KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/711 Esas
- Karar no
- 2025/715
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/08/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/08/2025
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi olan şahıslar yahut bu şahıslarca görevlendirilen başkaca şahısların, müvekkili şirkete ait olan boş çek yaprağını hukuka aykırı olarak ele geçirerek dilekçe ekinde bulunan ...
Bankası ... seri numaralı 58.550,00-TL bedelli 08/06/2024 ödeme tarihli çeki müvekkil şirket yetkilisinin imzasını taklit ederek kendileri lehine keşide ettiklerini, müvekkili şirketin, çekin hukuka aykırı olarak doldurulduğundan işbu çekin ödenmesi için kendilerine bildirimde bulunulduğunda haberdar olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete karşı hiçbir borcu bulunmadığını, İcra İflas Kanunu'nun menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72. Maddesi, "Borçlu,
icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir" hükmüne amir olduğundan davalı şirkete karşı menfi tespit davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, dilekçeleri ekinde müvekkil şirkete ait imza sirküleri bulunmakta olup çek üzerindeki imza ile müvekkil şirket yetkilisine ait olduğu sabit olan imza sirküsündeki imzanın birbirinden tamamen farklı olduğu ilk bakışta dahi anlaşıldığını beyanla davalarının kabulünü, çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, kambiyo senendine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. -Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davacının keşideci davalının lehtar olarak yer aldığı .... Bankası ... Şubesi 08/06/2024 keşide tarihli 58.550,00 TL bedelli çekte yer alan davacı adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığının belirlenmesi hususlarına dayanmaktadır. -Mahkememizce icra dosyası, imza örnekleri ve takibe konu senet celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Dolayısıyla, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir.
Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Baki Kuru, İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).
-Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür.
-6102 sayılı TTK’nın 818. (eTTK’nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK’nun 589) maddesi uyarınca “bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez”. İmzaların bağımsızlığı (istiklali şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (Keşidecinin, cirantanın avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
-Gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada; “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”,“senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir.
-Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (TTK m.702/2).
-Mahkememizce davalı şirkete; dava konusu ... Bankası A.Ş., .... seri numaralı, 58.550,00 TL bedelli, 08/06/2024 ödeme tarihli çek aslını ibraz etmek üzere muhtıranın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde senet aslının ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi halinde davacı tarafın imzaya ilişkin itirazlarını kabul etmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, iş bu muhtıra davalı şirkete tebliğ edilmiştir.
-Akabinde davalı şirketin iflas nedeniyle tasfiye halinde olduğu ve ilgili tasfiye işlemlerinin İ.İ.K. Madde 218'e göre basit tasfiye usulü ile iflas dairesi tarafından yürütüldüğü görülmekle, iflas dairesine aynı muhtıra tebliğ edilmiş, kesin süre içerisinde senet aslının ibraz edilmediği görülmüştür.
-Davalı masa vekilinin karar duruşmasında senet aslını ibraz ettiği ancak duruşma tarihi itibariyle kesin sürenin dolduğu, yine ilgili tarafça bu hususta geçerli bir mazeret bildirilmediği görülmüştür.
-Bu haliyle davalı tarafın uhdesinde bulunan senetleri kesin süreye rağmen Mahkememize ibraz etmediği, davalı tarafın kesin sürelere riayet etmediğinden bu hususta yeniden süre verilmesinin mümkün olmadığı, kesin süre içerisinde senet asıllarını ibraz etmeyen davalının imzaya itirazı kabul ettiği, Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu doğrultuda davacının keşidecisi, davalının lehtarı olduğu, ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 08/06/2024 keşide tarihli, 58.550,00 TL bedelli çek yönünden davacı tarafın davalı yana borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/711, K. 2025/715, 18 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama