KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/62
- Karar no
- 2024/136
- Dava
- Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması
- Dava tarihi
- 20/03/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/11/2024
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilimizin, ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğu, gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulduğunu, müvekkilinin işbu ihlaller hakkında yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele ettiğini,
davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaştığını, açıklanan nedenlerle, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a, TTK 55 vd. hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulması,
6769 sayılı SMK'nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir. Davalı 30/10/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; kendisinin, davacının marka hakkı olduğunu bilmediğini, bir ihlal oluşturduğunun farkında olmadığını, bir daha da davacı markalarını içerir bir ürün satmayacağını beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Dosya tensiben bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 18/05/2024 tarihli raporunda. "Davacıya ait .... dosya numaralı ibareli markasının TANINMIŞ markalar siciline kayıtlı olduğu, Davacıya ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen markalarının, dava konusu Nice 25. Sınıf “iç-dış giysiler” emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiği, İncelemeye konu ... Mah. .... Cd. No:41 Esenler/İSTANBUL adresindeki işyeri sahibinin ... T.C.
Kimlik Numaralı .... olduğu, Esenler Vergi Dairesine ...
Vergi Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğuna, Dava konusu adreste yapılan incelemelerde, davacıya ait tescilli markasının kullanıldığı 8 adet forma tespit edildiği, Davalı adresinde tespit edilen forma ve davacı vekilince, davalıdan alındığı iddia edilen forma ile orijinal forma incelemesi sonucunda, davalı adresinde tespit edilen forma ve davalıya ait olduğu iddia edilen formanın işçilik ve malzeme kalitesi düşük orijinal olmayan ürünler olduğu, Yapılan incelemeler sonucunda; davacı ve davalı marka kullanımlarının aynı olduğu,
aynı ürünlerde kullanıldıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, davalı markasının, davacının tescilli markalarının kapsamında olduğu(Nice 25. Sınıf “iç-dış giysiler”), bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri(üretim veya satış lisansı) bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle, davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının davacı taraf markalarının tescilinden doğan haklarına ihlal niteliği taşıdığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti ve durdurulması talebine yöneliktir.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Somut olayın yapılan incelemesinde, davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası ".... zemin üzerine .... şekil"; .... tescil numaralı markası "...."; ... tescil numaralı markası "... logosu şekli"; ... ve .... tescil numaralı markaları "... zemin üzerine ... şekil"; .... tescil numaralı markası "... zemin üzerine .... şekil" ibarelerinden oluştuğu, davalının iş yerinde tespit olunan "forma" ürünlerinin davacı markasının tescil kapsamında kaldığı ve fiili markasal kullanımların davacıya ait markaları ihtiva ettiği, davacı dayanak markası ile ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği, marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/62, K. 2024/136, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama