KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/255
- Karar no
- 2024/231
- Dava
- Patente Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, ile Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 09/03/2016
- Karar yazım tarihi
- 27/11/2024
Karar Metni
1.391 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin faaliyetlerine ilk olarak 1904 yılında yedi dokuma tezgahı ile başladığını, müvekkili şirketin takip eden yıllarda iş hacmini geliştirdiğini ve 1996 yılında .......
Holding çatısı altında yapılandırıldığını, müvekkilinin denim kumaşlarına ilişkin geliştirici ve iyileştirme amaçlı çalışmaları kapsamında "Örülmüş kumaşa benzeyen ve bu kumaş gibi iş gören dokunmuş kumaş ve bu kumaşın yapılması için usul"ü geliştirdiğini, müvekkilinin bu buluşu geliştirmesi akabinde Avrupa Patent Ofisi nezdinde başvuruda bulunduğunu ve TPMLK nezdinde de ... sayı ile tescil edildiğini, bu patentle korunan buluşun özetle “örülmüş kumaşa benzeyen ve bu kumaş gibi iş gören dokunmuş kumaş ve bu kumaşın yapılması için usul” olduğunu,
söz konusu patentteki buluştan önce pazarda bulunan denim kumaşlarının hiçbirinde örülmüş kumas gibi iş görme kabiliyeti bulunmadığını, müvekkilinin patentinin bir ürün patentine ilişkin istem ile buna bağlı 17 istemi ve bir usul istemi ile buna bağlı 4 istemi içerdiğini, müvekkiline ait patentlerin tüm dünyada sıklıkla haksız kazanç sağlanması amacıyla taklit edildiğini ve bu yolla müvekkilinin patent haklarının ihlal edildiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırmaları sonucu davalı firmaya ait "...." isimli ürününden haberdar olduğunu,
yapılan analizler sonucu söz konusu ürünün müvekkilinin patentinden doğan haklarına tecavüz tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunu iddia ederek, müvekkili adına olan patentten doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini, şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren işleyecek mevduat faizi ile tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin kumaş imalatçı olmadığını, yalnızca kumaş ticareti işiyle iştigal olduğunu, müvekkili şirketin piyasadan temin ettiği kumaşlardan kartelalar oluşturarak yine piyasaya dağıttığını, sipariş olduğu zaman da temin ettiği yerden kumaşı alıp siparişçiye sattığını, müvekkili şirketin işinin gereği olarak 2014 yılında piyasadan temin ettiği kumaşlardan kartelalar oluşturup piyasaya dağıttığını, bu kartelalardan birinde de ürünün isminin "...." olarak belirtildiğini, söz konusu ürünün tekstil ticareti ile iştigal eden birinin, her zaman,
herhangi bir tekstil imalatçısından temin edebileceği sıradan bir kumaş olduğunu, söz konusu ürünün müvekkilince imal edilmediği gibi yalnızca kumaş kartelası oluşturmak amacıyla piyasadan temin edilmiş bir ürün olduğunu ve satışını da gerçekleştirilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 21/09/2017 Tarih, ... Esas .... Karar sayılı "Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ve tüm deliller dikkate alındığında davalı tarafın patent ihlaline yönelik bir kullanımı ispat edilmediğinden yerinde olmayan davacı tarafın tüm taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 18/12/2020 Tarih, ... Esas ...
Karar sayılı ilamı ile "davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine" karar verilmiş, davacı vekilince bu kez bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuş ve dosyanın gönderildiği Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 09/06/2022 Tarih, .... Esas ...
Karar sayılı ilamı ile "Olaya uygulanacak mülga 551 sayılı Patent KHK’nın 136. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretmek, başkaları tarafından üretilen malların patentin taklidi suretiyle meydana getirildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla üretilen ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak veya uygulamaya koymak suretiyle kullanmak patent hakkına tecavüz yöntemlerinden biri olarak kabul edilmiştir.
Keza, kendisinde bulunan taklit ürünlerin nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak da tecavüz hallerinden biri olarak sayılmıştır. Aynı şekilde, usul patentine konu ürünün, usule tecavüz etmeksizin üretildiğini ispat yükü de davalıya aittir.
Somut olayda, davalının piyasadan temin ettiğini ileri sürdüğü patente tecavüzlü taklit ürünleri nereden temin ettiğini bildirmemesi patent hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi, tedarik zincirini bildirmeyen davalının taklit malları ürettiğinin veya ürettirdiğinin kabulü gerekir.
Öte yandan davalının taklit malları .... renk kartelası ile satışa arz etmesinin de ticari amaçla ürünü elinde bulundurma yoluyla patent hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun kabulü gerekir iken, Mahkemece, aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde Mahkemece, davalının eyleminin tescilli patent hakkın tecavüz niteliğinde olduğu kabul edilerek, davacı tarafın tazminat istemleri kapsamında KHK’nın 138 vd. maddelerine göre inceleme ve değerlendirme yapılarak ve KHK’nın 140. maddesi uyarınca davacı tarafın tercihine bağlı olarak yoksun kazancın tespiti cihetine gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davacı taraf, ticari defter ve kayıtlarda gözüken bazı kayıtların patente tecavüz niteliğinde olduğuna ilişkin ciddi itirazlarda bulunmuş olup, bu itirazlar değerlendirilmeksizin, davalının taklit mal satışının bulunmadığının kabulü de isabetli olmamış ve hükmün bu sebeple de davacı taraf yararına bozulması" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda dosya; dosya kapsamı deliller, uyulan Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin bozma ilamı, önceki bilirkişi raporları değerlendirilerek ve dava tarihindeki mevzuat gereği patentin kazanca katkısı da gözetilerek davacının tercihi olan KHK'nın 140/2-b maddesi kapsamında dava tarihinden geriye doğru olan dönemde davalının patent konusu buluşu kullanarak elde ettiği kazancın ve bu bağlamda davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 16/02/2023 tarihli rapor ile, davacı adına türk patent nezdinde tescil edilmiş olan ... sayılı patentin, kök patentine
ilişkin.... numaralı Avrupa patentinin iptal edilmiş olmasının , EPC 105b(3) maddesine göre “...
tarafından itiraz konusuna ilişkin bir karar verilecek karar verildikten sonra bu kararın ulusal etkisi olacağı, EPO
nezdinde sürdürülen işlemler neticesinde Avrupa patentinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, bu karar
korumanın talep edildiği tüm üye ülkeler bakımından bağlayıcı olacak ve ortada bir geçerli bir patent
kalmayacaktır.” hükmü uyarınca geçerliliği kalmadığı belirtilmiştir.
Usul ekonomisi gereği dosya dava konusu patentin geçerli ve ayakta olduğunun varsayımsal olarak kabulü halinde taraf itirazlarını da değerlendirir ve istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 29/09/2023 tarihli ek rapor ile, davalıya ait olan “..." isimli kumaşının davacıya ait .... tescil nolu patentin
yer alan unsurları ihtiva ettiğinden ayrıca unsurlar bakımından aynı işlevi, aynı şekilde görme ve aynı sonucu
ortaya çıkarması sebebi ile patente tecavüz oluşturduğu ve iltibasa neden olduğu,
davalının ibraz edilen 2011 yılı yevmiye defterini kapanış tasdikinin olmadığı, diğer yıllara ait ticari
defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre uygun tutulduğu,
davalının satış faturalarında “.... “ ibareli satışları olduğu ve sadece satış faturaları üzerinden
dava konusu ....’nun örgü tipi ile aynı olup olmadığının tespitinin yapılamadığı,
davalın 2011-2016 1. Dönem arası toplamda SMK 151/2-b kapsamında 10.412.931,13 TL brüt satış karı
elde ettiği ancak net satışlarında dava konusu ürüne ait ürün satış tutarı tespit edilemediğinden tazminat
miktarının mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında bu dosyada davaya dayanak patentin hükümsüzlüğü istemiyle dava bulunduğu gibi, patentin hükümsüzlüğüne dair EPO nezdinde devam eden yargılama bulunduğundan bekletici mesele yapılmıştır. Gerek bu dosyamıza ibraz edilen evraklar, gerekse mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasına ibraz edilen evraklardan ... sayılı patentin, kök patentine
ilişkin ... numaralı Avrupa patentinin hükümsüzlüğü istemiyle EPO nezdindeki itirazlar sonucu hükümsüzlüğe karar verildiği, bu kararın temyiz vs. tüm aşamalardan geçerek kesinleştiği ve buna dayalı olarak mahkememizin .... esas sayılı dosyasında da dayanak patentin hükümsüzlüğüne karar verildiği görülmüştür.
Buna göre, her ne kadar bozma ilamına uyulması nedeniyle davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğu düşünülse dahi, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğurduğundan ve hükümsüz kılınan bir patente dayalı olarak herhangi bir talep ileri sürülemeyeceğinden, hükümsüz kılınan patente dayalı patent tecavüzü söz konusu olmayacağı gibi haksız rekabet de söz konusu olamayacağından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/255, K. 2024/231, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama