KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2025/725 Esas
- Karar no
- 2026/354
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/08/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/04/2026
Karar Metni
1.920 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili olduğu ... Araç Kiralama San. Ve Tic. Ltd.
Şti.'ye ait ... plakalı araç 10.07.2024 tarihinde ... ili .... ilçesinde seyir halinde iken davalı şirkete ait ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, yargılama konusu 10.07.2024 tarihli kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait ... plakalı araç kusursuz iken davalı sorumluluğundaki ... plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, yargılama konusu 10.07.2024 tarihli kaza sonrasında müvekkilinin aracı hasar almış, birçok parçası değiştirilmek ve onarılmak zorunda kalındığını,
müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı ve iş durması zararının davalılardan tazmini talepli iş bu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı zararına binaen şimdilik 10,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araçta meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin iş durması zararına binaen şimdilik 10,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
diğer yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şahı ... Hayvancılık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki dosya belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, zira davalı yan aracında oluşan değer kaybını hesaplama imkanına sahip olduğunu, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin aracının zmm sigortacısı olan quick sigortanın davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacı şirket adına kayıtlı başkaca araç olup olmadığı hususunda açıklama yapmadığını davacı yanın bu talebinin haksız olduğunu, zira davacı adına kayıtlı başkaca araç var ise araç mahrumiyet/iş durması zararı oluşmayacağını, gerçek tamir süresi ile ikame araç talebinin bulunup bulunmadığının araştırılması taleplerinin yineleyeceklerini,
... a.ş.'nin davaya dahil edilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan vekili cevap dilekçesinde özetle: Dosyada değer kaybı bedeli talebinde bulunulduğunu, ancak aynı taraf daha önce aynı kaza ve taleplere ilişkin olarak ..... 2024.E....... sayılı dosyasından Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, ilgili kararda değer kaybı yönünden 13.242,50-tl'ye hükmediliğini, kararın kesinleştiğini, başlatılan ilamlı icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, açıklanan sebepler müvekkili ... A.ş.'nin dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, bu hususun dikkate alınmasını talep etmişlerdir. Davacı vekili 05/02/2026 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Trafik kazasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-SBGM'ne b-...'ya c-... Sigorta'ya d-Sigorta Tahkim Komisyonu'na müzekkereler yazılmış, taraflarca dayanılan deliller celp edilmiştir.
3- Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 16/01/2026 tarihinde sunulan raporda : "Meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle düzenlenen dosyada mevcut belgelerin incelenmesinden elde edilen bilgi ve bulgular değerlendirildiğinde.
5.1. ... plaka sayılı araç sürücüsü ...; dosyada mevcut bilgi ve belgelerden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 84. Maddesinde yer alan Asli Kusurlardan 84/h maddesi “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” kusurunu işlediğinden meydana gelen kazanın oluşumunda ASLİ VE TAM KUSURLU (%100 (yüzde yüz)) OLDUĞU. 5.2.... plakalı araç sürücüsü ...' nın meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ATFI KABİL BİR KUSURUNUN BULUNMADIĞI.
5.3. ... plakalı ..... model ......... aracın kaza tarihli değer kaybı değeri 68.132,86 TL olduğu, 5.4. Aracın kaza sebebiyle mahrum kaldığı sürenin tazminat bedeli kaza tarihi itibari ile 10.219,00 TL olarak hesaplandığı kanaatine varıldığı," şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
5-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, ıslah harcını mahkememize yatırdığı gibi ıslah dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava trafik kazası nedeniyle davalı taraf araç maliki ve sürücüsüne karşı değer kaybı tazminatı ve mahrumiyet tazminatı alacağı talebi hakkındadır.
Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir.
Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 15.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır:
"... plaka sayılı araç sürücüsü ...; dosyada mevcut bilgi ve belgelerden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 84. Maddesinde yer alan Asli Kusurlardan 84/h maddesi “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” kusurunu işlediğinden meydana gelen kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' nın meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı" şeklinde tespit yapılmıştır.
Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporları ve celp edilen sigorta eksper raporları ve olay yerine ilişkin resimler bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı,
olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, davalı sürücünün meydana gelen kazada kusurlu olduğu,
davalıya ait aracın sürücüsü diğer davalının kazanın meydana geldiği yer, kazanın oluş şekli ve araç hasarlarına göre kavşaklarda geçiş önceliğine ilişkin karayolları trafik kanunu kurallarına uymayarak kazaya sebebiyet verdiği davacıya ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusursuz olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki kusur tespiti hükme esas alınmıştır.
Davalı araç maliki şirket tarafından kusur yönünden rapora itiraz edilmiş ise de davalının itirazının herhangi bir somut delil veya gerekçeye dayanmadığı anlaşılmakla davalının kusur yönünden rapora itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalıların kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği, anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı değer kaybı zararına ilişkin şu tespitler yapılmıştır: "... plakalı .... model ...... aracın kaza tarihli değer kaybı değeri 68.132,86 TL olduğu" şeklinde tespit yapılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen kaza sonrası değer kaybı raporda belirtildiği üzere usul ve yasaya uygun olarak aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten araç tamir edildikten sonra ikinci el piyasa değeri arasındaki fark olarak nitelenmiş ve davaya konu davacıya ait aracın markası, tipi, modeli km daha önce kazasının olmaması,
dava konusu kazada hasar miktarı, parça değişikliği ve işçilikler dikkate alındığında serbest piyasa koşullarında aracın muadillerinin yapılan inceleme ve araştırmalar değerlendirilerek hesaplama yapılmış, sahibinden.com sitesinden ilan örnekleri denetime elverişli olarak eklenmiş,
davaya konu davacıya ait aracın rapor tarihindeki hasarsız ve hasarlı piyasa değeri tespit edilerek bulunan aradaki farkın enflasyon rakamları ile güncellenmesi sonucunda kaza tarihi itibariyle geriye dönük gerçek değer kaybının davacının aracında meydana gelen önceki hasar kayıtları ve söz konusu hasara ilişkin emsal nitelikteki araçların piyasa fiyatı gözetilerek değerlendirildiği ve bilirkişiler tarafından 68.132,86 TL değer kaybı tespit edildiği anlaşılmış, söz konusu tespitin usul ve yasaya uygun olduğu piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek değer kaybının yüksek hesaplandığı iddia edilmiş ise de davacının aracının SBGM'den celp edilen önceki hasar kayıtları incelenerek değerlendirildiğinde; işbu davaya konu kazada davacının aracının bu kaza öncesinde 2 kazasının olduğu, işbu davaya konu kazada davacının aracının sağ tarafından hasar aldığı, sağ ön kapı, sağ far, sağ tampon ve sağ ön arka kapı alt birleşiminden hasar aldığı, macun ve boya uygulamasının yapıldığı,
davacının aracının önceki kazalarının SBGM'den gelen önceki kazalara ilişkin hasar dosyaları incelendiğinde görülebileceği üzere sol ön tampondan gerçekleştiği diğerinde ise davacının aracının hasar almadığı davacının başka bir aracın aynasına çarpması sebebiyle hasar kaydı olduğu dolayısıyla işbu davaya konu kazadan önce davacıya ait aracın sağ tarafından herhangi bir hasarının olmadığı dolayısıyla işbu davaya konu kaza öncesinde aracın aynı yerden hasarının olmaması sebebiyle değer kaybı meydana gelmesinin doğal olduğu,
davalının aracın değerinin yüksek belirlendiğine yönelik iddiasını ve ikinci el değerine dair herhangi bir somut delil sunmadığı anlaşılmakla davalının somut delile dayanmayan itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce alınan makine mühendisi teknik bilirkişi raporunda davacının araç mahrumiyetine ilişkin makul onarım süresinin 5 gün olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup, 5 günlük araç mahrumiyeti nedeniyle araç kiralama bedelinin kaza tarihine enflasyon oranlarında oranlanması sonucunda davacının talep edebileceği mahrumiyet tazminatının 10.219,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunda davacının aracının onarım süresinin ve bu süreçte araç kiralama için gerekli bedelin piyasa rayiçlerine uygun olarak tespit edildiği, davacının aracının onarım süresinin meydana gelen kaza resimleri ve davacının aracındaki hasar gözetilerek makul olduğu,
davalı tarafından öne sürülen onarım süresinin ve günlük kiralama bedelinin yüksek belirlendiğine yönelik delile dayanmayan soyut nitelikteki itirazlarına bu sebeple itibar edilmemiş, (c segment bir araç için kaza tarihi itibariyle günlük 2.000,00-TL'den biraz fazla bir bedel hesap edilmiştir) bilirkişi raporundaki onarım süresinin ve ikame araç bedelinin hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Buna göre; bilirkişi raporunda onarım süresi için davacının talep edebileceği araç mahrumiyet tazminatının 10.219,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakta olup, Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvuru yapılmış olup, davalılar söz konusu Sigorta Tahkim Komisyonu kararının kesin hüküm ve derdestlik oluşturduğu iddiası ile itirazda bulunmuş ise de davacının söz konusu başvuruyu fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak yaptığı ve yalnızca sigorta şirketinin taraf olduğu, davalı araç maliki ve sürücüsünün taraf olmadığı, davalı araç maliki ve sürücüsünün meydana gelen bakiye değer kaybı zararından sigorta şirketi ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu dolayısıyla davalının kesin hüküm ve derdestlik itirazlarının geçerli olmayacağı, ancak diğer müteselsil sorumlu ZMMS sigortacısı tarafından ödenen tazminatın mahsubunun gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından Mahkememize sunulan ıslah dilekçesi ile sigorta tarafından ödenen bedel mahsup edilerek 54.790,36-TL değer kaybı tazminatı ve 10.219,00-TL kazanç kaybı tazminatı talep edilmiş olup, davacının ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
Davalı tarafından ıslah dilekçesinde avans faizi talep edilmiş ise de davacının dava dilekçesinde yasal faiz talep ettiği, ıslah ile faiz oranı ve türünün değiştirilemeyeceği anlaşılmakla davacının davasının bu kapsamda kabulü ile 54.790,36-TL değer kaybı tazminatı (davacının sigorta şirketinden tahsil ettiği bedel, Mahkememizce tespit edilen gerçek zarar bedelinden düşülmüştür) ve 10.219,00-TL kazanç kaybı tazminatının 10.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ...... · e-imza Hakim ........ · e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/725, K. 2026/354, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama