KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/136
- Karar no
- 2024/29
- Dava
- Kullanılmama Nedeniyle İptal
- Dava tarihi
- 21/07/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 01/03/2024
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Kullanılmama Nedeniyle İptal davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin sahibi bulunduğu www.....com alışveriş sitesi üzerinden e-ticaret faaliyetleri gerçekleştirdiğini ve bu kapsamda tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan kendisi ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere ulaştırmak için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, davalı adına ... sayı ile tescilli ..., ... sayı ile tescilli ...., ... sayı ile tescilli ... markaları marka siciline kaydedildiği halde fiilen kullanılmadığını ve gerekiz yere sicili işgal ettiğini,
söz konusu markalar kullanılmadığı halde salt tescilli olmasının, bu ve benzer markaların üçüncü kişiler tarafından tescil ettirilme ve kullanılma hakkının engelleme yetkisininin marka sahibine verilmesi anlamı taşıdığını, bu durumun 3. Kişilerin haklarını zarar verdiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile ... sayı ile tescilli ..., ... sayı ile tescilli ..., ... sayı ile tescilli ... markalarının iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı adına usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Ön inceleme duruşma tutanağının davalı adına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, duruşma ara kararında belirlenen kesin süre içerisinde davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmıştır.
Dava, davalı adına kayıtlı marka tescil belgelerinin kullanılmama nedeniyle iptali talebine yöneliktir.
SMK'nun markanın kullanım külfetine ilişkin 9. Maddesi hem geçmişte tescil edilen markalar için hemde gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirmiştir. Dolayısıyla davalıya ait markada kullanma külfeti altındadır. Markanın kullanımının SMK'nun 7. Maddesinin ikinci fırkasının a,b.c bentlerinde ön görülen modelde olmak üzere anılan maddenin 3. Fırkası ile 9. Maddenin 2. Ve 3. Fıkrasında açıklandığı şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.
İptali istenen markaların kullanımının söz konusu markaların tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlemine uygun olarak anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde gerçekleşmesi icap etmektedir. Bu kullanımın markaların tüketiciye yahut son kullanıcıya ürün veya hizmetin menşeini bu ürün yada hizmetin diğer kaynaklardan gelenlerden ayırt etmesine izin verecek ve karıştırmaya mahal vermeyecek biçimde yalnızca ilgili teşebbüs nezdinde değil piyasaya ulaşacak ve belirli müşteri çevresi yaratacak şekilde ciddi olarak gerçekleşmelidir. Doğal afetler, savaş, ağır bir ekonomik buhran, ambargo, ithalat kısıtlamaları gibi durumlar markanın kullanılmaması için haklı bir neden olabilir.
Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı kullandığını ispat yükü davalıdadır. Bir markayı kullanan ve ileride kullanmama sebebine dayalı iptal tehdidi ile karşılaşmak istemeyen basiretli tacir gibi hareket etmesi gerekli olan davalının kullanıma ilişkin kanıtları özenle saklaması gerekmektedir. Markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir emtia için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerekir. Buna göre bir markanın bir ürün için kullanımının diğer bir ürün için kullanım sayılmaz.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ispat yükünün davalı tarafta olması ve dava dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içinde herhangi bir beyan ve delil sunmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/136, K. 2024/29, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama