KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/691 Esas
- Karar no
- 2024/1183
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/11/2024
Karar Metni
2.143 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı şirket arasında ticari alım satıma dayanan bir iş ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin, taraflar arasındaki ticari işlemler kapsamında müvekkili şirketten çeşitli mal ve hizmetler satın almış olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalı şirket tarafından yapılması gereken bir kısım ödemelerin yapılmamış olduğunu, bu hususun müvekkili şirket ticari defter ve belgelerinde detaylıca görülmekte olduğunu, söz konusu borcun ödenmemesi nedeniyle daha sonra davalı şirket hakkında Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının, söz konusu borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve söz konusu takibin durdurulmuş olduğunu, takibin durdurulmasının akabinde zorunlu dava şartı ticari arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, ancak arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında herhangi bir anlaşmaya varılamamış olduğunu, davalı tarafın, müvekkili ile kurduğu ticari ilişkisinden kaynaklanan borcunu reddetmekte ve bu konudaki uzlaşma taleplerini geri çevirmekte olduğunu, taraflar arasında süren ticari ilişkinin mevcudiyetinin tartışmasız biçimde ortada olduğunu,
davalının bakiye borç miktarının da cari hesap dökümlerinde ve müvekkili şirket ticari defter ve belgelerinde açık biçimde görülmekte olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlu/davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan Ticari satın alma sözleşmesinde Çağlayan Mahkemeleri yetkili kılınmış olduğundan, yetki itirazında bulunuyor olduklarını, bu nedenle öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirket ve davacı şirket arasında 08.09.2023 tarihinde ticari satın alma sözleşmesi imzalanmış olduğunu, müvekkili şirket ve davacı şirket arasında imzalanan işbu sözleşmenin Sipariş, Teslimat ve İade Hüküm başlıklı 8. maddesinin.
"Her türlü bozulmuş ürün, ambalaj, etiket hatası, son kullanma tarihi veya her ne sebeple olursa olsun satılmayan ürünler ALICI (... San. Tic. A.ş.) tarafından iade edilebilecektir. SATICI (.... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi) iade ürünleri malın teslim edildiği noktalardan alacaktır. İadeler ALICI'nın düzenleyeceği iade faturası ile yapılacaktır...
İade işlemlerinde ALICI ve SATICI stok kayıtları arasında fark olması durumunda ALICI'nın kayıtları geçerli olacaktır." şeklinde düzenlemiş olduğunu, bu maddeden de açıkça görüleceği üzere, müvekkili şirketin satın almış olduğu ve elinde bulundurduğu ürünleri koşulsuz şartsız iade etme hakkına sahip olduğunu, yine iade durumunda ürünlerin kondisyonunun bir önemi bulunmadığını, davacı tarafın ürünler ne durumda olursa olsun (bozulmuş, yırtılmış vb.) iade almayı sözleşme ile kabul etmiş olduğunu, yine sözleşmenin Genel Hükümler başlıklı 2. Maddesinde.
"Sözleşme TTK anlamında cari hesap sözleşmesidir. Taraflar cari hesap ilişkisi içerisinde çalışacak ve birer aylık dönemlerde hesap mutabakatı yapacaklardır. Yapılan mutabakat doğrultusunda( mutabık kalınan bedel ve ayrık tutulan faturalar dahilinde) tarafların defter ve kayıtlarına bakılmaksızın birbirlerini ibra etmiş sayılacaktır. Hesap mutabakatı her ayın ilk beş günü içinde hiçbir davete gerek olmaksızın ALICI'nın( müvekkil şirketin) Genel merkez adresinde yapılacaktır.
Hesap mutabakatı yapılmadığı takdirde ALICI'nın (Müvekkil şirketin) defter ve kayıtları kesin delil niteliğinde olacaktır.
SATICI'nın (Davacı Şirketin) bu hususta kabul ve muvafakatı mevcuttur." şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, taraflar arasında mutabakat yapılmadığı durumda müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olacağının davacı tarafından kabul edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin ticari satın alma sözleşmesinin Sipariş, Teslimat ve İade Hüküm başlıklı 8. maddesine dayanarak 05.02.2024 tarihinde; ... irsaliye numaralı e-irsaliye ile 120 Adet ....Hasta Bezi Medium 30lu, 132 Adet ...
Hasta Bezi Large 30lu, 116 Adet ... Hasta Bezi Xlarge 30lu, 1003 Adet ... Medium 8li, 1337 Adet ... Külot Large 7li, 1631 Adet ... Külot Xlarge 6lı, 534 Adet 60x90 ... Yatak Koruyucu 30lu, 07.02.2024 tarihinde ... irsaliye numaralı e-irsaliye ile 209 Adet .... Emici Külot Medium 8li, 269 Adet .... Emici Külot Large 7li, 277 Adet ... Emici Külot Xlarge 6lı, 118 Adet ...
60x90 Yatak Koruyucu 30lu belirtilen ürünleri davacı şirkete iade etmiş ve ıslak imzalı iade irsaliyesi düzenlemiş olduğunu, Ticari Satım Sözleşmesinin Sipariş, Teslimat ve İade Hüküm başlıklı 8. maddesinde iade edilen ürünlerin SATICININ (davacı şirketin) malın teslim edildiği noktalardan alacağının düzenlenmiş olduğunu, ürünlerin bizzat davacı tarafından mal teslim noktasından iade alınmış, iade alınmasıyla beraber e-irsaliye düzenlenerek taraflarca imzalanmış olduğunu, müvekkili şirketin 05.02.2024 tarihli iadeye yönelik 05.07.2024 tarihinde ... numaralı e-fatura,
07.02.2024 tarihli iadeye yönelik ise 07.02.2024 tarihinde ... numaralı e-fatura keserek 2 faturayı da karşı tarafa iletmiş olduğunu, karşı tarafın 8 gün içerisinde faturalara itiraz etmeyerek faturaları kabul etmiş olduğunu, daha sonra davacı tarafın.
10.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile 2.279,62TL Palet Bedeli, 14.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile 840,00TL Fiyat Farkı, 14.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile 720,00TL Palet Bedeli, 17.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile 23.299,17TL Ürün Bedelleri, 17.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile 43.604,03TL Fiyat Farkı toplamda 70.742,82 TL bedelinde faturalar düzenleyerek müvekkili şirkete iletmiş olduğunu, müvekkili şirketin ilgili faturaları kabul etmeyerek sistem üzerinden reddetmiş olduğunu,
davacı şirketin 10.02.2024 tarihli ... numaralı ve 14.02.2024 tarihli ... numaralı faturalarının palet bedeline ilişkin olduğunu, müvekkili şirket ve davacı şirket arasında imzalanan ticari satın alma sözleşmesinin Sipariş, Teslimat ve İade Hükümleri başlıklı 5. Maddesine göre.
"Satıcı tarafından teslim edilen ürünlere ait ambalaj, koli, kutu, palet, kasa, askı ve benzeri taşıyıcı malzemeler veya stantlar SATICI tarafından 7 gün içerisinde teslim alınmadığı takdirde, ALICI'nın ödeme veya başkaca herhangi bir sorumluluğu kalmayacaktır..." şeklinde olduğunu, sözleşmenin 5. maddesi doğrultusunda, davacı taraf 7 gün içerisinde teslim alma yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde müvekkili şirketten herhangi bir ücret talep edemeyeceğini ve müvekkili şirketin sorumluluğunun ortadan kalkacağını kabul etmiş olduğunu, 7 gün içerisinde paletleri teslim alma borcunun davacı şirket üzerinde olduğunu,
davacı şirketin paletleri teslim almaması durumunda müvekkili şirketin sorumluluğu kalkmakta ve herhangi bir bedel ödeme yükümlülüğü bulunmamakta olduğunu, davacı paletleri 7 gün içerisinde teslim almamış olduğundan, sözleşmede belirtildiği üzere müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalkmış olduğunu, 10.02.2024 tarihinde oluşturulan ... numaralı fatura müvekkili şirketin oluşturduğu ... numaralı faturaya istinaden kesilmiş olduğunu, müvekkilinin oluşturduğu faturanın davacının teslim alması gereken paletlere yönelik oluşturulmuş fatura olduğunu, faturanın oluşturulma tarihi 04.10.2023 olduğunu,
faturanın oluşturulduğu tarihten itibaren 7 gün içerisinde davacı tarafın paletleri teslim alması gerektiğini, ancak davacı tarafın üzerine düşün yükümlülüğü yerine getirmeyerek paletleri teslim almamış olduğunu, bu hususta sözleşmenin Sipariş, Teslimat ve İade Hükümleri başlıklı 5. Maddesine göre herhangi bir ücret talep edemeyecek olduğunu, görüldüğü üzere müvekkili şirketin palet bedeli ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan teslim alma yükümlülüğüne aykırı davranmış olduğunu, 17.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile.
16 Paket ... Hasta Bezi Medium 30lu, 16 Paket ... Hasta Bezi Larger 30lu, 228 Paket ... Külot Xlarge 6lı, 14 Paket ...
Yatak koruyucu Örtü ürünlerini kabul etmeyerek müvekkili şirkete geri iade edilecek şekilde fatura kesmiş ancak müvekkili şirkete geri iade etmemiş olduğunu, 17.02.2024 tarihli ... numaralı faturada gösterilen ürünlere yönelik davacı şirket tarafından kabul etmeme sebebi gösterilmemiş veya herhangi bir bildirimde bulunulmamış olduğunu, müvekkil şirket ve davacı şirket arasında imzalanan sözleşmesinin Sipariş, Teslimat ve İade Hüküm başlıklı 8. maddesinde; " Her türlü bozulmuş ürün, ambalaj, etiket hatası, son kullanma tarihi veya her ne sebeple olursa olsun satılmayan ürünler ALICI(...
San. Tic. A.ş.) tarafından iade edilebilecektir. SATICI (... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi) iade ürünleri malın teslim edildiği noktalardan alacaktır. İadeler ALICI'nın düzenleyeceği iade faturası ile yapılacaktır...
İade işlemlerinde ALICI ve SATICI stok kayıtları arasında fark olması durumunda ALICI'nın kayıtları geçerli olacaktır." şeklinde düzenlenmiş ve davacı tarafça kabul edilmiş olduğunu, davacı tarafın, iade edilen ürünlerin hangi durumda olup olmadığına bakmaksızın iade edilen ürünleri koşulsuz ve şartsız kabul edeceğini, sözleşmenin Sipariş, Teslimat ve İade Hüküm başlıklı 8. maddesi ile kabul etmiş, hal böyle iken davacı tarafın iade edilen ürünleri kabul etmemesinin sözleşmeye aykırı olduğunu ve davalının kötü niyetli olduğunun bizzat göstergesi olduğunu,
davacı şirketin 17.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile 43.604,03TL ve 14.02.2024 tarihinde ... numaralı fatura ile 840,00TL fiyat farkı faturaları oluşturmuş olduğunu, davacı tarafın Fiyat Farkı faturaları ile neyi kastettiği belli olmayıp, açıkça anlaşılmamakta olduğunu, fatura tipi "Satış" olmakla beraber müvekkili şirkete gerçekleşmiş bir satışta bulunmadığını, davacı taraf fiyat farkı faturaları ile stok kayıtlarındaki farkları talep etmişse bu hususta müvekkili şirketin kayıtlarının dikkate alınacak olduğunu, taraflar arasında imzalanan ticari satım sözleşmenin Sipariş, Teslimat ve İade hüküm başlıklı 8. maddesi ile; "...
İade işlemlerinde ALICI ve SATICI stok kayıtları arasında fark olması durumunda ALICI'nın kayıtları geçerli olacaktır." şeklinde düzenleme getirilmiş olduğunu, bu hususta "fiyat farkı" faturaları ile stok kayıtları kastediliyor ise sözleşmenin Sipariş, Teslimat ve İade hüküm başlıklı 8. maddesi dikkate alınarak müvekkili şirketin kayıtları dikkate alınması gerektiğini, yine dosyaya sunulan iade irsaliyeleri, iade faturaları incelendiğinde herhangi bir stok farkının olmadığının da görülecek olduğunu,
faturalardaki fiyat farkı ile alış fiyatı ve iade fiyatı arasındaki fark kastediliyor ise dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde görülecektir ki iadelerin anlaşılan fiyat üzerinden kesilmiş olduğunu, bu hususta herhangi bir aykırılık bulunmadığını, keza davacının hukuka aykırı bir şekilde oluşturduğu 17.02.2024 tarihinde .. numaralı faturada da müvekkili şirketin kestiği fiyatlar üzerinden fiyatlandırma yapmış olduğunu, görüldüğü üzere 05.02.2024 ve 07.02.2024 tarihinde iade edilen ürünlerin iade fiyatlarının davacı tarafından kabul edilmiş olduğunu, davacı tarafın alacaklı olmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı bir şekilde Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ..
E. sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine icra ödeme emri göndermiş olduğunu, müvekkili şirketin haklı olarak mevcut olmayan alacağa karşılık ödeme emrine itirazda bulunmuş olduğunu, bu nedenle başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla; huzurda ikame edilen işbu haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce icra dosyası ve takip dayanağı alacağın bulunduğu döneme ait BA-BS kayıtları ilgili yerden talep edilerek dosya arasında alınmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 70.742,82 TL cari hesaptan doğan alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
6100 sayılı HMK'nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK'nın 73. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
6100 sayılı HMK'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlenmesine yer verilmiştir. Kesin yetki durumunda yetki sözleşmesi yapılamaz. Nitekim HMK'nın 18.maddesinde açıkça; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, davacı şirketin kaşe ve imzasını taşıyan satın alma sözleşmesi kapsamında davacı tarafın davalı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesi ile birlikte yetki ilk itirazında bulunmuş, ekinde yer alan ve davacı tarafın kaşe ve imzasını taşıyan sözleşmede uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin kararlaştırıldığını beyan etmiş, belirtilen sözleşme davacı tarafça inkar edilmemiş olup incelenmesinde de davacı şirketin kaşesinin yer aldığı ve imzalı olduğu görülmüştür.
Buna göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davanın ve dava konusu alacağa dayanak olan sözleşmenin taraflarının ticari şirket olmaları nedeniyle tüzel kişi tacir sıfatına haiz oldukları, 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde tacirler arasında yetki sözleşmesinin düzenlenmesine cevaz verildiği, her iki taraf da tacir olduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, somut uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle kesin yetki halinin mevcut olmadığı görülmektedir.
Bu doğrultuda davacı tarafından iş bu davanın yalnızca yetki sözleşmesinde kararlaştırılan görevli ve yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde açılabileceği kanaatine varılarak, davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/691, K. 2024/1183, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama