KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/209 Esas
- Karar no
- 2023/1282
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 06/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/12/2023
Karar Metni
1.815 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... 'ın ... ilçesinde 17/03/2021 tarihinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ve davalı ...
Taşımacılık A.Ş. adına sigortalı bulunan ... plakalı araç, huzurdaki davaya konu kazaya karıştığını, kaza sonrası polis memurları tarafından düzenlenmiş kaza tespit tutanağında, park halinde bulunan ... plakalı kamyonete, müvekkili nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsü çarparak hasar vermiş olup sigortalı araç sürücüsü kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, iş bu kaza tespit tutanağında, olay yerini terk etmesi sebebiyle kimliği tespit edilemeyen sigortalı araç sürücüsünün, Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/1-l hükmünü ihlal ederek söz konusu kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiği açıkça görüldüğünü,
ZMMS kapsamında rücu sebeplerinin olmadığının ispatının davalı tarafa ait olduğunu, olay yerinin haklı bir nedenle terk edildiğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle müvekkilinin hasara uğrayan ... plakalı araç için 25/02/2022 tarihinde 2.827,43 TL tutarında hasar tazminatı ödemesi yaptığını, müvekkili tarafından yapılan ödeme sonrası 05/04/2022 tarihinde davalı sigortalıya rücu mektubu gönderildiğini, belirtilen süre içinde borcun ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağının belirtildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, 24/06/2022 tarihinde Büyükçekmece ....
İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı nedeniyle Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, açıklanan nedenlerle Küçükçekmece ....
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılmış haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle talep hakkı sönmüş olan istemlere karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kaza sonrası tutulan kaza tutağının usulüne uygun tutulmadığını, gerçeği yansıtmayan beyanlar gözönüne alınarak tutulduğunu, 7.03.2021 tarihli kaza tutanağının müvekkiline ait araç sürücüsünün yokluğunda ve diğer araç sürücülerin beyanları esas alınarak tanzim edildiğini, tutanak içeriğinin ve müvekkiline ait ... plaka sayılı araç sürücüsüne verilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmediğini,
iddia konusu kaza, tarafı olduğu ya da sebebiyet verdiği kaza olmadığından olay yerini terk etme durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin herhangi bir trafik kural ihlalinin bulunmadığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün beyanı alınmaksızın sadece diğer sürücü beyanlarına dayalı olarak tutulan maddi hasarlı polis tutanağı bu anlamda yeterli bir delil olmadığını, sigorta genel şartları'na göre davacı tarafa rücu hakkı sağlar nedenlerden birinin mevcut olmadığını, söz konusu kazanın her ne kadar müvekkiline ait araçtan kaynaklı vuku bulmamış ise bile;
aksinin kabulünde yani müvekkiline ait aracın kusurlu bulunduğu ihtimalinde dahi müvekkile rücu edebilmesinin mümkün olmadığını, zira, bu kapsamdaki zararların da sigorta teminatı kapsamında olup; kastı ya da ağır kusura dayalı bir netice mevcut olmadığından.
Sigorta Genel Şartlarına ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre rücu imkanının mevcut olmadığını, davacının zmms genel şartlarının ''zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı'' başlıklı b.4/f maddesince rücu talebinde bulunmasının hukuki dayanağının olmadığını,
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının " ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI" başlıklıB.4/f maddesinde düzenlenen "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin,tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmünün yer aldığını,
bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk nedeninin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal nedenine dayanması gerektiğinin açık olduğunu, ZMMS genel şartlarının B.4/f maddesi kapsamında, sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki nedenin bir arada bulunması gerektiğini,
bunlardan ilkinin meydana gelen trafik kaza sonucunda "bedeni hasar"ın doğması olduğunu, somut olayda ise bedeni hasar meydana gelmediğini, davacının bu yönde bir iddiasının bulunmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın ve inkar tazminatı taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, kötü niyetle takip başlatan davacı yanın %20den az olmamak kaydıyla haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, davacının ZMMS poliçesi kapsamında sigortacısı, davalının maliki olduğu ... plakalı araç ile dava dışı üçüncü kişiye ait ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelin davalının maliki olduğu araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasına dayanılarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Davacı tarafça ilk olarak Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı yetki itirazı üzerine Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe devam olunduğu görüldü.
-Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2.827,43-TL asıl alacak, 145,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.972,62 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
- İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı sigortalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişiye ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
-Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir.
-Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır
-Mahkememiz dosyası davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen hasar bedelinin kazanın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi ve varsa fazladan ödenen bedelin hesaplanması amacıyla makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 30/10/2023 tarihli raporda özetle; davacı Sigorta Şirketi tarafında dava dışı üçüncü
kişiye ödenen hasar bedelinin kazanın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olmadığı,
fazladan ödenen bedelin 2.827,43 TL – 2.603,03 TL = 224,40 TL olarak hesap edildiği
görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Alınan bilirkişi raporu mahkememizce dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Dosyada mevcut kaza tutanağına göre dava konusu kazanın, 17/03/2021 tarihinde meydana geldiği, davalıya ait aracın kazadan sonra olay mahalini terk ettiği, kaza tutanağının davalının yokluğunda kolluk tarafından düzenlendiği görülmektedir.
-Bu kapsamda davalının iddia ve savunmaları nazara alındığında davalının maliki olduğu araç sürücüsünün olay yerini haklı sebeplerle terk ettiğini ispatlamak zorundadır.
-Dosyanın yapılan incelemesinde söz konusu kazanın tek taraflı olarak meydana geldiği, alınan bilirkişi raporuyla ve kaza tutanakları ile bu hususun teyit edildiği, davalıya ait araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiğinin sabit olduğu, davalıya ait araç sürücüsünün kaza yerini terk hususunda haklı bir sebebinin bulunduğu yönünde savunmasının bulunmadığı, davacının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4.f maddesi uyarınca rücu hakkının doğduğunun kabulü gerekmiştir.
-Buna göre davacı sigorta şirketinin rücu isteminin yerinde olduğu ve fakat davacı tarafça dava dışı 3. Kişiye poliçe kapsamında ödenen bedelin olayın oluş şekli ile meydana gelen zarara uygun olmadığı, davacının rücuen tazminini talep edebileceği gerçek zararın 2.603,03 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafça rücuya konu edilen alacağın maddi hasar olduğu, rücu talebinin yalnızca bedeni hasarlar yönünden geçerli olduğu iddia edilmiş ise de söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla, olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır.
-Bu kapsamda davacının talep edebileceği gerçek zarar üzerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılmış, 2.603,03 TL asıl alacak, 133,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.736,69 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından alacağın niteliği itibariyle gerçek borcun tereddütsüz bir şekilde belirlenmesi ancak yargılama aşamasında yapılan tahkikat ve alınan raporlar ile mümkün olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/209, K. 2023/1282, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama