KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
- Esas no
- 2026/214 Esas
- Karar no
- 2026/255
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 10/03/2026
- Kararın yazıldığı tarih
- 12/03/2026
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle. Müvekkili Sigorta Şirketi tarafından ..... no'lu ..... Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı ..... adına sigortalı "..... Mah., ..... Cad.
No:27-A Bağcılar/İSTANBUL" riziko adresinde kain işyerinin riskleri teminat altına alındığını, dava dışı sigortalıya ait riziko adresinde kain işyerinde, 08.05.2024 tarihinde davalı konumundaki muteriz borçlu İSKİ'nin sorumluluğunda bulunan tesisatın patlaması neticesinde hasarın meydana geldiğini, bu sebeplerle davalı muteriz borçlu tarafından Bakırköy İcra Müdürlüğünün yetkisine haksız şekilde itiraz edildiğini, Bakırköy İcra Müdürlüğünün yetkisine ilişkin olarak davalı tarafından yapılmış olan söz konusu Yetki İtirazının Kaldırılmasını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere,
davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, yasal faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir.
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda davacı sigorta şirketinin, gerçek kişi olan dava dışı sigortalısının halefi olarak açtığı eldeki davada, uyuşmazlığın haksız fiilden (davalının sorumluluğundaki tesisatın patlaması neticesi oluştuğu iddia olunan hasardan) kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile dayanılması sebebi ile genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu, dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olması sebebiyle dava şartı yokluğundan HMK'nun115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ...... · ¸e-imzalıdır · Hakim ..... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/214, K. 2026/255, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama