KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/70
- Karar no
- 2024/212
- Dava
- Markanın Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 10/03/2023
- Karar yazım tarihi
- 18/11/2024
Karar Metni
1.159 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin kendisine ait "......" markasını uzun yıllardır menşe ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullanmakta ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, ancak hal böyle iken, davalı yanın TPMK nezdinde .... sayılar ile tescilli "......" ibareli markaları bulunduğunu, davalının, “......
MOBİLYA" ve ....." ibareli markaları ile, müvekkilinin tanınmış “......” markası ile 20, 24 ve 35. sınıflardaki emtiaları kapsaması itibariyle aynı sınıflardaki veyahut benzer emtialar için tescil edildiğini, davalı basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkiline ait tanınmış “......” markasının ününden ve ilgili sektörlerde edindiği yerden, haksız ve hukuka aykırı biçimde istifade etmek maksadıyla hareket ettiğini ve müvekkiline ait bu tanınmış markaları tescil ettirme yoluna gittiğini iddia ederek, davalı adına .... sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı şirket ile müvekkili şirkete ait markalar, aynı veya benzer markalar olmayıp aynı veya benzer sınıflarda yer almadığını, davacı şirketin işbu davasına dayanak göstermiş olduğu markalar aynı veya benzer markalar olmadığını, zira markaların asli unsuru "....." ibaresi olduğunu, davacı şirket tek başına "......" ibaresini kullanmamakta olup yalnızca giyim ürünleri sektöründe, üretmiş olduğu ürünlerin çeşitlerine göre kullandığını, davacı şirkete ait markaların bir kısmı giyim ürünleri sınıfında tanınmış marka olduğunu,
müvekkili şirketin işbu sınıfta herhangi bir mal veya hizmeti olmayıp herhangi bir şekilde davacı şirkete ait markalardan da yararlanılmadığını, "......" ibaresi halihazırda bilinen bir ibare olup pek çok marka sahibi tarafından pek çok marka ve hizmet grubunda kullanıldığını, müvekkilinin mobilya satışı yapmış olduğu mağazasının tabelasında ve internet sitesinde "......
Mobilya" ibaresini kullanması, davacı şirketin tanınmış markasından haksız bir şekilde yararlandığını, tanınmış markanın itibarına zarar verdiği veya ayırt edici karakterini zedelediği anlamına gelmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı adına .... sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğü taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, .... tescil numaralı "......" esas unsurlu markaların davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen .... tescil numaralı "...... MOBİLYA" ve "...." ibareli markaların davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Taraf vekillerince bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları, belirtilen internet adresleri değerlendirilerek davalı adına tescilli .... tescil nolu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 02/02/2024 tarihli rapor ile, mevcut dosya kapsamına göre; markalar arasında sınıfsal ve işitsel benzerliğin bulunmadığı, bu bağlamda SMK 6/9 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının, davacı
markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar
vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin
bulunmadığı, SMK. m.6/4 ve m.6/5 anlamında hükümsüzlük
şartlarının mevcut olup olmadığı,
davalı markalarının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı
olarak SMK m.6/9 kapsamında verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğu,
SMK m.25/6 dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında
hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli markalardan;
.... tescil no.lu “...... Mobilya” markasının 12/06/2012 tarihinde,
.... tescil no.lu “...... Mobilya ....” markasının 19/11/2013 tarihinde
Tescil edilmiş olduğu,
davalı markalarının tescil tarihi nazara alındığında, anılan markalar yönünden 10/03/2023
dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü
sürenin geçmiş olduğu tespit edilmekte olup, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Rapor dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli görüldüğünden itibar edilmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;
karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural
olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerekir. Önceki tarihli .... tescil nolu "....." ibareli markanın, yine ... tescil nolu "....." ibareli marka yine ... tescil nolu "......." ibareli markaların uyuşmazlık konusu 20.sınıfta tescilinin bulunmadığı, dayanak gösterilen diğer markaların ise davalı tescilinden sonra olduğu, davacıya ait ... tescil nolu at üstünde ...... oyuncusu görseli ve "......" şekil markasının da davacı adına tescilli olduğu görülmüştür.
Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu "...... MOBİLYA" ibareli markanın 20.sınıfta yine ... tescil nolu "...... MOBİLYA ..." ve "ŞEKİL" içeren markanın 35.sınıfta ... tescil nolu "...... MOBEL" markasının ise 20 ve 35.sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere markalar arasında sınıfsal benzerliğin
ve işaretsel benzerliğin söz konusu olmadığı, ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin de bulunmadığı, bu nedenle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
SMK kapsamında nispi tescil engellerinin değerlendirilebilmesi açısından ilk olarak taraf
markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında bir benzerliğin var olması gerekir. Zira SMK
m.6/1 kapsamında, benzer olarak nitelendirilemeyen taraf markaları açısından
ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi mevcut olmayacaktır. Diğer nisbi tescil engelleri koşullarının oluşmayacağı,
davacının tanınmış markası dahil olmak üzere dayandığı tüm markaları ile davalı markaları
arasında aynı anda kullanılmaları halinde, ortalama veya ilgili alıcıları tarafından karıştırılma
ihtimali doğuracak derecede benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla ortalama tüketicinin, bu
markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiği ya da bunların üreticileri arasında
işletmesel bir bağlantı olduğunu düşünmeyeceği,
tüm bu değerlendirmeler sonucunda, mevcut dosya kapsamına göre; davalının, davacı
markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar
vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin
Bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, SMK. m.6/4 ve m.6/5 anlamında hükümsüzlük
şartlarının da oluşmadığının kabulü gerekmiştir. Davalının tescilinde kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığından SMK m.6/9 kapsamında da hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ayrıca markaların benzer olduğu kabul edilse dahi,
SMK m.25/6 dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli markalardan;
.... tescil no.lu “...... Mobilya” markasının 12/06/2012 tarihinde,
.... tescil no.lu “...... Mobilya ...” markasının 19/11/2013 tarihinde
Tescil edilmiş olduğu,
davalı markalarının tescil tarihi nazara alındığında, anılan markalar yönünden 10/03/2023
dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü
sürenin geçmiş olduğu ve davalının tescillerinin kötü niyetli olmadığı sonucuna varılmış olmakla hak düşürücü süre yönünden de davanın reddi gerekmektedir. Sonraki tarihli .... tescil nolu marka ise önceki tarihli markalar nedeniyle seri marka olup, müktesep hakka dayalı olacağından bu marka yönünden de davanın reddi gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Rapor dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli görüldüğünden itibar edilmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/70, K. 2024/212, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama