KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararın Yazıldığı
- Karar tarihi
- 7 Mart 2019
- Esas no
- 2017/896 Esas
- Karar no
- 2019/217
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/10/2017
- Tarih
- 06/04/2019
Karar Metni
1.248 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi taraflar ticari ilişki kapsamında oluşan 20,851,20 TL cari hesap borcunun davalı tarafça ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafça icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itirazda bulunmuş olduğunu, yetki itirazı uyarınca, dosya Küçükçekmece icra müdürlüklerine gönderilmiş ve Küçükçekmece ......icra Müdürlüğünün .....
E sayısını almış olduğunu, icra dosyasına davalı tarafça, davacı müvekkil şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı iddiası ile takibe, borca, faize ve tüm ferilerine hasız suretle itiraz edilmiş olduğunu, davalının davacı müvekkile herhangi bir borcunun bulunmadığı itirazı haksız ve mesnetsiz olup davalı tarafın müvekkil şirkete borçlu durumda olduğunu, icra takibinin başlatılmasından ve herhangi bir borcunun olmadığına dair davalının itirazından sonra davalı tarafça müvekkil şirkete 2.772,25 TL ödeme yapılmış olduğunu, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu,
kısmi ödeme ile davalının borcun varlığını ikrar ettiğini, itirazı ile gerçeğe aykırı iddiada bulunarak ve müvekkil şirkete ait defter ve kayıtlarla da sabit olduğunu beyanla itirazın iptaline davalının % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamış olduğu, davacı tarafça alacağını ispat edecek hiçbir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkil şirketin davacı tarafa borçlu olduğunu iddia etmiş olup iddianın kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf takip konusu borcun hangi hizmetten kaynaklandığını, hizmete dair bir fatura tanzim edilip edilmemiş olduğunu, bir fatura tanzim edilmiş ise fatura bilgilerini ve faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilip edilmediğini imtina etmekte olduğunu,
davacı tarafın alacak iddiasındaki kötü niyeti ve davadaki haksızlığını sergilemekte olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği alacağa ilişkin fatura ve irsaliyeleri sunması halinde cevap verme haklarını saklı tutmuş ve bildirmiş olduklarını, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamakta olup haklılıklarının banka kayıttan ile müvekkil şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile de sübut bulacak olduğunu, takibe konu alacak likit atacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun olmadığını,
yerel mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itiraz da bulunulan borçlunun haksız olması ve takip konusu alacağın likit yani borçlu tarafından bilinebilir olmasının gerekmekte olduğunu, takip dosyası İncelendiğinde takip talebi ve müvekkil şirkete gönderilen ödeme emrinde bulunması zorunlu unsurlardan olan alacağın sebebinin ve buna İlişkin bilgi ve belgelerin yer aJmadrğının görülecek olduğunu, davacı tarafça hiçbir bilgiye yer vermeksizin talep edilen alacağın taraflarınca bilinebilir ve likit olmadığı Sayın mahkemece de takdir olunacak olduğunu,
davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatının kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
Dava İİK'nun 67. Maddesine istinaden açılmış İtirazın İptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında cari hesap ilişki bulunup bulunmadığı bu kapsamda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa miktarı ve alacağın likit olup olmadığı, hususlarındadır. Küçükçekmece ......icra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyasının tetkikinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 20.851,20 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın tespiti açısından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
SMMM...... tarafından düzenlenen kök ve ek raporda, taraflarca ibraz edilen yasal defterlerin (HMKmd.222) uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı yasal defter kayıtlarına göre 24.01.2017 takip tarihi itibari ile davacı asıl alacağının 20.851,20 TL' si olduğu, davalı yasal defter kayıtlarına göre 24.01.2017 takip tarihi itibari ile davacı asıl alacağının 2.772,25 TL' si olduğu, taraflar arasında ki hesap farkının rapor içeriğinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere devir farkı, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan davacı faturaları ile davacı defterlerinde kayıtlı olmayan davalı faturalarından kaynaklandığı,
söz konusu borç ve alacak kayıtlarının ispatına yönelik dosya kapsamında herhangi bir vesaik bulunmadığı, bu itibarla söz konusu borç ve alacak kayıtlarının iş bu davadaki davacı alacağı hesaplamalarında dikkate alınmaması gerektiği, bu itibarla dosya kapsamı ve taraf defterlerine göre 24.01.2017 takip tarihi İtibar) ile davalı taraftan 15.909,71 TL ' si asıl alacaklı olduğunun ispatlandığı, davalı tarafın TBK. m 117 uyarınca rapor içeriğinde ayrıntısı verildiği üzere 24.01.2017 takip tarihi itibarı ile mütemerrit olduğu nazara alındığında takip tarihi öncesinde işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığı,
24.01.2017 tarihli 20.851,20 TL'lik takip miktarı ile karşılaştırıldığında 4.941,49 TL'lik fazla talebin söz konusu olduğu, fazlalığın davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar ve 2015 yılından devir olan davacı alacağının 228,57 TL' lik kısmının davalı taraf defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı,
davalı tarafça takip tarihi sonrasında 24.08.2017 tarihinde yapılan 2.772,25 TL' lik ödemenin davacı tarafça iş bu davada vazgeçilmiş olduğu dikkate alındığında davacının takibinin (15.909,71 TL- 2,772,25 TL) 13.137,46 TL' si üzerinden devamının gerektiği, bu itibarla takibin 13.137,46 TL'si üzerinden devamı ile tarafların tacir ve davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 24.01.2017 takip tarihinden itibaren ispatlanmış davacı asıl alacağı 13.137,46 TL.sına avans faizi tahakkukunun uygun olacağı,
taraflarca yukarıda ispat edilemeyen faturaların karşı tarafça kabulüne ilişkin ispat edici mahiyette vesaik sunulması durumunda söz konusu fatura bedellerinin davacı alacağına ilavesi ve/veya mahsubunun yapılabileceği, Bilirkişi kök raporu ve ek roporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup, mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacı taraf her ne kadar 20.851,20 TL alacaklı olduğu iddiasında ise de; davacının 15.909,71 TL alacaklı olduğunu ispatladığı, 2015 yılından devir olan davacı alacağının 228,57 TL' lik kısmının davalı taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının bu miktar yönünden ispatlayıcı bir belge sunamadığı, bunun yanın da toplam 4.712,92 TL bedelli iki adet faturaya ilişkin sunulan servis formları incelendiğinde dava dışı ......
Şirketi çalışanlarınca imzalandığı, davacı taraf her ne kadar davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının bu faturalardan da sorumlu olduğunu iddia etmişse de, bu hizmetlerden davalının sorumlu olduğuna ilişkin taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı gibi davalı tarafça da kabul edilmemektedir. Servis formlarının altında dava dışı ....... Şirketinin kaşesi bulunmaktadır.
Bu durumda davacının davalıdan 15.909,71 TL alacaklı olduğunun ispatlandığı, davalı tarafça takip tarihi sonrasında 24.08.2017 tarihinde yapılan 2.772,25 TL' lik ödemenin davacı tarafça iş bu davaya konu edilmediği dikkate alındığında davacının takibinin (15.909,71 TL- 2,772,25 TL) 13.137,46 TL üzerinden devamının gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, ispatlanan alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
07/03/2019 Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/896, K. 2019/217, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama