KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/508 Esas
- Karar no
- 2024/1113
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/06/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 13/11/2024
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle. Davalı ...'ın, iş sözleşmesinin ikale ile sona ermesinden sonra 1 ay geçtiğin de yöneticiliğini yaptığını, müvekkil şirketinin .... şubesinin bulunduğunu, aynı binada bir ofis kiraladığını, diğer davalı ....
A.Ş'yi kurduğunu, bu şirket üzerinden müvekkilinin iştigal alanı olduğu boya, mürekkep, boya pigmenti, boya ham maddeleri, boya yardımcı maddeleri alım ve satımıyla iştigal etmeye başladığını, davalı ...'ın kendisi ayrıldıktan sonra yönetici asistanı ... ’u ayarttığını müvekkil şirketten istifa ettirdiğini ve .... bünyesinde işe aldığını böylece kendisine bir ... Şubesi kopyasını oluşturduğunun ortaya çıktığını, bu noktada ......'un uzun yıllar boyunca ....
Şubesinde çalıştığını, tüm müşterilerle muhatap olduğunu, yönetici ... ile müşterilerinin arasındaki bağlantıyı sağladığını, müvekkil şirketinin tüm bilgi ve kayıtlarını elinde bulundurduğunu, Davalı tarafın bu süreçte müvekkil şirketinin Anadolu’daki müşterilerinin hedef aldığını, İstanbul’da bir şube kurma girişimlerinde bulunduğunu, bu amaçla 12 yıldır müvekkil şirketinin merkezinde çalışanın, tanınırlığını ve tecrübesiyle şirketin her departmanıyla ilişkisi bulunan dolayısıyla şirketin üretim prosedürlerini, ürün formüllerini,
muhasebe kayıtlarının ve tüm müşteri portföyünü elinde tutan bir personel olan .... ’yı ayarttığını işten çıkmasını sağladığını, müvekkil şirketinin 1998 yılında kurulduğunu ve uzun yıllar ticari faaliyetlerde bulunduğunu halen de masterbach boya sektöründe piyasa olarak kabul edilen Bayrampaşa Sanayi Bölgesinde bir dükkan kiralanması amacıyla ... ile birlikte hareket ettiğini, davalı ile ....'da kiralık dükkan baktıklarının öğrenildiğini, davalı taraf bu amacının gerçekleştirdiğini, ... ile arasındaki gönül ilişkisinin de kullandığının düşünüldüğünü, dolayısıyla davalı taraf müvekkil şirketin nezdinde çalışan her iki çalışanını da,
ayarttığını, şahsı ve şirketi hesabına çalışmasını sağladığını, davalının bu faaliyetlerinin ortaya çıkmış olması ile müvekkil şirketin harekete geçtiğini, davalıya karşı Bakırköy ....
Noterliğinin ... yevmiye, 08.01.2024 tarihli ihtarnamesini keşide ettiğini, sözleşmeden ve yasadan doğan tazminatlarının ödenmesini ihtar ettiğini, davalı ...'ın, müvekkil şirketinin müşterileriyle bizzat ve birebir görüşmeler yaptığını, müvekkil şirket hakkında ....’un artık bittiğini, bundan sonra piyasada kendisinin var olduğunu, müvekkil şirketin ortaklarının ailevi sorunlar yaşadığını, ....'ın kötü alışkanlıklarının olduğunu, ... şubesini kapattığını, Anadolu'ya mal satmasının imkansız olduğunu, mal isteyen müşterilerinin yarı yolda kalacağını, üretimlerinin aksayacağını, kendisi ayrıldıktan sonra artık .... 'un dağılacağını,
.... 'un finansal olarak zorda olduğunu, güvenilemeyeceğini türünden gerçeğe aykırı söylemlerinin müvekkil şirketinin kötülediğini ve karaladığını, .... 'un tüm müşterilerinin kendisiyle çalışmaya başladığını ortaya attığını, müvekkil şirketinin müşterilerine yeni teklifler verdiğini, davalı tarafların, müvekkil şirketinin .... şubesinin birebir aynısını kopyalayadığını, davalı tarafın söze konu hükümlerinin her birini ayrı ayrı ihlal ettiğini, müvekkil şirketin hem ticari olarak hem de itibar olarak zarara uğradığını, müvekkil şirketinin müşteriyle görüşmeler yaptığını,
müvekkil şirketi kötülemekte ve karalamakta olduklarını daha düşük fiyatlar ve ödeme kolaylıkları teklif ettiğini, haksız rekabette bulunduğunu, müvekkil şirkete kasten zarar verdiğini, dava konusu taleplerine ilişkin dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin tüm talep hakları ile manevi tazminat talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı tarafların hukuka, ticari ahlak, etik ve rekabete aykırı davranışlarda bulunarak işledikleri haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını,
davalıların haksız rekabet fiilleri nedeniyle maddi tazminat olarak 1.000 TL'nin 11.01.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilen iş sözleşmesi hükümleri ile 10/c maddesi uyarınca rekabet yasağı hükümlerinin ihlal edilmesi halinde belirlenen cezai şart alacağından şimdilik 500 TL, 10/b,
10/d ve 10/e hükümlerinin ihlal edilmesi halinde 11. Maddede belirlenen cezai şart alacağından şimdilik 500 TL olmak üzere fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla toplam: 1.000 TL alacağın 11.04.2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte Davalı ...'dan tahsiline, davalı tarafların haksız rekabet teşkil eden yasaya ve akde aykırı eylemleriyle kamuya ilan edilen yanıltıcı iddia ve beyanların;
tüm masrafı davalılar tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan gazetelerden biri vasıtasıyla kamuya ilan edilerek düzeltilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müşterek ve müteselsilen tahsiline tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketlerinde satış elemanı olarak çalıştığını, 28/09/2023 tarihinde tarafının kanunsuz emirlere uygulanmaya zorlandığını ve özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği suretiyle tehdit ve şantaja varan baskılara maruz kaldığını, istifaya zorlandığını, müvekkilinin istifa etmediği üzerine,
işveren tarafından haklı bir neden bildirmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, davaya konu edilen ve müvekkilin imzaladığı iddia olunan sözleşme ve içeriklerini kabul etmediklerini, sözleşmenin bir suretinin müvekkile verilmediğini, dava dilekçesinde buna benzer bir beyan ya da delilin bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde bir takım ikale sözleşmesinin varlığından bahsettiğini, ikale sözleşmenin şekil şartlarının mevcut olduğunu ve müvekkilin iş akdinin sonlanmasında bir ikale sözleşmesinin akdedilmediğini, sözleşme işveren tarafından haklı bir sebep bildirilmeden feshedildiğini, cezai şart da iş bu sözleşmenin geçersiz olduğunu,
davacı tarafça müvekkilin kişilik haklarına yoğun saldırılar ve iftiralar mevcut olduğunu, davacının dava dilekçesinde haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilin iş akdinin başından sonuna şirketine emek verdiğini, şirketi iyi konumlara taşıdığını, davacı dilekçesinde müvekkille firma sahibinin oğlunun çok samimi olduğunu, 01/06/2013 tarihinden bu yana çalıştıklarını beyan ettiğini, müvekkil tarafından herhangi bir çalışan ya da işçinin iş akdinin sonlandırılmasına teşvikin söz konusu olmadığını, olamayacağını,
şirket yetkililerinin kurumsal yapı sınırlarını aşmak suretiyle kanunsuz emirlere uymayan çalışanlara hakaret, tehdit ve şantajda bulunduğu suretiyle suç işlediğini ve mobing uyguladığını, müvekkilinin şirket çalışanı .... ile bir gönül ilişkisinin olduğunu ve birlikte hakaret ettiklerini, bu sebeplerle durumda gerçeğe aykırı tüm iddiaları kabul etmediklerini bildirdiklerini, davacı şirkete ait herhangi bir bilgi ya da belgenin müvekkilinde olmadığını, şirketin merkezinin İstanbul da olmasının aynı yerde bir iş ya da işlem tesisinin söz konusu olmadığını, haksız ve mesnetsiz iş bu davanın usulden reddini,
haksız ve mesnetsiz iş bu davanın usulden reddedilmemesi halinde esastan reddini, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasından kaynaklı tazminat davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasından kaynaklı tazminat talep etmektedir. Davalı taraf süresi içerinde yetki itirazında bulunmuştur. Davacı ve davalılar arasındaki temel ilişki değerlendirildiğinde davalıların yetki itirazının yerinde olduğu, yetkili Mahkemenin tayininde HMK 6. Maddesi gereği davalıların yerleşim yeri Mahkemesinin yetkili olması gerektiği, davalıların adresinin Ankara olduğu, açıklanan bu nedenlerle Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/508, K. 2024/1113, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama