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 25.452,00 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı,
borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 25.452,00 TL asıl alacağı talep edebileceği, Davacı tarafın takip tarihinden önce 163,17 TL + 141,21 TL olmak üzere toplam 304,38 TL işlemiş faiz talebinin olduğu, takip tarihi itibariyle işlemiş faizin fatura tarihlerinden takip tarihine kadar yıllık yasal faiz oranlarıyla 163,17 TL + 141,21 TL olmak üzere toplam 304,38 TL olarak hesaplandığı ve takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edilebileceği, '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı açmış olduğu dava ile davalı ile aralarındaki alım satım sözleşmesi sebebiyle icra takibine dayanak faturalara konu borcun davalı tarafından ödenmediğini, icra takibine de itiraz edildiğini bu sebeple davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş olup, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, usulüne uygun olarak tutulduğu, lehine delil kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiş davalı ise ticari defterlerini sunmamıştır.
Mahkememizce taraflara ait BA BS formları vergi dairesinden celp edilmiş olup, davaya konu icra takibine dayanak faturaların hem davalı hem davacı tarafından BA BS formları ile vergi dairesine bildirildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklı satıcının faturaya konu malı alıcıya teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı tarafından kesilen faturaların davalı - alıcı borçlu tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirilmesi halinde faturaya konu malın teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği ve malın alıcıya teslim edildiği bu suretle alacaklı satıcı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü alıcı-borçluya geçmektedir.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi....E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."
Yargıtay .... Hukuk Dairesi ise ... E., ....K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı ....'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı,
faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı,
ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ... Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu,
bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi."
Bu doğrultuda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı alıcı borçlu tarafından ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı ancak getirilen vergi dairesi kayıtlarına göre davalının davacı tarafından kesilen satış faturalarını BA formu ile vergi dairesine bildirdiği, bu suretle faturanın davalıya tebliğ edildiğinin de anlaşıldığı, davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2.
Maddesi gereğince yasal süresi içerisinde faturaya itiraz edilerek iade edilmediği ve fatura içeriğinin kesinleştiği, yine davalı tarafından faturanın vergi dairesine bildirilmesi sonucunda alacaklı davacının malın davalıya teslim edildiğini ispatladığı ve davacı lehine karine teşkil ettiği, ispat yükü üzerine geçen davalının karinenin aksini ispata yarar herhangi bir delil sunmadığı gibi borcu ödediğini de ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Bu sebeple davacının davasının kısmen kabulü ile Davaya konu icra takip dosyasında; 25.452.00-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından işlemiş faiz yönünden itirazın iptali de talep edilmiş ise de 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesi gereğince davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından işleyecek faiz oranına da itiraz edilmiş olup, davacının yasal faiz oranı üzerinden talepte bulunduğu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının faiz oranına itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir.
Alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.090,40-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; Davaya konu icra takip dosyasında; 25.452.00-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.090,40-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.738,62-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.311,02-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 3.557,46-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 6.397,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.321,40-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 25.452,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024
Katip ... ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/387, K. 2024/1094, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama