KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/258 Esas
- Karar no
- 2024/256
- Dava
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 17/11/2022
Karar Metni
2.103 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin birçok alanda faaliyet göstermekle birlikte özellikle finans ve kuyumculuk sektöründe uzun yıllardan beridir faaliyet gösterdiğini, davacının 21.04.2017 tarihinde “...” marka adı başvurusunda bulunduğunu ve Türk Patent Enstitüsü nezdinde 29.04.2019 tarihinde 2017/... tescil numarası ile tescil edildiğini, bu markasını iç ve dış ticarette ve sosyal medya üzerinde aktif olarak kullandığını, davalının, davacıya ait “...” marka adı ve logosunu davalıya ait ofis içerisinde ve ofis materyalleri ile tabelada, internet sitesinde ve sosyal medyada kullandığını, davalıların bu markayı kullanarak reklam, pazarlama ve satış yaptığını, ....
Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ... D-iş dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını, davalının tescil başvurusunda bulunduğu 2022/... başvuru numaralı “... ...” isimli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi şimdilik 1000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf açılan davaya cevap vermemiş, delil bildirmemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına 2022/... tescil nolu markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, ihtiyat-i tedbir kararı verilmesi, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi şimdilik 1000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplidir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalının ticari sicilde kayıtlı adresine usulen tebliğ olunmuş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, dava şartları incelenmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar davalı adına 2022/... başvuru numaralı “... ...” isimli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilmişse de ,
kurumdan gelen marka tescil belgesi kapsamına göre markanın başvuru aşamasında olduğu dava tarihinde tescile bağlanmadığı ve dava dışı gerçek kişi adına tescil edildiği anlaşıldığından markanın hükümsüzlüğü istemi huzurdaki davadan tefrik edilmiş ve mahkememizin ... esas numarasına kayıtlanmış ve husumet yokluğu nedeniyle hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş, değer talepler yönünden ise mahkememizin 2022/258 esas numarası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Yargılamada tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
Bilirkişiler ... 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.
Yapılan incelemede her iki markanın da “...” ibarelerini ihtiva ettiği, her iki markada da “...” ve “...” ibaresinin altlı üstlü şekilde konumlandırıldığını, her ne kadar markalar farklı renkleri ihtiva etse de bu farklılığın markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldıracak yeterlilikte olmadığına, “...” markasal kullanımların davacı yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin yanı sıra bu minvaldeki kullanımların aynı zamanda davacı yan ile haksız rekabet teşkil ettiğinin de değerlendirilebileceğini, somut olay sektörel açıdan değerlendirildiğinde,
davalı ve davacı tarafların kullandıkları markalara ait logoların gösterdiği benzerlikler nedeniyle ayırt edici niteliğinin olmaması, tacir vasfına sahip taraflardan davacı tarafın ticari açıdan zarara uğrayabileceği ve davalının marka kullanımından dolayı haksız kazanç elde edebileceğini, 2022/... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü yönünden tefrik ile davanın reddine karar verildiğinden markanın hükümsüzlüğü hususunda bir kanaat bildirilmesine gerek olmadığını, ... adresinde yapılan fiziki tespit ile https://.../... url adresinde yapılan online tespit bir bütün halinde değerlendirildiğinde,
her iki adreste de “...” ibareli markasal kullanımların gerçekleştirildiği, facebook sayfasında yer alan kullanımların ... adresinde gerçekleştirildiğine, gerek https://www. .../... url, gerek https:/.../ internet adreslerinde gerekse de ... adresinde markasını ihtiva eden kullanımların tespit edilmesi karşısında ilgili adreslerde yapılan kullanımların davalı yan tarafından ilişkilendirilebileceği, bu çerçevede davalı yan tarafından gerçekleştirilen markasal kullanımların davalının marka hukukundan doğan haklarını ihlal etmekle birlikte tecavüz teşkil ettiğini,
davalının faaliyetlerinin davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunu, davalının talep ettiği maddi tazminat hesabının yapılamadığını, manevi tazminat yönünden takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ...
04/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporlarında; araştırılması gereken konunun, bilanço döneminde, davacının geçmiş yıllardaki gelirine göre bu dönem ne kadar gelir elde edebileceği değil, davaya konu markanın kullanılması yolu ile ne kadar gelir elde edebileceği hususu olduğunu, hesaplama yapılırken spesifik olarak dava konusu ürünle ilgili olmayan gelir kalemlerinin ayıklanması gerektiğini, Yargıtay davacının yoksun kaldığı kazancın hesaplanmasında sadece davalının elde ettiği kazancı elde etmek için yapmak zorunda olduğu işletme giderlerinin indirilmesi gerektiğini,
ilgili dönem itibari ile davacının elde etmesi mümkün vergi öncesi net kârın esas alınması gerektiğinin içtihat edildiğini, ....FSHHM ... D.
İş dosyasında davalı şirketin ticaret kayıtlarının mevcut olduğu, maddi tazminat hesaplamasının yapılabileceği belirtilse de bahsedilen dosyada vergi levhası dışında herhangi bir mali evrağın bulunmadığının görüldüğünü, davacı vekilin 13.11.2023 tarihinde dava dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ekinde davacı şirketin 2021-2022 yılı dönemine ait ve 2023 Yılı Ağustos ayına ait Dönem Mizanlarındaki bilgilerin genel bilgiler olduklarını, ayrıntılarının bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminatı hesaplamaya yeterli ve elverişli olmadığını, SMK 151/2-A Kapsamında maddi tazminat hesabının yapılamadığını,
bu halde Borçlar Kanunun 50.maddesi uyarınca takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mali Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/07/2024 tarihli raporda özetle.
Davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan Gelir Tablosu rakamlarında davalı şirkette 2020 ve 2021 yıllarında satış yapılmadığı, davalı şirketin 2020 yılında 2.473,93 TL Zarar, 2021 yılında 117.747,47 TL zarar elde ettiğinin yer aldığını, Davacı vekili, SMK 151/2a kapsamında maddi tazminat hesaplanmasını talep ettiğini, 6769 sayılı kanunu 151/2a “Yoksun kalınan kazanç, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.” Şeklinde olacağını,
davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan Gelir Tablolarında 2020 ve 2021 yıllarında davalı şirkette herhangi bir satış yapılmadığı yer alması nedeniyle davaya ilişkin 6769 sayılı kanunun 151/2-a maddesi uyarınca herhangi bir maddi tazminat hesabı yapılmamış olduğunu, takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET İDDİLARININ İNCELENMESİ
6769 Sayılı SMK m. 29/l-(b) hükmü uyarınca markanın hak sahibinin izni olmaksızın aynı veya ayırt edilemeyecek şekilde benzerinin kullanılması yoluyla taklit edilmesi doğrudan marka tecavüzü olarak öngörülmüştür.
Bununla birlikte tescilli marka ile aynı olan işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması da marka tecavüzü olarak öngörülmüştür (SMK m, 7/2-(a)), Öte yandan tescilli marka ile aynı veya benzer olan ibarenin tescilli markanın kapsadığı aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması durumunda halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olması halinde ilgili kullanım marka hakkına tecavüz teşkil edecektir (SMK m. 7/2-(b)).
TTK MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Bilindiği üzere TTKm.54 uyarınca '“haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”.
Kanun koyucunun ETKm.56’da yer alan “Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir” şeklindeki tarifinden çok daha geniş ve çok daha kapsamlı bir haksız rekabet hükmüne yer verdiği açıktır. Bir eylemin haksız rekabet olarak nitelendirilmesi için taraflar arasında dar anlamda rekabet ilişkisinin olmasına, yani tarafların aynı sektörde olmalarına ve birbirlerine rakip konumda olmalarına gerek yoktur
Yasal mevzuatta da işaret edildiği üzere TTK m. 54 hükmü, haksız rekabetin tanımlanmasında “dürüstlük kuralı”nı temel kriter olarak görmüştür. Buna göre bir eylemin haksız rekabet olup olmadığının belirlenmesindeki, o eylemin dürüstlük kuralı ile örtüşüp örtüşmediğine bakılmalıdır
Haksız rekabetin genel tanımını veren bu hükmün yanı sıra, TTK m. 55 hükmü uygulamada sıkça karşılaşılan haksız rekabet hallerini sınırlayıcı olmayacak şekilde saymıştır. Bununla birlikte TTK m. 55’te sayılan haksız rekabet hallerinin sınırlayıcı olmadığı, sadece TTK m. 54/2’de belirtilen haksız rekabet eyleminin örnekseme yoluyla sayılmış örnekleri olduğu açıktır. Ayrıca TTKm.55 özel olarak bazı haksız rekabet eylemleri sayılmıştır.
Bunlardan TTK m.55/4’de yer alan “Başkasının malları, işi ürünlerini, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki eylem açısından davalı tarafın eyleminin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu hükmün uygulanabilmesi için, bir kimsenin bir başkasının iş ürünlerini, mallarını, faaliyet veya eylemlerini veyahut haklı olarak kullandığı işaretlerini haksız yere vere karıştırılmaya sebep olacak şekilde kullanması gerekli ve yeterlidir.
Toplanan deliller, marka tescil belgesi, ticari sicil kayıtları, ....FSHHM’nin ... diş sayılı dosyası, ... Vergi dairesince gönderilen mali kayıtlar, davacı yanca sunulan mizan cetveli, HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli kök ve er rapor içerikleri ve mali Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporlar bir bütün olarak incelendiğinde;
Karşılaştırmaya konu her iki markanın da “...” ibarelerini ihtiva ettiği, her iki markada da “...” ve “...” ibaresinin altlı üstlü şekilde konumlandırıldığı, her ne kadar markalar farklı renkleri ihtiva etse de bu farklılığın markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldıracak yeterlilikte olmadığı, markaları bir bütün halinde gören tüketicinin aldanma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu, davalının “...” ibareli markasal kullanımların davacı yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal ettiği ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği hususunun bilirkişi heyetince de isabetli olarak tespit edildiği,
sektörel açıdan değerlendirildiğinde de , davalı ve davacı tarafların kullandıkları markalara ait logoların gösterdiği benzerlikler nedeniyle ayırt edici niteliğinin olmaması, tacir vasfına sahip taraflardan davacı tarafın ticari açıdan zarara uğrayabileceği ve davalının marka kullanımından dolayı haksız kazanç elde edebileceğinin belirlendiği, ... adresinde bilirkişi tarafından yapılan fiziki tespit ile https://.../... url adresinde yapılan online tespit bir bütün halinde değerlendirildiğinde, her iki adreste de “...” ibareli markasal kullanımların gerçekleştirildiği,
keza facebook sayfasında yer alan kullanımların ... adresinde gerçekleştirildiği, gerek https://www. .../... url, gerek https:/.../ internet adreslerinde gerekse de ... adresinde markasını ihtiva eden kullanımların tespit edilmesi ,davalı yan tarafından gerçekleştirilen markasal kullanımların davalının marka hukukundan doğan haklarını ihlal etmekle birlikte tecavüz teşkil ettiği, davalının açılan davaya cevap vermediği, markayı lisans yada davacıdan aldığı izin ile kullandığı yada marka üzerinde üstün bir hakkı olduğuna dair davalı yanca bir delil sunulmadığı, delil tespitinde vergi levhasının davalı adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla.
Davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı yan SMK 151/2-a kapsamında tazminat talep etmiştir.
Ancak davacı markasının tanınmış bilenen bir marka olmadığı, keza Davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan Gelir Tablosu rakamlarında davalı şirkette 2020 ve 2021 yıllarında satış yapılmadığı, davalı şirketin 2020 yılında 2.473,93 TL Zarar, 2021 yılında 117.747,47 TL zarar elde ettiğinin yer aldığı, Davacı vekili, SMK 151/2a kapsamında maddi tazminat hesaplanmasını talep ettiği, 6769 sayılı yasanın kanunu 151/2a maddesine göre “Yoksun kalınan kazanç, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.”e göre bir hesaplama yapılamadığı,
zira davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan Gelir Tablolarında 2020 ve 2021 yıllarında davalı şirkette herhangi bir satış yapılmadığı belirlendiğinden ancak davalının marka ihlali sabit olduğundan BK hükümlerine göre mahkemece maddi tazminatın belirlenmesi gerekmiştir.
Toplanan delillere ve bilirkişi raporu dikkate alınarak Marka hakkını ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre takdiren 1000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz ile davalıdan tahsiline, olayın oluş şekline göre takdiren 20.000 TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz ile davalıdan tahsiline, 11.4.2023 tarihli celsenin 8 nolu ara kararı gereğince verilen ihtiyadi tedbirin kararı kesinleşene kadar devamına, https://.../...) ve https://.../ internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine,
karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesinin için Bilgi İletişim Başkanlığına müzekkere yazılmasına, Marka hükümsüzlüğüne ilişkin dava tefrik edildiğinden bu talep ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına,hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğu gözetilerek karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/258, K. 2024/256, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama