KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/333 Esas
- Karar no
- 2024/241
- Dava
- Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı
- Dava tarihi
- 15/12/2022
- Karar yazım tarihi
- 03/12/2024
Karar Metni
1.653 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin özellikle alışveriş merkezlerinde başta olmak üzere çocuklar ve yetişkinler için oyun alanları, eğlence merkezleri işletmecisi olduğunu, aynı zamanda da TPMK nezdinde ...... sayı ile tescilli "....." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalı taraf kendi işletmelerinde müvekkili adına tescilli "...... " ibareli markayı tabelasında kullandığını, davalının müvekkili ile birebir aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının mezkur eylemi neticesinde müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek,
markaya yönelik tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25/10/2024 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 100.686,23 TL tutarına artırarak, harcını yatırmıştır.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin uzun yıllardır eğlenceli elektronik makine ve oyun parkuruyla donatılmış oyun alanları iştigal ettiğini, bu sebeple "......." markasını ...... sayı ile TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin "...... MERKEZİ" markasını ve tabelasını kullandığını, müvekkili şirketin Türkiye'de birçok ilde eğlence merkezi bulunduğunu ve müvekkili şirketin işlettiği tüm eğlence merkezlerinde "........ EĞLENCE MERKEZİ" ibareli markasını kullandığını, davacı tarafın müvekkiline ait işletmenin girişinde çok büyük bir tabela üzeride "...... "nın yazılı olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi, manevi, itibar tazminatı ve hüküm özetinin ilanı taleplidir. Taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ...... tescil numaralı "....." ibareli markanın 35,41 ve 43.sınıflarda 26/03/2010 tarihinde ilk kez tescil edildiğini, 25/03/2020 tarihinden itibaren de 10 yıl müddetle davacı adına yenilendiği anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Taraflarca bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 26/10/2023 tarihli rapor ile, "davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz
oluşturmayacağı,
dosya kapsamında, davacının dayanak markasını yasanın aradığı anlamda kullandığını gösterir
şekilde yeterli bilgi/belge tespit edilememekle birlikte, mali açıdan da herhangi bir incelemenin
yapılamadığı, mevcut duruma göre “davalının kullanmama def’i” açısından nihai hukuki
değerlendirme ve takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, “sessiz kalma yoluyla hak kaybının mevcudiyetine dair” yukarıda belirtildiği şekilde dayanak
olacak şekilde, herhangi bir bilgi/belgenin dosya kapsamında yer almadığı, dolayısıyla davacı
taraf açısından SMK m.25/6 kapsamında Sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin şartların mevcut
olmadığı,
davalı kullanımının markasal kullanımdan ziyade, Karayip Korsanları”ndan esinlenilerek bir
konsept/tema olarak kullanım arz ettiği, Oyun/eğlence merkezlerinin pek çoğunda ada, macera,
park, macera adası ve benzeri ifadelerin kullanılmakta olmasının da hem bu durumu destekler
nitelik arz ettiği ve kullanımın hizmetin veriliş amacına uygun olduğu hem de bu durumun SMK
m.7/5 kapsamında değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.
Dosya talimat yolu ile mali müşavir bilirkişiye davacı iş yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle davacının dava konusu "....... " ibareli markasını dava tarihi olan 15/12/2022 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemde ciddi kullanımının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor 02/02/2024 tarihli rapor ile, iddia, savunma ve dosya içerisindeki belge ve bilgilerin incelenmesi
sonucunda ve yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu markanın “eğlence hizmetleri”nde
gerçek ve ciddi kullanımının ispatlandığı belirtilmiştir.
Dosyanın dosyamızda en son rapor tanzim eden bilirkişi ...... ile arkadaşlarından oluşan heyete, dosyaya sonradan getirtilen Bakırköy ..... FSHCM'nin ...... Esas, Ankara ...... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce aldırılan bilirkişi raporu incelenerek taraf vekillerinin ilk rapora itirazları da değerlendirilerek, tecavüzün varlığının kabulü halinde istenebilecek maddi tazminat tutarının ne olduğu konusunda rapor tanzimi için tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 16/08/2024 tarihli rapor ile, davalı kullanımının markasal kullanımdan ziyade, Karayip Korsanları”ndan esinlenilerek bir
konsept/tema olarak kullanım arz ettiği, Oyun/eğlence merkezlerinin pek çoğunda ada,
macera, park, macera adası ve benzeri ifadelerin kullanılmakta olmasının da hem bu durumu
destekler nitelik arz ettiği ve kullanımın hizmetin veriliş amacına uygun olduğu hem de bu
durumun SMK m.7/5 kapsamında değerlendirilebileceği ve Davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve
29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, Dosyada, “Davalı
tarafa ait ürünlerin/hizmetin “kötü üretim ve kullanımı” ya da “uygun olmayan tarzda
piyasaya sunulması” nedeniyle yaşanılan olumsuz durumlara dair somut herhangi bir
bilgi/belge yer almadığından” bu hususların değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, mevcut
delil durumuna göre “İtibar Tazminatı” açısından takdirin mahkemeye ait olduğuna
ilişkin kök raporda ulaşılan sonuçlardan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı,
Mahkeme tarafından tecavüz yönünde değerlendirme yapılması durumunda; davalı
tarafın, ticari defter ve kayıtları üzerinde tespit edilebilen, dava konusu markaya yönelik,
15.05.2022 (kira başlangıç tarihi) tarihinden, 15.12.2022 dava tarihine kadar olan hak ihlali
süresi içerisinde elde ettiği satış hasılatı ve İTO tarafından emsal dava dosyalarına
gönderilen cevap yazılarında belirtilen “tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun
%10 u lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı” görüşü üzerinden yapılan hesaplamaya
göre, davacı tarafın talep edebileceği Lisans Bedeli tutarının 100.686,23 TL. olarak hesap edildiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ...... tescil numaralı "...... ibareli markanın 35,41 ve 43.sınıflarda 26/03/2010 tarihinde ilk kez tescil edildiği, 25/03/2020 tarihinden itibaren yenilenerek 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu, talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile davalının kullanmama def'inde bulunması karşısında dava konusu markanın “eğlence hizmetleri”nde
gerçek ve ciddi kullanımının ispatlandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu takdiri delil olup, teknik yönden mahkemeyi bağlar nitelikte ise de, hukuki niteleme ve değerlendirme mahkemeye aittir. Bu itibarla raporda her ne kadar bilirkişi raporunda
davalı kullanımının markasal kullanımdan ziyade, Karayip Korsanları”ndan esinlenilerek bir
konsept/tema olarak kullanım arz ettiği, Oyun/eğlence merkezlerinin pek çoğunda ada, macera,
park, macera adası ve benzeri ifadelerin kullanılmakta olmasının da bu durumu destekler
nitelik arz ettiği ve kullanımın hizmetin veriliş amacına uygun olduğu hem de bu durumun SMK
m.7/5 kapsamında değerlendirilebileceği" belirtilerek davalının fiili kullanımının markaya tecavüz oluşturmayacağı belirtilmiş ise de, raporda inceleme konusu yapılan ve görsellerine yer verilen yönlendirici işaretlerdeki "......." tabelası bilirkişi raporunda belirtilen SMK 7/5 kapsamında değerlendirilmiş ise de, esas raporun dördüncü sayfasında görseline yer verilen davalı tarafa ait işletmenin alışveriş merkezine bakan girişindeki tabelada oldukça büyük harflerle tabela üzerinde "......." yazıldığı, bu şekildeki kullanımın markasal olup davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekmiştir.
Dava açıldıktan sonra inceleme sırasında bu tabelanın kaldırılmış olması sonuca etkili görülmemiştir. Nitekim aynı eyleme ilişkin Bakırköy ..... FSHCM'nin ...... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalı şirket yetkililerinin eylemleri sabit görülerek cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Buna göre davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davanın kabulü gerekmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, incelenen ticari defterler, İTO kayıtları ve davacının tazminat seçeneğine göre heyetçe takdir edilen 100.686,23 TL dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğünden bu tutar yönünden dava kabul edilmiştir. Bu itibarla davacı tarafça faiz talep edilmediğinden faiz hükmedilmemiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davalının eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu gözetilerek davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.
Davacının itibar tazminatı talebine gelince. Yüksek Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 05/05/2016 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere. "Markanın itibarı kavramı, marka ile inşa edilen imajı ifade etmektedir. Zira imaj ve güven oluşturmanın bir maliyeti vardır. İtibar zararı ise inşa edilen veya edilmekte olan imajın zedelenmesi nedeniyle doğan zarardır.
İtibar tazminatı belirlenirken, bir taraftan imaj inşası için gerçekleştirilen giderlerden hareket ederek zararın giderilmesi için yapılması gereken (reklam kampanyası gibi) giderleri dikkate almalı, diğer taraftan da itibar kaybının manevi yönünü göz önünde tutulmalıdır." Somut uyuşmazlıkta, davalının kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığı gibi, davacının marka ve tasarım imajının zedelendiği hususu da ispatlanamamıştır.
Keza , bozulan imajın düzeltilmesi için herhangi bir masraf yapılması gerektiği de ispatlanamamıştır. Bu itibarla, itibar tazminatına yönelik talebin reddi gerekmiştir.
Katip ...... e-imzalıdır Hakim....... e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/333, K. 2024/241, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama