KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/248 Esas
- Karar no
- 2024/131
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/12/2023
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin "...." markasının sahibi olduğunu, ayakkabı üretimi ve pazarlaması işini yaptığını, müvekkilinin Türkiye'de yaptığı marka başvurularının yine aynı ad olan "...." markasının varlığı sebebiyle reddedildiğini, davalının tescilini sağlamış olduğu "...." markasını kullanmadığını, pazar yerlerine marka adı yazıldığında müvekkile ait ürün bilgileri çıktığını, davalıya ait herhangi bir ürün ya da reklam bilgisi çıkmadığını,
bu nedenlerle davalı adına 18,25 ve 35. Sınıflarda .... tescil numarası ile tescilli "...." markasının ve yine 35. Sınıfta .... tescil numarası ile tescilli "...." markasının SMK m.9 uyarınca kullanılmaması sebebiyle iptaline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkil firmanın ayakkabı imalatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu edilen marka da dahil olmak üzere bu sektörde kendi adına tescilli birden fazla markalı ürünle aktif olarak faaliyette bulunduğunu, ... ve ... tescil numaralı markalarının on yıl müddetle yenilendiğini, marka kullanılmaya başlandıktan sonra,
bu kullanıma beş yıl boyunca kesintisiz olarak ara verilmemesi gerektiğini, buradaki beş yıllık süre ise, markanın kullanılması sonucunda elde ettiği değer ve müşteri çevresinin (good-will) kullanıma ara verildikten sonra belli bir süre daha devam edeceği düşünülerek getirildiğini, SMK m. 9’da markanın beş yıl boyunca, aralıksız olarak kullanılmaması düzenlendiğinden; markanın ciddî biçimde kullanıldığı her durumda, beş yıllık ara verme hakkının yeniden başladığını kabul etmek gerektiğini izah ederek;
davacı tarafın sonradan tescil ettirdiği marka ile ilgili hükümsüzlük talepleri dahil fazlaya ilişkin diğer tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; hukuki dayanaktan yoksun davanın tümden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
Dava, markanın SMK'nın 9. Maddesi uyarınca kullanılamamasından kaynaklı iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları, sicil kaydı, ürün ve hizmet listeleri ve delil niteliğindeki tüm belgeler dosya içerisine alınmıştır.
Davacı vekili 18/10/2024 tarihli dilekçesi ile, davalı tarafın teklifi ile taraflar arasında anlaşma sağlandığını, bu kapsamda dava konusu hukuki ihtilaf üzerinde anlaşmış olmaları sebebiyle davadan feragat ettiklerini, ekte sunulan protokol gereğince tarafların karşılıklı vekalet ücreti talebi olmaması nedeniyle herhangi bir vekalet ücreti kararına da hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 22/10/2024 tarihli dilekçesi ile, tarafların birbirinden karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragate yetkisinin olduğu görülmüştür.
01 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK 'nın 307. maddesi uyarınca taraflardan birinin netice-i talebinden vazgeçmesi anlamına gelen ve davaya son veren taraf muamelelerinden olan feragatin HMK'nın 311. maddesi hükmüne göre kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu anlaşıldığından davacı vekilinin 18/10/2024 tarihli feragate ilişkin dilekçesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/248, K. 2024/131, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama