KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Esas no
- 2017/690 Esas
- Karar no
- 2019/478
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/07/2017
Karar Metni
1.018 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi bulunduğunu, 31.03.2017 tarih, ... no.lu, 23.600,00TL bedelli faturadan anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, cari hesap bakiyesinin tahsili amacıyla davalı hakkında Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün .... E sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
HMK uyarınca davacının delillerini davalıya tebliğ etmekle yükümlü olduğunu, buna rağmen halihazırdaki davada davacının delillerini taraflarına tebliğ etmediği; bu durumun HMK’ya ve savunma haklarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacının kanıtlanabilmiş bir alacağının da bulunmadığını, davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlemiş olduğu fatura ve varsa diğer belgelerin senet hükmünde olmayıp alacağın varlığını kanıtlama niteliğine haiz olmadığını, alacağın varlığını kısmen de olsa kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini,
davacı tarafından iddia edilen alacağın likit ve muayyen olmayıp muhtacı muhakeme olduğu; bu doğrultuda davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki taleplerinin reddinin gerektiği ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu davanın reddine ; koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddi; haksız ve kötü niyetli olarak takibe girişen davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında verilen hizmeti bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık icra takibine konu faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu hususlarındadır.
Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün...E.Sayılı dosyasının tetkikinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 23.600 TL asıl alacak ve 2.717,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.317,56 üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
SMMM .... tarafından düzenlenen raporda, dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket ve davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2016-2017 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, taraflar arasında 2016 yılında sözlü, 2017 yılında ise 04.01.2017 tarihli “Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi” kapsamında yazılı ticari ilişkinin varlığının anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen güvenlik hizmeti kapsamında 2016 yılında düzenlenen 12 adet fatura ile 2017 yılında düzenlenen 4 adet faturanın tamamının her iki şirket ticari defterlerinde karşılıklı olarak borç/alacak kayıtlarının yapılmışı olduğu;
bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, takip ve dava konusu alacağa esas uyuşmazlığın, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen, davalı şirket ticari defterlerinde davacı hesabına “borç” kaydedilmek sureti ile davalının davacıya olan borcundan mahsup ettiği ancak davacı şirket tarafından kabul edilmeyerek noter ihtarnamesi ekinde davalı şirkete yasal süresinde iade edilen dolayısıyla davacı şirket ticari defterlerinde kaydına rastlanmayan 31.03.2017 tarih, .... no.lu, 23.600,00TL bedelli, “alışlardan iadeler” açıklamalı faturadan kaynaklandığı,
taraflar arasında 04.01.2017 tarihinde imza altına alınan, dava dosyasında mübrez “Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi” çerçevesinde hukuki yorum mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamında davacı şirketin edimini yerine getirmediği, dolayısıyla davalı tarafından Sözleşmenin feshedileceği yönünde davalı şirket tarafından dava dosyasına sunulu herhangi bir belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup, mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi bulunduğu, davacının bu kapsamda düzenlediği faturaların davalı defterlerin de de kayıtlı bulunduğu, dava konusu faturaların taraflar arsındaki sözleşme şartlarına göre düzenlendiği, buna göre fatura içeriği hizmetlerin davalıya verildiğinin davacı tarafça ispatlandığı, davalı tarafça davacı şirketin edimini yerine getirmediği, taraflar arsındaki sözleşmenin feshedildiği veya verilen hizmetin ayıplı olduğu yönünde davalı şirket tarafından bir delil sunulamadığı,
bu kapsamda davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan 31.03.2017 tarih, .... no.lu, 23.600,00TL bedelli, “alışlardan iadeler” açıklamalı faturanın davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf noter ihtarnamesi sunmuşsa da, ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin tebliğ belgesi sunmamıştır. Davacı taraf dava açarken 1000,00 TL üzerinden harç yatırmış olup, daha sonra verilen sürede asıl alacak üzerinden eksik harcı tamamlamıştır.
Davacı vekili son celse alınan beyanında itirazın iptalini asıl alacak üzerinden talep ettiklerini beyan etmişse de, dava dilekçesindeki beyanları bir bütün olarak incelendiğinde ve itirazın iptali davalarının niteliği nazara alındığında, bunun yanında davacı vekilince dava dilekçesinde sadece asıl alacak yönünden dava açıldığının açıkça belirtilmediği gözetildiğinde davacı tarafın işlemiş faize ilişkin de talebinin bulunduğu değerlendirilerek, işlemiş faize ilişkin eksik harç ikmal ettirilmiş ve bu miktar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca dava konusu alacağın faturaya dayalı olup likit olduğu anlaşılmakla davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/690, K. 2019/478, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama